Fransa?yı üzdük Hakan!

Eklenme Tarihi: 09.06.2019 19:55:00 - Güncellenme Tarihi: 29.03.2020 21:30:15

A Milli Futbol Takımı?mız, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2020) Elemeleri H Grubu üçüncü maçında Fransa'yı 2-0 yenerek üçte üç yaptı ve 9 puanla grubun liderliğine yükseldi. Moda tabirle, gruba/ turnuvaya ?fırtına gibi girdi?.

Fransa?yı ilk kez yendik. Hem de harika bir oyunla?

Türkiye Futbol Federasyonu?nun kayıtlarına göre, ilk olarak 1955 Akdeniz Oyunları?nda evimizde karşılaştığımız ve 0-0 berabere kaldığımız Fransa ile dünkü maça kadar resmi-özel toplamda 6 kez mücadele etmiş; birini sahamızda olmak üzere (özel maç - 15.11.2000), ardı ardına beş kez yenildiğimiz bu maçlarda, kalemizde gördüğümüz 15 gole karşılık sadece 3 gol atabilmiştik.

Milli Takımımız dün gece aldığı galibiyetle liderliğe yükseldiği gibi, yaklaşık bir yıl önce taktığı ?Dünya Şampiyonu Apoleti?ni de kibarca söküverdi Fransa?nın.

?..

Bilhassa dünkü maç bağlamında söylenecek olursa, geleceğin ?çok güzel günler gösterecek milli takım?ını izledi dost düşman herkes.

Modern futbol adına ne varsa, eksiksiz yansıtmayı bildi sahaya takımımız. Ders verircesine?

Genç ve dinamik bir kadroyla çıktığımız müsabakaya, orta sahayı zengin tutarak, açık gedik bırakmayarak başladı takımımız. Ve maç boyunca da sürdürdü bu doğru uygulamayı.

Sahanın her yerinde alan daraltarak, rakip oyunculara geniş hareket alanları bırakmadı. Bunu yaparken, topun arkasına geçildiğinde ise, hatlar/ bölgeler arasını sürekli olarak yakın tutmayı başardı. Maç boyunca?

Sahanın her yerinde ayağa top oynandı. Milli takımlar ve kulüpler düzeyinde yılların hastalığı olan topu yana oynama yanlışına hemen hiç düşülmedi. Aksine sürekli dikine oynamaya çalışan, gerek kanatlardan gerekse orta sahadan rakip kaleye bir an önce gitmek için gayret eden bir takım izledik dün gece.

Nitekim Cengiz?in golü tam da böyle bir anlayışın pek lezzetli bir ürünüydü. Öyle ki, kaleci Mert ile başlayan atak, toplam dört pas sonrasında Fransa kalesinin içinde gol olarak son buldu. Hem de saniyeler içerisinde?

Gereksiz koşu yapılmadı ve topun arkasında kalarak, sahanın ikinci ve üçüncü bölgeleri en kısa sürede geçilmeye çalışıldı.

Oyunun yönünü gerektiği anda ve hiç telaşa düşmeden etkili biçimde değiştiren, top rakip oyunculara geçtiğinde çok başarılı biçimde alan daraltan, geniş alan bırakmayan bir milli takım vardı sahada.

Oyunu defanstan kuran, daha çok rakip sahada oynamaya gayret eden... Savunmayı hücumda kurmayı planlayıp, bunu Cengiz ve Kenan ile başarıyla gerçekleştiren?

?..

Ve bu büyük başarının yakın plandaki mimarı Şenol Güneş?

İkisi özel üçü resmi, 5 maç ve 5 galibiyet. Güzel oyun, yüzde yüz başarı. Çok önemli bir istatistik...

Dünkü maç özelinde söylenecek olursa, her şeyden önce belirtmek gerekir ki, Şenol Hoca kafasında bir takım oyunu kurgulamış ve maç başlamadan önce kafasında yenmiş Fransızları. Sergilenen paniksiz, güvenli ve sakin oyun bunu açık biçimde gösteriyordu.

Tecrübeli hoca maç sonu konuşmasında, ?bugün ben yapmadım; siyaset, ekonomi, medya, seyirci ve halkımız, yani hep birlikte yaptık? diyerek, tam da kendisine yakışır bir şekilde mütevazı açıklamalar yaptı.

O kadar ki, bir Türk gazetecinin sorusunda Fransa?ya karşı küçültücü ifade kullanması üzerine, ?Fransa, Fransa?dır; büyük takımdır, bize yenilmiş olması yıllardan beri sadece üç kez yenilmiş bir takım olduğu gerçeğini değiştirmez; bu maç sonucu size malzeme olsa da, biz temkinli konuşmak durumundayız? demekten geri durmadı.

?

Elbette bu büyük maç ve nefis galibiyet çerçevesinde stadyumu dolduran, çoğunun Konyalı olduğunu tahmin edebileceğimiz seyirci için de özel bir bölüm açılmalı.

?Konya seyircisi her zaman yaptığını yapsın yeter? derken bir bildiği varmış Şenol Hoca?nın.  Nitekim seyirci ay-yıldızlı al bayrağımızla çok iyi başladığı maçı, çok da iyi bitirdi. Fransa Teknik Direktörü Didier Deschamps bile Konya?daki seyirciye özel yer verdi maç sonu konuşmasında. Yani milli zaferin kahraman seyircisi tam bir ?12. Oyuncu? oldu maç boyunca.

Ve bu tür maçlarda, seyircinin takımına olumlu anlamda neler katabileceğini bihakkın gösterdi. Gönülden alkışlar onlara?

?.

Şenol Hoca?nın da işaret ettiği gibi, yıllar sonra iyi bir jenerasyon yakaladı A Milli Futbol Takımımız.

Maç boyunca ezilmek, sinik oynamak, öne geçince zaman çalmaya çalışmak bir yana, sürekli futbol oynamaya çalışan, güzellikler üretmeye çalışan bir takım? Sadece işin gereğini yapma derdindeydiler. Maç boyunca üstün oynamayı bildiler, tartışma götürmez biçimde.

Nazarlık denilebilecek türden eksikler var mıydı? Birkaç tane de olsa, evet. Hemen İzlanda maçıyla başlayacak uzun süreçte dikkate alınması dileğiyle belirtelim.

Hem Fransa Teknik Direktörü Deschamps?ın, hem de Şenol Güneş?in olumlu anlamda işaret etmiş olmasına karşın söyleyelim ki? Burak Yılmaz, kaçırdığı yüzde yüz denilebilecek 3-4 gol pozisyonunun hiç değilse birini filelerle buluşturabilmeliydi. Aksi halde, kaçırılacak o bir gol takımımızı çok önemli bir anda boynu bükük bırakabilir.

Bir de, yılların deneyimi Burak, aralarında 19-20 yaşında oyuncuların da bulunduğu kadroya iyi örnek olmak adına, girdiği pozisyonlarda düşmeyi değil ayakta kalmayı düşünmeli. Oyunda kalmak adına bir kez direnirken, birçok pozisyonda aksini yaptı. Hatta birinde, zorlasa belki ceza sahası içinde düşürülecek ve penaltı alabilecekti.

Bir diğer olay/ durum ise, psikoloji merkezli?

İlk yarının uzatma bölümünde Umtiti?nin Burak?a vurduğu dirsek sonrası, Merih Demiral?ın hemen sarı kart göstermeyen hakeme yersiz itirazı, son derece gereksiz bir sarı kart görmesine sebep oldu. Bir anlık öfke, maçın ilerleyen dakikalarında acı bir fatura ödetebilirdi.

Bu anlamda,maçın psikolojisi mutlaka çalışılmalı, bütün milli takımlar düzeyinde. Maçın teknik ve taktik çalışılması neyse, psikolojisi de aynı hassasiyetle, belki daha fazla çalışılmalı.

Merih?in gördüğü bu kart, ?gereksiz kart? için, Mahmut Tekdemir?in 39. dakikada Mbappé?ye yaptığı ?taktik faul? sonucu aldığı -çok yerinde- kart ise, iki farklı boyutta derslik örneklerdi.

Son bir uyarı da, kale önünde gereksiz yapılan geri paslar konusunda? Aman dikkat? Gerekli hallerde yapıldığında bile çerçevenin uzaklarında yapılmalı bu paslaşmalar. Ki, telafi için mücadele edilebilecek mesafeler bulunabilsin.

?

Dünkü maçta bütün oyuncuların çok çok iyi oynadığını, sorumluluklarını yerine getirdiklerini ifade etmek gerekir. Fransa?nın hocası da, sorular üzerine, ?bütün mevkilerde iyiydiler, çok kaliteli oynadılar, futbolun bütün gereklerini yerine getirdiler ve galip geldiler; Türk Milli Takımı?nı çok çok tebrik ediyorum? diyerek onayladı bunu açık biçimde.

Öte yandan, 30. dakikada ilk golümüzü atan Kaan Ayhan?ın defanstaki asli görevinde de kusursuz oynadığını; aynı şekilde, 40. dakikada ikinci golümüzü armağan eden Cengiz Ünder?in oyunu iki yönlü (defans ve ofans) olarak eksiksiz oynadığını ve dahi Hasan Ali?nin, kanadından gelen Mbappé ve bindirme yapan diğer oyunculara karşı açık biçimde üstün oynadığını ayrıca belirtmiş olalım.

Doğrusu oyuncularımızın her biri tertemiz, sakin ve akıllı oynayarak alın terlerini haklı bir galibiyetle taçlandırmayı bildi. Bu galibiyette Avrupa görmüş oyuncuların fazlalığı ne derece etkiliydi, bunu ayrıca irdelemek gerekir. Zira önemli bir alt başlık bu?

?

Son sözler?

Maçın Slovenya?lı orta hakemi Damir Skomina ve ekibi çok başarılı bir yönetim sergiledi. Skomina?nın iletişim biçimi ve isabetli kararlarıyla, kaliteli futbola zemin hazırladığını söylemeliyiz.

Her iki takımın oyuncuları son derece iyi niyetliydi. Futbol oynamak ve güzel bir oyun izletmek amacındaydılar. Üst düzey maçta ikişerden dört sarı kart görülmüş olması açık göstergesidir bu iyi niyetin.

Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu?nda futbol adına her şey ama her şey çok olumluydu. A Milli Takımımız yendiği için her şey ayrıca güzeldi.

Gözün aydın Hakan Çalhanoğlu? Fransa?yı üzdük biraz!

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3089/fransayi-uzduk-hakan

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET