“Etik” Olmayan Siyasetçiye, “Makam” Verilmeli mi?

İlk söz: üst makamlara atanmamalı ve partiden ihraç edilmelidir!..

Milletvekili (Parlamenter, Vekil veya Mebus); bir parlamentoda kendisine “oy verenleri temsil eden” kişidir.

Temsil etmek ne demektir?: “Hak ve görev bakımından bir kimse veya topluluğun adına davranmak.” Yani, örnek olmak, onları için çalışmak, onların değerlerine saygı duymak, açık ve net olmak v.b.”

Milletvekili Görevleri Nelerdir?

Anayasamızda milletvekili görevleri ya da yetkileri diye bir bölüm bulunmamaktadır. Ancak milletvekili görevleri ve yetkileri meclisin görev ve yetkileri bölümünde detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Milletvekillerinin temel vazifeleri ve yetkileri şunlardır:

“Kanun koymak, değiştirmek veya kaldırmak.

Bakanlar Kurulunu ve Bakanları denetlemek.

Bakanlar Kuruluna belli bazı konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek.

Bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek.

Para basılmasına karar vermek.

Savaş ilanına karar vermek.

Milletler arası antlaşmaların onaylanmasını onaylamak.

TBMM’nin üye tamsayısının beşte üçlük çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına karar vermek.

Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek.”

Siyasetçi ya da politikacı, bir partide aktif olan, ya da TBMM’de/Hükümette görev yapan/görev yapmak isteyen kişi. Demokratik ülkelerde politikacılar bir siyasi parti içerinde veya bağımsız olarak hükûmete gelmek için seçmenler tarafından seçimler yoluyla seçilirler.

Toplumda gıpta ile bakılan, maaşları, sosyal hakları, toplum içindeki saygınlığı çok iyi olan Milletvekilliği için seçim zamanlarında binlerce insan başvuruyor.

Peki, gerçekten de MV, kurallara uygun davranıyor mu?

İçinde bulunduğu toplumu ve kendisini seçen insanları temsil edebiliyor mu?

Elbette, büyük kısmı, çok dikkatli, saygın kişiler. Ancak, yanlış yapanları da korumaktan vaz geçilmeli ki, gelenlere örnek olunabilsin.

Aşağıda bazı kötü örnekleri veriyor, bu gibi kişilerin, hızla partilerden ve TBMM’den arındırılmasını  bekliyoruz.

İlçe Yön.Kurl.üyesi diyor ki; “Bugün, ilçemizi MV…….. ziyaret edecek. Kadınlar, yanına fazla yaklaşmasın, arabasına çağırırsa sakın binmeyin.” O, bir MV, milletin gıpta ile baktığı bir mevkide…Ama, o, makamı kullanıp kadınlardan yararlanmak peşinde. Yakışıyor mu, etik mi? Elbette değil!..

Evli erkek üst görevde bir siyasetçi…Boşanmış kadın üst görevde siyasetçi… Aylardır, Ankara, bu ikilinin gönül ilişkileri ile çalkalanıyor. Geçen hafta, İstanbul’da bir toplantıda gazeteci arkadaşlar konuyu dillendiriyorlardı. Bağlı olduğu parti mensupları bilmiyor mu? Ne bekleniyor? Basının yazmasını mı? Doğru mu, biri evli olduğu için yanlış ve dinen caiz değil!..

O, evli  bir Belediye Başkanı…Görevde bulunduğu zaman içinde, bir kadınla gönül ilişkisine başlamış. Kadına daire açmış. İlçede bilmeyen yok… Sonuç; “Tekrar  aday gösterilmemesi” yeterli görülmüş. İlişki ise, tam gaz devam ediyor…

O, evli bir kadın MV…Anadolu’nın ortasında bir ilden seçildi. Bir ara parti üst makamında görev aldı, çok ateşli ve sert konuşmalar yapıyordu. Ama, ilde bir iş insanına gönül verdi, söylenen o ki, çok samimi olduğu bir arkadaşının eşiymiş. Sonuç, eşinden boşandı. Üst görevde değil, o kadar!..

Hürriyet köşe yazarı Ahmet Hakan yazmış;

“-Sağcı olalım, solcu olalım... Hiç fark etmiyor... Beğendiğimiz siyasetçinin hiçbir hatasını görmüyoruz, görmek istemiyoruz.

- Seküler olalım, muhafazakâr olalım... Hiç fark etmiyor... Beğendiğimiz siyasetçiyi anında kusurlardan arındırıyoruz.

- Şehirli olalım, kasabalı olalım... Hiç fark etmiyor... Beğendiğimiz siyasetçiyi ölümüne destekliyoruz, ölümüne...

- Okumuş olalım, okumamış olalım... Hiç fark etmiyor... Beğendiğimiz siyasetçiye neredeyse tapacak hale geliyoruz.

Biz böyle yapınca da...”

Hiç; “bu konularda hakkında soruşturma açılıp, görevine son verilen MV/Bakan/Genel Müdür/İl-İlçe Başkanı/Yön.Kurl.Üyesi v.b. duydunuz mu?

Duyamazsınız, sadece bir daha görev verilmez ya da -nedense- üst göreve atanır!..

Birbirini kollayan sitemden, doğru netice alınamaz!..

Neden yazdım, bir zamanlar, Ulu Devlet büyüğü olan ve yine -Allah’ın yürü ya kulum dediği/verdikçe verdiği-  Sn. Bülent Arınç şöyle demişti: Bizimkileri üç şey bozar: Para, Kadın ve Makam…

Maalesef, dediği fazlasıyla olmuş gözüküyor…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3071/etik-olmayan-siyasetciye-makam-verilmeli-mi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar