Büyük Buluşma’nın Beden Dili


Malum-u âliniz; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayları, Sayın Binali Yıldırım ile Sayın Ekrem İmamoğlu bir televizyon programında buluşarak fikirlerini izah ettiler, vaadlerini sıraladılar, sorulara cevap verdiler hatta birbirlerine soru sordular.

(Bu yazı siyasi bir değerlendirme yazısı değildir.)



Belediye başkan adayları ile birlikte program sunucusu ve yöneticisinin neler söylediğini programı takip edenler elbette dinlemiştir.

Bu yazıda size, “söz” ile ifade edilen mesajların yerine, “sözsüz” mesajları, başka bir ifadeyle ekrandaki üç kişinin beden dili hakkında birkaç malumat arz edeceğim.

İŞARET PARMAĞI

Evvela şunu belirtmek gerekir ki, program yöneticisi Sayın İsmail Küçükkaya’nın, (bilgisi ve meslekî tecrübesi dikkate alındığında) beden dilini daha güçlü bir şekilde kullanması beklenirdi.



İsmail Küçükkaya, program yöneticisi olarak konuşmacılarla muhatap olurken çok sık olarak “işaret parmağı”nı kullandı.



İşaret parmağının bu şekilde kullanılması, beden dilinde doğrudan “tehdit”tir.

Parmağın, hedef gözetilerek doğrultulması, tehdit kasdının önemli olduğunun bir göstergesidir.

İşaret parmağını bu şekilde kullanan kişi, muhatabını tehdit eder: Tehditkâr hiçbir söz söylemese bile …

EŞYA KULLANIMI / KALEM

Program yöneticisi İsmail Küçükkaya ile Binali Yıldırım’ın elinde birer kalem vardı.



İsmail Küçükkaya’nın kalemi siyah; Binali Yıldırım’ın kalemi ise yeşil, mavi ve beyaz olmak üzere üç renkli nazar-ı dikkati celbeden bir kalemdi.



Konuşurken kalemleri zaman zaman ellerinde tuttular.

Herhangi bir sunuş yaparken veya konuşurken kalem, gözlük, kağıt, not defteri ve sair eşyanın ele alınması, elde tutulması, hakimiyet için önemlidir.



Kişi böylece, el hareketlerini daha rahat yapar, beklenmeyen herhangi bir duygu kırılmasında bocalamaz. Diğer bir tabirle, “elleri başına bela olmaz”.

EŞYA KULLANIMI / BELGE

Her iki aday da konuşma boyunca sık sık bilgi ve belgeye müracaat ederek, dinleyicilere görsel malzeme sundular.



Herhangi bir sunuş sırasında veya bir konuşma yaparken belge göstermek, rapor açıklamak veya istatistiki bilgi vermek, tablo veya grafikten faydalanmak konuşmacının fikrini destekler.



İzleyici kitle üzerinde daha inandırıcı bir etki yapar. Kitlenin, ikna edilmesi kolaylaşır.

Belediye başkan adaylarının her ikisi de kâfi derecede göze hitap eden malzeme kullandılar.

ALTINI ÇİZMEK

Ekranda izlediğimiz her üç kişi de “söz” ile ifade ettikleri her ne var ise, çok sık altını çizdiler.


Konuşurken, sözün altını çizmek tabii ki, el hareketiyle mümkündür.



Beden Dili’nde “altını çizmek” hareketi, izleyicilerin şuur-altına hitap eder.



Hem program yöneticisi hem de belediye başkan adayları, el hareketleriyle “sözün altını çizmek” hareketi yaparak anlattıklarının ne kadar ciddi ve önemli olduğu hakkında ekran başındakileri bilgilendirmiş oldular.

  


ELİN TERSİNİ GÖSTERMEK

Yönetici İsmail Küçükkaya, programın başından sonuna kadar belediye başkan adaylarına ve izleyicilere elinin tersini gösterdi.



İletişim teorisinde ve beden dili disiplininde “el’in tersi”ni göstermek, olumlu bir hareket olarak yorumlanmaz: İletişimi zayıflatır, muhatapla olan münasebeti olumsuz bir ruh haletine çevirir.



AVUÇ İÇİNİ AÇMAK

Konuşma yapan başkan adaylarının her ikisi de izleyicilere avuç içini gösterdiler.



Ellerin bu hareketi, konuşmacıya yönelen ilgiyi canlı tutmakta, konunun daha iyi ve daha kolay anlaşılmasını sağlamaktadır.

Avuç içinin, başka bir ifadeyle “el ayası”nın karşıdaki kişiye gösterilmesi, duygu ve düşüncelerin yönlendirilmesi açısından büyük önem arzetmektedir.

Sosyal araştırmalar; avuç içini gören kişilerin veya toplulukların, görüşmeden veya toplantıdan memnun ayrıldıkları sonucunu ortaya çıkarmıştır.



“Avuç içi psikolojisi” hakkında çalışmalar yapılmış, bahse konu psikolojinin her daim olumlu etkiler bıraktığı ifade edilmiştir.

Avuç içinin gösterilmesi aynı zamanda; konuşmacının “Ben temizim”, “Sizden sakladığım hiçbir konu yoktur”, “Herşeyi açık açık konuşabiliriz” veya “Herşeyi açık bir şekilde müzakere etmeye hazırım” mesajını iletir.

YÜKSEK ÇATI HAREKETİ

Konuşmacılardan Sayın Binali Yıldırım, “yüksek çatı hareketi” yaparak program izleyicileri üzerinde ciddi bir algı oluşturdu.



Yüksek çatı hareketi, “kendine güvenen” bir konuşmacının hareketidir.

Sunum yaparken veya bir topluluğa hitap ederken dinleyiciler üzerinde olumlu bir beden dili etkisi bırakır; aynı zamanda dinleyicileri, söylenenlere açık hale getirerek konuşmacıya olan ilgiyi artırır.

Basında yer alan fotoğraflar dikkatinizi çekmiştir: Alman Şansölye (Başbakan) Angela Merkel, yüksek çatı hareketini çok sık olarak yapmakta, mütemadiyen bu el hareketi ile görüntü vermektedir.

Bu sebepledir ki, yüksek çatı hareketinden “Merkel Üçgeni” olarak da bahsedilmektedir.

Yüksek çatı hareketi muhataplara; “Ben, anlattığım konunun uzmanıyım”, “Bu konuda otorite sahibiyim”, “Konuya hâkimim: Her türlü soruya açığım, sorularınızı cevaplayabilirim” mesajını gönderir.

Konuşmacı, anlattığı konuda eğitimi almış ve hakikaten konusunda uzman ise, yüksek çatı hareketiyle muhataplarının karşısına çıkması tavsiye edilmektedir.



Yukarıdaki fotoğrafta, televizyon programına katılan bir kişinin, “konunun uzmanı” olduğunu vurgulamak için yaptığı yüksek çatı hareketi görülmektedir.

Hemen ifade etmek gerekir ki, yüksek çatı hareketi aynı zamanda karizmatik duruşa katkıda bulunan bir harekettir.

OBAMA BALONU

Başkan adaylarının her ikisi de konuşmaları sırasında zaman zaman ellerini açarak “Obama balonu”nu izleyicilere gösterdiler.



Balon hareketi, “yüksek çatı hareketi” yapan ellerin birbirinden ayrılmış halidir.

Eller açılır, avuç içleri görünür: Eller açık haldeyken, yönü tam olarak muhataba dönüktür.

Bu hareketin etkisi, avuç içi hareketinin psikolojik etkisi gibidir: Konuşmacının kendine güvenini gösterir, güven telkin eder, karşısındaki kişi veya kişileri iknaya hazırlar, ilgiyi üzerinde toplar.


ABD Başkanı Obama’nın bu hareketi çok etkili bir şekilde kullanması sebebiyle hareket, “Obama Balonu” olarak isimlendirilmeye başlanmıştır.

Obama, kahir ekseriyetle konuşmalarında, elleri arasında “sanki bir balon varmış gibi konuşmakta”, dinleyicileri adeta hipnoz etmektedir.

Obama, balon hareketini o kadar etkili bir şekilde kullanmıştır ki, 2009 yılındaki Başkanlık seçimlerinde; “Obama, Başkanlık seçimlerini sadece elleriyle kazandı” yorumları yapılmıştır.

Televizyonda veya bir topluluk önünde, otururken veya ayakta konuşurken, elinizde sanki bir balon varmış gibi konuşmak, muhataplarınız üzerindeki etkinizi artıracaktır.

HÜLÂSA-İ KELÂM;

Unutmamak gerekir ki, bir konuşmanın başarısı, beden dili ile doğrudan ilintilidir.

İstanbul Buluşması Programı’nda, Büyükşehir Belediye Başkan Adayları’nın beden dilini başarılı bir şekilde izleyicilere aktardıkları söylenebilir.

Ayakta veya oturur vaziyette; bir toplantıda, televizyon ekranında, bir topluluk önünde konuşurken veya bir meydanda halka hitap ederken elleriniz samimiyetinizi ve muhataplarınıza yakınlığınızı gösterecek kadar hareketli olmalıdır.

Sadece törenlerde, toplantılarda değil, gündelik sosyal hayatımızda da muhataplarımızla etkili bir iletişim kurmak, herhangi bir konuyu izah etmek veya herhangi bir konuda onları ikna etmek için el hareketlerinden faydalanmak gerekir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3113/istanbul-bulusmasinin-beden-dili.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar