Trajik ve Komik

Eklenme Tarihi: 21.06.2019 08:56:00 - Güncellenme Tarihi: 25.02.2020 00:23:09

23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu?nun televizyonlarda ortak yayınlanan tartışma programı, içerdiği birçok tuhaflıklarla tecrübemizi çeşitlendirmiştir.

İyi olmuştur, faydalı olmuştur demiyorum; tecrübemizi zenginleştirmiştir de demiyorum. Ortada zenginlikle ifade edilecek bir değer ve kazanım görmedim, görmüyorum. Yoksullaşmanın yaşandığı, yoksullaşmanın çoğaldığı bir durum, zenginlik kelimesi ile ifade edilmemeli. Ayrıca dikkat ettiyseniz, çeşitlenen birikimin tecrübe olduğunu telmih ettim. Tecrübe de tek başına iyi ya da kötü bir değer değildir. Bir yaşanmışlığı, yaşanmışlığın bizde kalan etkisini ifade eder. Evet, bu karşılığı ile o meşhur veya meşum program tecrübe edinmem(iz)e sebep olmamış değildir. Peki, bu neyin tecrübesidir? İlmin mi, bilginin mi, sanatın, siyasetin, adamlığın, erdemin, anlayışın, ahlâkın, nezaketin, hilmin, fedakârlığın, hassasiyetin, ihtimamın tecrübesi mi? Ah ne gezer! Eğer öyle olsaydı intibalarımı ?kazanım?, ?zenginlik? veya ?istifade? gibi kelimelerle ifade ederdim. Ama uzatmadan söyleyeyim; o gece şahsen ben rezalete tanıklık ettim. Kepazeliğe, seviyesizliğe, sinsiliğe, hiçliğe, değersizliğe, ahlâksızlığa, yamukluğa, aldatmaya, yalana tanıklık ettim. Laf kalabalığına, boş söze, abrakadabraya, şaklabanlığa. Bu tanıklıkla hisseme düştüğü kadar da tecrübe ettim. Kimi kanaatler oluştu, kimi kanaatlerim pekişti. Yer yer ülkem ve insanlarım, yer yer kendi adıma öfkelendim, üzüldüm.

Ehem ve mühim olanlar ve bunların hayatınızda sıralanışı, ilmî, entelektüel arayış ve derinleşmelerinizle birlikte mahiyeti değişen ilgilerinize göre farklılaşıyor. Doğrusunu isterseniz bu tarz politik söylem ve programlardan nerdeyse hiç haz almıyorum, almaz oldum. Hem gündelik siyasetin basit ilgilerine ayarlı beklenti ve çıkar hesapları hem anlaşılmaz ölçüde bel altı vuruşlara, en hafifi yalan söylemek olan ahlâksızlıkların taaccüb duymaksızın yapılıyor olması, beni neredeyse siyasetten soğuttu, soğutacak. Ne var ki, siyaset Türk milleti olarak bizim genetiğimizde var. Üstelik her bir söz ve eylemin bir siyasi formla birlikte var olduğunu da söyleyebilirim. Ancak benim önemsediğim siyasi form ve düzlem, küresel ölçekte ve doğrudan millî var oluşumuzla ilgilidir. Zaten İstanbul seçimlerini de kısmen bu form ve ilgilere sahip olması hususiyetiyle önemsiyorum. Yoksa biri üç kilometre metro az ya da fazla yapacakmış, diğeri üç kreş fazla veya eksik yapacakmış, bu beni fazla ilgilendirmiyor.

Beni ilgilendiren yönü İstanbul?un bugün bile payitaht oluşudur. İstanbul, sıradan bir şehir değildir; adeta bir ülkedir; öyledir de. İstanbul, dünyanın başkentidir, ekseni, merkezi, kalbidir. İstanbul antik dönemlerden bugüne tarihtir, kültürdür; Bizanstır, Osmanlıdır. İstanbul Fatih?tir, Kânunî?dir, Sinan?dır, Abdulhamit?dir. İstanbul bir devlettir. Her birimizin kalbinin yarısı İstanbul?dur. İstanbul ümmetin umududur, hasreti, bekleyişi, rüyası, gerçeği, âşkıdır. Bu şehirde yapılan seçim, önemsiz olamaz. Bu kadar laf etmişken, kestirmeden bu bölümün son sözümü söyleyeyim: Millî realite, İstanbul?u vermedi, vermez, vermeyecektir! Özellikle Siyonist Haçlı ittifakına karşı bir savaş süreci yaşanan bu ortamda İstanbul?un yönetimi, meçhule ve maceraya bırakılamaz. Herkes bunu böyle bilsin, daha fazla sormayın.

Tekrar dönelim televizyondaki açık oturuma: Vasat bir insan merakıyla ben de bu programı izledim. Bu kadim, bu köklü şehir hangi vizyona, hangi heyecana, hangi akla emanet veya teslim edilecekti? Değilse tartışmalarda beni cezbeden hemen hiçbir unsur yoktu. İstanbul?un altyapısı, ulaşım, depreme hazırlık, planlı kentleşme, sağlık, sosyal yardımlar, kültürel faaliyetler, ticaret, temiz ve yeşil çevreye ilişkin adayların projeleri nelerdir? Yöneticinin ucuz ideolojik angajman ve çanak tutmalarından, asıl meselelere neredeyse hiç sıra gelmedi. Ortalıkta gazeteci diye gezinen bu adamın, bu fiyaskoyu nasıl başardığını da merak ediyor değildim. Sınırlarını aşamayan bir huyu, kapasitesinin üzerinde zorlamanın anlamı yok. Öyle bile olsa hem katılımcılar, hem izleyenler için keyifli, rahat bir program olmalı değil miydi? Oturumun yönetim düzeni, tarzı, şekil ve içeriği tam manasıyla rezaletti. Ancak kimsenin günahını almayalım; bu rezalet en fazla ve çok net olarak, programı yöneten İsmail Küçükkaya?nın hanesine yazılmıştır.

Programdaki yanlı, taraf tutucu dil ve acemice yandaşına destek veren, kendisinin de rakip olduğu Binali Yıldırım?a kendini ifşa eden kurnazlıkla omuz vuran, çelme takan tavrı, izleyicilerin antipatisini kazanmıştır. Ertesi günü İmamoğlu ile bir otelde yaptığı gizli görüşme tam manasıyla ahlâk dışıdır ve Yıldırım?ın ifadesiyle ayrıca felakettir. Bu kişinin gazeteci ahlâkı veya etiğine sahip olmadığı bir kez daha anlaşılmıştır. ?Bir kez daha? diyorum çünkü huylu huyundan vazgeçmiyor. Geçen yıllarda da yalan ve iftiraya dayalı saçmalıklarla Aile Bakanı Fatma Betül Sayan için yakışıksız bir hata yapmıştı meselâ. Bu tıynetteki insanlar ideolojik maksatlarına hizmet için hiçbir etik sınır, kural tanımaksızın zihinleri bulandırmayı marifet sanırlar. Esasen tek marifetleri de budur. Aydın vasıfları sıfırdır. Bilgi ve düşünce düzeyi sığ olmanın da gerisindedir. Ne var ki, popülist ve konjonktürel ilgilere uzak olmamak, böyle bir programı kotarmak için yeterli sayılabiliyor. Bu elbette ülkenin entelektüel bilinci ve duyarlık seviyesi adına hazin bir durum.

Bütün bunlara rağmen İsmail Küçükkaya, kaldıramadığı bu yükün altında ezilmiş, zaten olmayan değeri bütünüyle yok olmuştur. Taraflı, adil olmayan, yanlı tutumunu üstelik usulüne uygun olarak değil, kıt aklıyla güya ortada, taraflara eşit uzaklıkta gazetecilik yapıyormuş gözükerek sürdürdü. Bir de adaylara ?Moderatörlüğümü nasıl buldunuz? Adil miydim?? diye sormaz mı? Tam bir komedi. Trajik ve komedi. Sen ne diyorsun, özgür düşünce, kişilikli gazetecilik, adil vicdan ve gerçeği öğrenme adına hiç öyle bir performans böyle bir seviye görmemiştik.  

Görüyorsunuz, gördünüz işte, milleti aptal sanma akıllılığı insanı ne kadar basitleştiriyor. 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3127/trajik-ve-komik

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

21.10.2019 Çağın Soylu Devrimcisini Kutlu Yolculuğuna Uğurladık
30.09.2019 Hem Ayrışacak Hem Bütünleşeceğiz
10.09.2019 Kimi Şeyleri Bilerek Siyaset Yapamazsınız
20.08.2019 Çöpe Dökülen Domateslerden Suriye'ye Kayyum İlişkisi
08.08.2019 Türkiye Oyunu Bozuyor, Bozacak
09.07.2019 İçeride Kaybetmek, Dışarıda Kazanmak
21.06.2019 Trajik ve Komik
19.06.2019 Mursî?nin ölümü Mısır?ı yeniden diriltecektir
02.06.2019 Oruçla Tazelenip Tahkim Olan Direniş Hattımız
17.05.2019 İstanbul Seçimi Üzerinden Büyük Kuşatmayı Görmek
06.05.2019 Ramazan ve Siyasi Telaş
22.03.2019 Zamanı eritmek, zamanla erimek
30.01.2019 ABD?nin şuursuz, ölçüsüz, ilkesiz siyaseti
09.01.2019 Fesatlığa fırsat verilmemelidir
22.12.2018 Geri dönmeyi düşünmüyoruz isterseniz çekilmeyin
10.12.2018 Çayırova?nın genç çiçekleri
06.12.2018 Saltanatları çatırdadığı zaman
22.11.2018 Yeniden canlanan, yeniden canlandıracak olan, bizim medeniyetimizdir
16.11.2018 Şah damarlarını yakaladık gerisini kendileri bilir?
08.11.2018 Ucuz manevralarla çıkış bulamayacaklardır
01.11.2018 Biz zor dönemleri atlatıyoruz, onlar kolay zamanları geride bırakıyor
23.10.2018 Kültürümüzün temellerini onaran namuslu aydın
18.10.2018 Akıllı oldukları için bütün silahları geri tepiyor
13.10.2018 Vuracağımız ölümcül darbenin gerekçelerini hazırlıyorlar
05.10.2018 ABD?nin korumasında izzet arayanlar
28.09.2018 Bir çöküşün ve bir yükselişin başlangıcı
27.09.2018 Vicdanı kanayan insanlığın sesi olmak
26.09.2018 Bizi öldürerek hayatlarını kazananlara en ölümcül hayatlar armağan edilecektir
20.09.2018 İdlib bütün Suriye'ye barış aşısı olmalıdır
14.09.2018 Suriye sıkıntısının son bulmasını umuyorum
07.09.2018 Küresel emperyalizmin hışmına karşı küresel direniş
06.09.2018 Eğitim-Bir Sen?in ?Küreselleşme, eğitim ve sendikalar sempozyumu?
30.08.2018 Sabır ve tahammülün son sınırındaki sessizlik
15.08.2018 ABD?nin ölümlerden ölüm beğeneceği günler yaklaşıyor
09.08.2018 Tarihin dönemini bitirdiği yapıyı kimse ayağa kaldıramaz
02.08.2018 Güven vermeyen CHP?nin gizli karar merkezleri
26.07.2018 Ölü bizim, Allah rahmet etsin
17.07.2018 15 Temmuz Anadolu İslâm Hareketidir
12.07.2018 Yeni Türkiye
05.07.2018 Yalandan da olsa doğru olamazlar, olamıyorlar
27.06.2018 Yüzyılın seçimi
21.06.2018 Zaferi kader yapan yürüyüşümüz
12.06.2018 Seçim sonrası hesaplaşmalar
06.06.2018 Oradan ve buradan görülenler
31.05.2018 Her şeyi düzelteceklermiş!
22.05.2018 Seçim için ters işlem stratejileri
16.05.2018 Kudüs göklerin şehridir, yeryüzü güçleri işgal edemez
10.05.2018 Ben de adayım desteğinizi bekliyorum
02.05.2018 Adaylarını seçimden sonra da açıklayabilirler
26.04.2018 Seviyeyi alçalmanın sahipleri kaybediyor
20.04.2018 Baskın seçimin dış sebepleri
10.04.2018 Zalimler niçin vicdanlı davranmıyor?!
05.04.2018 Asil korkusuzluğumuz karşısında içleri paramparça
30.03.2018 Yalancının kurtaracağı onuru kaldıysa
21.03.2018 ABD'yi Kaygılandırmaya devam edeceğiz
15.03.2018 ABD'de darbe, ABD'ye darbe
07.03.2018 Suriye'de Siyonizmin Oyununu Bozmak
01.03.2018 28 Şubat'çı zorbalar hak ettikleri cezayı almalıdır
22.02.2018 Suriye de tarihe yardım etmelidir
15.02.2018 Biz geliyoruz, geleceğiz. Canını seviyorsan çekil!
07.02.2018 Türkiye'nin gazabını azaltmak için
31.01.2018 Yerli Akıl ve Milli Heyecanla Savaşıyoruz
23.01.2018 İhaneti darmadağın eden kusursuz fırtına
19.01.2018 MERHAMET GAZAP OLUP YAĞACAK ÜSTLERİNE
10.01.2018 ZELİL YALNIZLIKLARI TRAJİK KADERLERİDİR
04.01.2018 DEĞERSİZLEŞTİKÇE ŞIMARAN AZGINLIK
28.12.2017 ASLA UZAKLAŞAMAYACAĞIM YAKINLIKLA BURADAYIM
05.07.2017 TAMAM YOLLARA DÜŞÜN AMA YAKAMIZDAN DA DÜŞÜN
20.06.2017 HEDEFİ SAPAN VE HEDEF SAPTIRAN YÜRÜYÜŞ
16.06.2017 ARTIK NE YAPARSA MİLLET HOŞ GÖRÜR DİYE DÜŞÜNÜYORUM
13.06.2017 KORKTUKLARI KARDEŞLİĞİMİZDİR
09.06.2017 İMAN ve İYİLİK STRATEJİSİ
07.06.2017 KATAR KATAR SIKINTI ve ÖKÜZLÜKLER!
31.05.2017 ORTADOĞU?YU KANA BULAYANLARDAN ADALET BEKLEYEMEYİZ
20.04.2017 İŞTE ŞİMDİ 2. CUMHURİYET
18.04.2017 REFERANDUMDAN ÇIKAN KARAR
13.04.2017 YAPILAN TAM BİR TALANDI; GERİSİ YALANDI!
07.04.2017 HUKUK ve AHLÂK KURALI KALMAYINCA
30.03.2017 AMANSIZ VE İMANSIZ KARANLIK AĞARIRKEN
20.03.2017 BİR KADERİN SON TALİHSİZLERİYİZ
15.03.2017 MİLLET ORU OLUP KOMUTANIYLA BÜTÜNLEŞECEKTİR
02.03.2017 TAM KARŞILARINDA DURACAĞIZ
28.02.2017 ÜLKEMİZİ DARBECİ EMELLERE TESLİM ETMEYECEĞİZ
26.02.2017 BEN ?HAYIR? DİYECEĞİM
09.02.2017 ZORLU SINANMALARDAN GEÇEREK
25.01.2017 YALANIN BÜYÜSÜ BOZULURKEN
17.01.2017 BAKMIŞSINIZ BİRDEN AMERİKAN BAHARI!
14.01.2017 İSTEMESELER DE VAR OLACAĞIZ
04.01.2017 YALANLARI, TUZAKLARI ÇÖKÜŞLERİNİ ÖNLEYEMEYECEKTİR
29.12.2016 İHANETİN GELECEĞİ OLMAYACAK
27.12.2016 İHANET KURGULADIĞINIZ YERLER MEZARINIZ OLACAK
21.12.2016 KARLOV?A SUİKASTIN BOZAMAYACAĞI ÜÇLÜ ZİRVE VE GÜÇLÜ İRADE
19.12.2016 FESADIN ASIL ODAĞI SİYONİZMDİR
17.12.2016 STRATEJİMİZİ BASİRET VE FERASETLE BELİRLEMELİYİZ
16.12.2016 YARINLARDA GELECEK OLAN
13.12.2016 DAYANMANIN ZOR ARALIK?LARI
12.12.2016 TERÖRE TESLİM OLMAYACAĞIZ
09.12.2016 DOLARLA SATILMAYAN DOLARIN SATIN ALAMAYACAĞI
05.12.2016 BUNLAR HEP GÜZEL ŞEYLER
01.12.2016 VAR OLDUĞUMUZU GÖSTERECEĞİZ, HEPSİ BU!..
29.11.2016 ÇIKIŞSIZLIĞIN MECBUR BIRAKTIĞI
09.11.2016 KİM KAZANDIYSA BİZ HEP KAYBETTİK
03.11.2016 YERYÜZÜNÜN AZGIN KANDÖKÜCÜLERİ
28.10.2016 DOST APTAL, DÜŞMAN ONURSUZ OLUNCA
26.10.2016 İNSANLIK EN TEMEL STRATEJİMİZDİR
17.10.2016 MUSUL?U AMERİKA?DAN KURTARMAK
15.10.2016 SONUNDA DOSDOĞRU TUTUMLAR KAZANACAKTIR
14.10.2016 SINIRSIZ ZULÜM KARŞISINDA
12.10.2016 YAŞADIKLARIMIZ YENİDEN DOĞRULMANIN ZORLUKLARIDIR
11.10.2016 BARBARLIĞIN KORKUNÇ ÖNCÜSÜ ABD
07.10.2016 MÜSLÜMANA KARŞI GÂVURLA İŞBİRLİĞİ
06.10.2016 KORKULARINIZI BAŞINIZA TAÇ DİYE GEÇİRECEĞİZ!
03.10.2016 DAYANMANIN SON SINIRINDA İNFİLAK
26.09.2016 BİR CEHENNEM SİZİ SARMADAN
20.09.2016 İMAN VE CESARET KAZANACAKTIR
07.09.2016 DÜNYA VİCDANININ ÖZGÜR SESİ OLMAKLA GÜÇLÜYÜZ
05.09.2016 KENDİ COĞRAFYAMIZA ve TARİHİMİZE DÖNERKEN
27.08.2016 ÖLÜMÜNE VE AŞK DOLU KARARLILIĞIMIZ
26.08.2016 ONLARA HEZİMETLER, BOZGUNLAR ARMAĞAN EDECEĞİZ
25.08.2016 ASIL İHANETİ YENEREK GÜÇ KAZANDIK
24.08.2016 BİZ BÖYLE BİR MİLLETİZ VURUŞMA BİZİ İYİLEŞTİRİR
23.08.2016 KİMLER GÖĞÜSLERİNDE KOR ATEŞTEN YÜREK TAŞIYORMUŞ ANLADINIZ MI?
18.08.2016 MİLLETİN GÖNLÜNDEN SÜRÜLMEK NE KÖTÜ BİR CEZADIR
15.08.2016 KURGULAR ÇARPIŞIYOR
12.08.2016 ATEŞİN, YANMANIN TADINA ONLAR DA VARACAK
11.08.2016 ERDOĞAN BU MİLLETİN KABUL EDİLMİŞ DUASIDIR
10.08.2016 GERÇEKLERİNİ YALANLAR, DOSTLUKLARINI DÜŞMANLIKLAR ÜZERİNE KURDULAR
09.08.2016 BİZE YEPYENİ GÜNDÜZLER ARMAĞAN EDİLİYOR
08.08.2016 YENİKAPI YENİ TÜRKİYE?YE AÇILDI
06.08.2016 CESUR BİR CANLILIĞA UYANMAK
03.08.2016 YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR
02.08.2016 DÜŞMANIN ŞAH DAMARI KESİLECEKTİR
01.08.2016 KALPLERİMİZ BÜYÜYÜP BÜYÜYÜP BİR ÜLKE OLUR
30.07.2016 UFUKLARI MENZİL EDİNEN KUTLU YÜRÜYÜŞÜMÜZ
28.07.2016 DARBE VURACAKLARDI, BEYİNLERİ EZİLDİ
27.07.2016 BİZİ ÖLDÜRME HESABI YAPANLAR! SÖYLEYİN SİZE NE YAPALIM?
26.07.2016 ALANLAR, TÜRKİYE?NİN TAHKİM EDİLMİŞ DİRENİŞ HATLARIDIR
25.07.2016 HÜR GENERALLER HAREKETİ
24.07.2016 KÖTÜCÜL NİYETLERİNİZİ İYİLİK DUYGULARIMIZLA BÜYÜTTÜNÜZ
18.07.2016 ALÇAK UÇUŞLA DARBE
11.07.2016 ÇARPIKLIĞIN ANLAŞILMASI İMKÂNSIZ DÜZENİYLE ÇATIŞMAK
10.07.2016 YERİNİ BİLMEYEN HİÇBİR ŞEY BİLEMEZ
04.07.2016 ÜZÜNÇLERİMİZ SEVİNÇLERİMİZE ORTAK
02.07.2016 YANLIŞ DÜŞÜNCELERE, DOĞRU YAKLAŞIM
27.06.2016 BİZİ VAR VE VARLIKLI, NURLU VE ONURLU, MUTLU VE UMUTLU KILACAK OLAN
25.06.2016 TARİHİN HANGİ KARANLIK UÇURUMUNDA OLACAKLAR?
20.06.2016 KENDİ SIRRIMIZIN SINIRLARINDA
18.06.2016 İMKÂNSIZI ZORLAYAN KARARLILIKLA
13.06.2016 İNKÂRIN EVRENSEL İLGİSİZLİĞİYLE YAŞAMAK!
11.06.2016 TÜRKİYE ŞEYTAN İTTİFAKINA KARŞI
05.06.2016 Başlamamızın İlki