Dolmabahçe Sarayı?ndaki 200 Yıllık Sır: 11 Aylık Bebek

Eklenme Tarihi: 02.06.2019 07:54:00 - Güncellenme Tarihi: 03.06.2019 07:55:11

Dolmabahçe Sarayı'nın bahçesinde bulunan ve daha önce hiçbir ziyaretçinin görmediği türbe dün basına gösterildi.

Sarayın bahçesinde Mabeyn bölümü ile Camlı Köşk'ü birbirine bağlayan uzun koridorun altında bulunan türbede, dört adet sanduka bulunuyor. Bu sandukalar ise;  1. Mahmut'un eşleri Raziye ve Ramiye kadınefendilere, diğer ikisi ise 2. Mahmut'un eşlerinden Dilseza Kadınefendi  ile 11 aylık bebeği Emine Sultan'a ait.

Sandukaların hepsinin üzerinde ise Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in mezarının bulunduğu Mescid-i Nebevi Camii'nden gelmiş olan örtüler bulunuyor. Aslında bu gelenek; Osmanlı ailesinde her zaman var olan bir gelenek.

?Sarayların içinde türbelerin bulunması çok alışılagelmiş bir vaka değil?

Milli Saraylar İdaresi Başkanı Yasin Yıldız, türbe hakkında şu bilgileri veriyor:

 "Türbe, Dolmabahçe Sarayı'ndan daha yaşlı eski bir yapı. Bu yapının burada olması ilk başta kamuoyuna biraz ilginç gelebilir. Dolmabahçe Sarayı veya dünyada sarayların içinde türbelerin bulunması çok alışılagelmiş bir vaka değil. Burada bu türbenin bulunmasının ise bir sebebi var. Dolmabahçe Sarayı'ndan önce burada mevcut olan Beşiktaş Sahil Sarayı'nın müştemilat yapılarından bir tanesinin parçası bu. Sultan 1. Mahmut'un önce iki tane kadınefendisi eşi burada defnediliyor. Hemen ardından da Sultan 2. Mahmut'un eşi burada metfun bulunuyor. Beşiktaş Sahil Sarayı yıkılıp Dolmabahçe Sarayı inşaa edildiğinde bu hatıraları tabi burada yaşatılabilmek amacıyla bu bina muhafaza edilmiş"

Milli Saraylar tarafından sürekli muhafaza altında olan bu türbe, ilk defa kapsamlı bir bakımdan geçti. Bugün de bu vesile ile kamuoyuna tanıtıldı.

Ütüden çıkan kıvılcım koca sarayı kül eder

Dolmabahçe Sarayı'nın yapılmadan önce aynı alanda bulunan eski Beşiktaş Sarayı'ndan kalma bu türbenin hikâyesi de oldukça hüzünlü.

II. Mahmud döneminde Beşiktaş Sarayı,  24 Eylül 1816 tarihinde, ütüden çıkan bir kıvılcımla başlayan büyük bir yangın meydana gelir. Güzelliği dillere destan sarayın yanması bir tarafa, henüz 11 aylık kızı Emine Sultan da dadısı ile birlikte hamam camekânlığında yanarak hayatlarını kaybeder.

Haremde cariyelerin ütü yaptığı sırada, ütü birden kıvılcım alır. Cariyeler kimseye haber vermeyip,  yangını kendileri söndürmeye çalışırlar ancak; koca saray çoktan yanmaya başlamıştır bile. Güpegündüz, saat 6 buçukta başlayan yangının büyüdüğünü gören cariyeler, telaşla koşturmaya başlar. Söndürülebilir sanılan yangın artık iyice büyümektedir.

Yangın söndürülmek için canı pahasına tulumbacılar dahil 50 kişi alevleri söndürmeye çalışır.  Saraydakiler bir bir kurtarılmaya başlanır. Lakin annesi Dilseza kadınefendinin 1816 yılının Mayıs ayında vefatıyla geride bıraktığı 11 aylık bebeği Emine Sultan, dadısı ve süt annesi ile birlikte yanarak hayatını kaybeder. Annesinin ölümünden  4 ay sonra feci şekilde yanarak kısacık hayatı sona eren 11 aylık bebek,  annesinin bulunduğu türbeye defnedilir.

TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığının 2010 yılında Milli Saraylar Kültür Sanat Dergisinin 6. sayısında Yalova Köşk Amiri İlksen Yumrukçular?ın kaleme aldığı ?Beşiktaş Sahil Sarayı ve Yakın Çevresinin Tarihsel Gelişimi? başlıklı yazısında Hadîkatü?l-Cevâmi?de bu üzücü olayın şöyle anlatıldığını aktarır:

?Ale?l-husûs işbu 1231 zilkade-i şerîfesinin ikinci salı gecesiyle eylülün on ikinci gecesidir (24 Eylül 1816) saat altı buçukda iken bi-kazâi?l-lahi te?âlâ harem-i hümâyûndan ateş zuhûr edüb beş sâ?at mikdârı imtidâd ile hademe-i sarâya perişanlık gelüb, der-akab harem-i hümâyûnda olan şehzâde ve selâtîn ve diğer ve cavârî-i sâ?ireyi heman buldukları kayıklara süvâr ve birer şâl ile pûşde-i setr olunarak hâletşebde âhar mahallere irsâl olunub, lâkin heman on bir - on iki aylık kadar olan Emîne Sultân ile dadısı ve dâyesi bi-hikmetillah muhterik olub ve gâliba on - onbeş sagîr ve kebîr cevârî dahi muhterik olduğu mervîdir. Ve topcu ve tulumbacı ve sâ?ire harîke me?mûr olanlardan kırk elli nefer kimesnenin ateşzede oldukları mesmû?dur ki, ve dahi tulumbacıyândan ihânet zuhûr ile ateşe ilkâ olunmak dahi vuku? bulmuşdur. Harîk-i mezbûrun ibtidâ zuhûrunda ba?zı tavâşîler ile cevârîler haber vermeyüb kendileri basdırmaya çalışub, uhdesinden gelemediklerinden başka ateşin artmasına sebeb olub iş işden geçdikden sonra duyulmağla küllî telâşa bâdî oldu. Sarây-ı mezbûrun harem tarafı muhterik olub, cüzî- mahalli kurtarıldı ve şevketlü efendimize mahsûs olan mahallere bile zarar isâbet eyledi. Ve hâriciyye tarafında dahi olan ba?zı ebniyelerden kimisi hedm ve kimisi ateşzede oldukları halde inâye-i Hakk?la sâ?at on biri geçerek mündefî oldu. Ertesi gün muhterike Emîne Sultân?ı yine resm üzere getirüb Osmâniyye Câmi?-i şerîfi türbesinde defn eylediler.?

Yangının ardından II. Mahmud döneminde saray tamamen yenilenmiş ve daha da genişletilmiştir. Bugünkü adıyla Dolmabahçe Sarayı, yanan Beşiktaş Sarayının bulunduğu alanı da içine alır vaziyette inşa edilmiştir. Bu konuda Vakanüvis Ahmed Lütfi Efendi şunları anlatmaktadır:

?Vak?a-i Hayriyye?den evvel cennet-mekân Sultan Mahmud Hân hazretleri zamanında, Saray-ı mezkûr ecille-i ricâl-i asırdan Selânikli Abdurrahman Bey?in Nezâret ve Emâneti ile müceddeden (yeniden) gâyet mükellef ve müzeyyen (süslü) olarak binâ ve inşâ olunmuş ve ol-vaktin hâlince nazîri nâ-büd (benzeri olmayan) ve yaldızlı kapulu bir Sâhilsaray-ı mes?ûd-idi. Bu Saray-ı dilküşâ (iç açan) bir ütü şerâresiyle (kıvılcımıyla) güpe-gündüz mahv ü hebâ olmuşdur?

Kaynaklar

-AKTEPE, M. M., Şem?dânî-zâde Fındıklılı Süleyman Efendi Târihi Mür?it Tevârih I, (Yeniçağ Tarihi), İstanbul Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul, 1976. AKTEPE, M. M., Vak?a-Nüvis Ahmed Lûtfî Efendi Tarihi, Ankara, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1988

-Ayvansarâyî Hüseyîn Efendi / Alî Sâtı? Efendi / Süleymân Besîm Efendi (Haz: A. N. Galitekin), Hadîkatü?l-Cevâmi? (İstanbul Câmileri ve Diğer Dînî-Sivil Mi?mârî Yapılar), İşaret Yayınları, İstanbul, 2001.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3075/dolmabahce-sarayindaki-200-yillik-sir-11-aylik-bebek

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar