Firavunlar Kaybeder Mursiler Kazanır

1.

İnsanlık tarihinde Kabil ile başlayan firavuni düzen, o günden bugüne hiç kesilmemiş, kimi zaman güçlü, kimi zaman zayıf bir çizgi halinde süregelmiştir.

Elbet bu firavuni çizgi kıyamete kadar da devam edecektir.

Çünkü firavuni çizgi olmazsa, imani çizginin bir değeri olmazdı.

Bir başka ifadeyle, imani çizginin değeri, firavuni çizginin varlığı ile daha iyi anlaşılmaktadır.

Yine anlaşılacağı gibi, firavuni çizgi imani çizginin yol arkadaşıdır.

Hem de öyle bir yol arkadaşıdır ki, imani çizgiyi kıyamete kadar hiç yalnız bırakmayacaktır.

Mümin bunu bilmek ve buna hazırlıklı olmak durumundadır.

Aksi halde firavuni çizgiye karşı kaybeder ve çoğu kez kaybettiğinin farkına bile varmaz.

Çünkü Kur’an’ın ifadesiyle, şeytan onlara yaptıklarını yani firavunluklarını süslü göstermiştir.

İşte şöyle:

“Bari imtihana uğradıklarında boyun eğip yalvarsalardı!

Ama kalpleri katılaştı ve şeytan yapmakta olduklarını onlara süslü gösterdi.” (En'âm 43)

Evet, firavunlar firavunluklarının farkına varmazlar.

Farkına vardıklarındaysa iş işten geçmiş ve cehenneme biletleri çoktan kesilmiştir.

*

2.

Firavuni çizginin takipçileri ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, sonunda kaybetmeye mahkumdurlar.

İnsanlık tarihi bunun sayısız örnekleriyle doludur.

Yakın zamanların en büyük firavunu Cengiz Han o kadar gücüne rağmen, o olağanüstü gücü kendisinden sonra kurduğu firavuni düzeni uzun süre yaşatmaya yetmemiş ve kendisinden sonra gelen oğulları ve torunlarıyla birlikte topyekün cehenneme zümera olup gitmişlerdir.

Elbet, Cengiz Handan önceki firavuni düzenlerin simge isimleri olan Nemrutlar ve Firavunlar da, kısa süreli dünya saltanatlarından sonra, bütün avaneleriyle birlikte cehennemde kendilerine ayrılan yerlerinde kıyamete kadar ikamete mecbur edilmişlerdir.

Ve kıyamet sonrasında oradan çıkma imkanları ve ihtimalleri de yoktur.

Ateşleri bol ve harlı olsun.

*

3.

Modern zamanların firavunlarından olan Sisi, tıpkı kendisinden önce geçen selefleri modern zamanların firavunları gibi, çok uzun sürmeyecek bir zaman diliminden sonra, hor ve hakir olarak yerinden edilecek ve cehennemdeki yerini boylayacaktır.

Bundan hiç şüpheniz olmasın.

Bu gidişin iyi bir gelişe zemin hazırlayabilmesi için, hor ve hakir olarak gidişini sağlayanların mutlaka müminler olması gerekir.

Aksi halde bir firavun Sisi gider, bir başka firavun Sisi gelir; Osmanlıdan sonra olduğu gibi...

Bunun olmaması için Mısırlı Müslümanların bir bas’ü ba’del mevt/ öldükten sonra diriliş kalkışı gibi ayağa kalkmaları gerekir.

Elbet Mısırlı Müslimanlar bu ayağa kalkışın bedelini ödemeye de hazır olmalıdırlar.

Çünkü bedel ödenmeden zafer kazanılmaz ve hiçbir firavun kendi rızasıyla firavunluktan vazgeçmez.

Üstelik bu firavun bir başka firavuni gücün uşağı/kölesi durumundaysa...

*

4.

Evet, Mısırlı Müslümanlar mutlaka ayağa kalkmalıdırlar.

Ve İngilizlerin ayak oyunlarıyla Osmanlı coğrafyasından koparıp kendilerine verdiği coğrafyayı vatanlaştırmalıdırlar.

Şu an Mısır, Mısırlı Müslümanların vatanı değildir.

Yurtları olabilir, memleketleri olabilir, ama asla vatanları değildir.

Bir coğrafyanın, bir toprağın vatan olabilmesi için, o coğrafyada, o toprakta yaşayanların o coğrafya için, o topraklar için kan, göz yaş ve ter dökmeleri gerekir.

Mısırlılar Osmanlıdan alınıp kendilerine verilen bu topraklar için kan, göz yaşı ve ter dökmemişlerdir.

Ya da dökmüşlerse bile, bu dökülenler yeterli olmamıştır.

Bunun içindir ki kadim İslam beldesi olan Mısır Osmanlıdan koparıldıktan sonra bir firavundan bir başka firavuna devredile devredile bugüne gelmiştir.

Kahraman Türk Milletinin bütün etnik kökenleriyle Cihan devleti düşü gördüğü bir zaman diliminde Mısırlı Müslümanların yaşadıkları toprakları vatanlaştırmak için ayağa kalkmalarının tam da zamanıdır.

Suriyeli Müslümanların, İslamın Son Ordusunun önderliğinde yaşadıkları toprakları vatanlaştırmak için kan, göz yaşı ve ter döktükleri bir zamanda bu ayağa kalkış mutlaka gereklidir ve Allah’ın lütfuyla mutlaka başarılı olacaktır.

Ve Mısırlı Müslümanların yaşadıkları toprakları vatanlaştırmak için ayağa kalkışları yakın çevrelerindeki diğer firavuni düzenlerin sultasında yaşayan Müslümanları da uyandıracak ve haçlı uşağı yöneticilerini başlarından def edeceklerdir.

Bilinen tarihi bir gerçektir ki, firavuni düzenler ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, eninde sonunda imani düzenler karşısında mağlup olmaya mahkumdurlar.

Çünkü firavuni düzenlerin ömürleri hep kısa olmuştur.

*

5.

Firavuni düzenler, Allah’ın imani düzenler üzerindeki kılıcıdır, kırbacıdır.

Müminler kendilerine gösterilen yoldan sapmaya başladıklarında, Rabbim firavuni düzeni başlarına musallat etmektedir.

Müslümanlar firavuni düzenden kurtulmaya niyet ettiklerinde ve firavuni düzenden kurtulmak için kıyama kalktıklarında ise, Allah cc Müslümanlara yardımcı olmakta ve onları firavuni düzenden kurtarmaktadır.

Yeter ki müminler biraz gayret etsinler...

Bu konudaki hadis şöyle:

“Zâlim, yeryüzünde Allah’ın adâletidir.

Allah onunla (başkalarından) intikâm alır.

Sonra (döner), ondan da intikâmını alır.”

Bu hadisi destekleyen ayet ise şöyle:

"İşte kazandıkları (günahları)ndan ötürü zâlimlerden bir kısmını diğer bir kısmının peşine böyle takarız." (Enâm/129)

Mısırlı Müslüman ayağa kalkacak ve firavuni düzenden kurtulacaktır.

Şimdi tam zamanıdır.

Allah cc Mısırlı Müslümanların ve hak yolunda kan, göz yaşı ve ter döken cümle müminlerin yar ve yardımcısı olsun...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3119/firavunlar-kaybeder-mursiler-kazanir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar