Tayyip Erdoğan’ın Ülkesinde…

Aziz dostlar, siz şimdi kendinizi Türk Milletinin ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yaşadığınızı sanıyorsunuz değil mi?

Yanılıyorsunuz!...

Siz bu devletin, bu ülkenin neresi olduğunu İçişleri Bakanımızdan daha mı iyi bileceksiniz?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltması olan “T.C.” leri kaldırdık zaten, bu durumda TEÜ. Levhalarını takmamıza ramak kaldı demektir.

Beyoğlu Fatih Sultan Caddesi'nde vatandaşlara hitap eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bundan 12 yıl önce Türkiye'de insanlar kendilerini rahatça ifade edemiyorlardı. Dindarlar 'dindarım' diyemezdi bu ülkede. 12 yıl önce Alevisi 'Ben Aleviyim' diyemezdi, Kürdü 'Ben Kürdüm' diyemezdi. Tayyip Erdoğan'ın ülkesinde bugün herkes kendisini ifade ediyor. Kimse korkmuyor, kimse çekinmiyor" dedi.

Konuşmanın içeriğine bakınca da, “biz başka ülkede yaşıyoruz galiba” hissi uyandırıyor.

Sanki dünyanın en özgür ülkesinde yaşıyoruz…

Ancak bu açıklamanın ve son zamanlarda pek çok AKP’li; politikacı, yazar-çizer takımının açıklamalarının başka manalar ifade ettiğini es geçmeyelim.

Bu açıklamalardanbenim anladığım, AKP gayrı yokuş aşağı yolculuğuna devam ediyor. İçişleri Bakanı Soylu da dâhil herkes kendine yer açmaya çalışıyor.

Soylu’nun; “Tayyip Erdoğan’ın Ülkesi” derken, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a ne kadar zarar verdiğinin farkında mıdır? Muhtemelen farkındadır da, CB. Erdoğan farkında mıdır onu bilemiyorum.

Genelkurmay İstihbarat Okulunda Propaganda kursu görmüş biri olarak üstüne basarak söylüyorum, bu sözler sadece Sayın Erdoğan’ı antipatik göstermeye yarar ve dahi AKP’nin yokuş aşağı yolculuğunu hızlandırır-çabuklaştırır.

Sadece Sayın Soylu’nun değil pek çok AKP’li yöneticilerin açıklamaları AKP’nin sonunu getirecek süreci hızlandırıyor. Mesela yine AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “23 Hazirandan sonra gerekirse Allah’tan af diler (tövbe istiğfar), yanlışlarımızdan kurtuluruz” diyor.

23 Haziranı niçin bekliyorsunuz? Seçimlere kadar biraz daha yanlış yapacaksınız yani!...

Bir de Hristiyanlıkta günah çıkartma diye bir şey vardır. Özellikle Katolik ülkelerinin filmlerindeki klasik sahneleri seyretmeyen yoktur. Günahkârlar perde arkasında; kiliseye, papaza günahlarını itiraf ederler.

Kiliseden çıktıklarında bu günahkarlar tertemiz olmuşlardır!... Gayrı yeni günahlar işleyene kadar temizdirler!...

Şimdi Sayın Kurtulmuş da böyle bir şeyden mi bahsediyor anlamadık!...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3066/tayyip-erdoganin-ulkesinde.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar