40 Yılda Avrupa Parlamentosunda Neler Deǧişti?

Bu hafta, 23 – 26 Mayıs tarihlerinde Avrupa Parlamentosu milletvekili seçimleri yapıldı. Bilindiǧi üzere, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliǧi birimlerinden doǧrudan halkın seçimiyle oluşan bir organ. Avrupalı seçmen, Avrupa Parlamentosu seçimleri için ilk kez 40 yıl önce, 1979 yılında sandıǧa gitmişti. Avrupa Parlamentosu seçimlerine başından itibaren itiraz edenler oldu. Örneǧin, 1979 yılındaki seçimlerde Adolf Hitler’in fotoǧrafının altına “Birleşik Avrupa, Benim Fikrim” sloganı yazılarak, halkın seçimlere katılmaması yönünde telkinler oldu. Bunu yapanlar o yılların Komünistleriydi. Ancak, seçimler bütün bu ve benzeri karşıtlara raǧmen 40 yıldır devam ediyor.

Komünistlerin yerine ırkçılar geçti
Ancak, kırk yıl sonra, Avrupa Parlamentosu milletvekili seçimlerine ilk yıllarda karşı çıkan Avrupa Komünistleri yerine, bugün Avrupa Birliǧi karşıtı söylemler içinde olan aşırı saǧ hareketler geçti. Trouw gazetesi köşe yazarı James Kennedy’e göre bazı sol gruplar Avrupa Birliǧini “ilk yıllarda konservatif, kapitalist, anti-demokratik ve otoriter görüyorlardı. O yıllarda Almanlara karşı bir direniş vardı. Alman Sosyal Demokratlar çok fazla saǧcıydı. Avrupa’yı Hristiyan Demokratlar yönledirecekti”. Günümüzde, genel olarak sol Avrupa Birliǧi’ni savunurken, buna karşılık aşırı saǧ Avrupa karşıtı bir tutum içinde.

Korkunun gölgesinde bir seçim
Halbuki, 1979’dan itibaren Sosyal Demokratlar ve Hristiyan Demokatlar Avrupa Parlamentosunda çoǧunluǧu oluşturdular. Böyle bir çoǧunluk, bazı uzmanlara göre aslında bir Avrupa istikrarının da işaretiydi. Yani Avrupa’nın korkmasına fazla gerek kalmıyordu. Ne yazıkki, son seçimlerde Avrupa Parlamentosu seçimlerine aşırı saǧ ve ırkçı siyasi grupların seçimlerde oylarını arttıracaǧı korkusu yaşandı. Zira, Avrupa karşıtı söylemleriyle seçimlere giren siyasi partiler, Avrupa’da göçmen ve mülteci istemediklerini haykırarak seçmenden oy istediler. 23 Mayıs’da Hollanda’da yapılan AP seçimlerinde neyseki korkulan olmadı. Aşırı saǧ oylar, bir partiden (PVV) diǧer bir aşırı saǧ partiye (FvD) kaydı. Hollanda’nın AP’deki 26 sandalyesinden 4’ü aşırı saǧ partilerin oldu.

Avrupa Parlamentosu güçlendi
Avrupa Parlamentosu günümüzde 1979’daki gücünden daha fazla güç sahibi oldu. O yıllarda Avrupa Birliǧinde ekonomik işbirliǧi aǧır basıyordu. Ancak geçen yıllar içinde, özellikle 1992 yılında yapılan Maastricht Antlaşması’yla Avrupa Birliǧi daha da güç kazanmıştır. Ekonomik işbirliǧi yanısıra Birliǧin sosyal boyutları arttırılmış ve ortak bir dış politika ve güvenlik hedefleri konulmuştur. Bu şekilde, Avrupa Parlamentosu yetkileri genişletilmiştir. Avrupa Komisyonu teklifleri Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanırken, Avrupa Parlamentosu ulusal parlamentolar üzerinde de söz sahibi olmuştur. Hatta, de Volkskrant gazetesi muhabiri Marc Peeperkorn’a göre Parlamentonun gücü geçtiǧimiz yıllarda yaşanan ekonomik krizle daha da artmıştır.

Avrupa Sosyal Demokratları
Sosyal Demokratlar, 40 yıllık Avrupa Parlamentosu tarihi geçmişinde Hristiyan Demokratlar gibi güçlü bir fraksiyon. Ancak, son yıllarda Sosyal Demokratlar Avrupa ülkelerinin çoǧunda gerek belediye gerek milletvekili seçimlerinde giderek kan kaybettiler. Avrupa her geçen gün saǧ’a hatta aşırı saǧ’a kaydı. Durum böyleyken bir sürpriz yaşandı. 23 Mayıs’da Avrupa Parlamentosu Milletvekili seçimleri için sandıǧa giden Hollanda’da Sosyal Demoktratlar tahminlerin üzerinde oy aldılar. AP için mevcut 3 Milletvekili sayısını 5’e hatta kesin sonuçlar açıklanınca 6’ya çıkarmaları bekleniyor. Tahmin edilmeyen oy patlamasında, Sosyal Demokratların liste başı tecrübeli ve bir o kadar da sevilen siyasetçi Frans Timmermans’ın seçimlerde olaǧanüstü rol oynadıǧının altı çiziliyor.

Avrupa seçmeni neye karar verecek?
Her ne kadar Hollanda’da Sosyal Demokratlar olaǧanüstü başarılı olsalarda, diǧer Avrupa ülkelerinde Timmermans gibi karizmatik aday bulunmadıǧını söylüyor de Volkskrant muhaberi Marc Peeperkorn. Seçim tahminleri Sosyal Demokratların başarılı olacaǧını göstermiyor. Hristiyan Demokratlar milletvekili sayısını korurken, yeni saǧ ve aşırı saǧ partilerin yükselmeleri ve demokrasiyi tehlikeye sokmaları tahmin ediliyor. Beklentimiz, 23 Mayıs’da Hollanda’da olduǧu gibi, 24, 25 ve 26 Mayıs tarihlerinde diǧer Avrupa ülkelerinde yapılan AP seçimlerinde seçmenin, Avrupa karşıtı görüşlere geçit vermemesidir. Bu mesaj hem Avrupa’nın geleceǧi hem bölge hem de insanlık için önemlidir. Avrupa işbirliǧinin devamı yönünde verilecek karar, Birliǧin önündeki küresel sorunların çözümüne zemin hazırlayacaktır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3062/40-yilda-avrupa-parlamentosunda-neler-deisti.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar