Cumhurun İstanbul Sınavı

Eklenme Tarihi: 19.05.2019 09:28:00 - Güncellenme Tarihi: 04.04.2020 09:15:39

1.

Gerek ülkemizde, gerekse dünyanın diğer demokratik ülkelerinde yapılan seçimlerden sonra bazı itirazlar mutlaka olur. Bunların bazıları küçük boyutlu olabildiği gibi kimisi de büyük boyutludur.

Nitekim son yapılan yerel seçimlerde de itirazlar olmuş; bu itirazların kimisi, sandıklar yeniden sayılarak hemen çözüme kavuşturulmuş, kimi itirazların çözümü ise yeni bir seçime kapı aralamıştır. İşte İstanbul seçimine yapılan itirazlar, kimi nedenlerle yeni bir seçime kapı aralayan itirazlar arasında yerini almıştır. Böylesine büyük boyutlu bir seçim yenilemesi ülkemizde ilk kez olduğu için, elbet gürültüsü de çok olmuş ve her nedense dünyanın bir ucundan bu yenilemeye itiraz sesleri yükselmiştir.

Elbet bu itirazlarda başı çekenler yine cowboylar ve onların dümen suyundan giden ülkeler olmuştur. Çünkü cowboylara göre kendileri dünyanın jandarmasıdır ve her şeye karışmaya, her yemeğe maydanoz olmaya hak sahibidirler.

Oysa, her türlü sıkıntıya rağmen, ülkemizi yönetenler, her yemeğe maydanoz olan, her işe burunlarını sokan dünyanın jandarmasına gerekli cevabı her zaman, hem de en yüksek perdeden vermişlerdir. Fakat cowboyların bir devlet geleneği olmadığı için, bu tür cevaplardan bir şey anlamaları mümkün değildir.

Bizim de ülke olarak, başka türden, cowboyların anlayacağı cinsten, anlayacağı dille bir cevap vermemiz de şimdilik mümkün değildir. Ama gün gelecek ve biz cowboylara anlayacakları dilden cevap verebileceğimizi umut ediyorum.

Gün ola harman ola...

*

2.

İstanbul seçimlerinin yenilenmesinin teknik tarafına girmek istemiyorum. Fakat şu kadarını demek zorundayım:

YSK, seçimlere itiraz eden AK Partinin itirazla ilgili delillerini yeterli bulmuş olmalı ki, yapılan itirazı kabul etti ve seçimin yenilenmesine karar verdi...

Benim şahsen gönlümden geçen, seçimin yenilenmesi değil, oyların yeniden sayılmasıydı.

Bu hem daha kısa zamanda yapılacak, hem çok daha az masrafla olacak, hem de daha az gerginliğe sebep olacaktı. Şimdi nereden bakarsak bakalım, zaman olarak bu milletin üç ayı kaybolup gidecek.  Oysa bu milletin çevresinde heyula gibi meseleler var ve milletçe bu meselelere odaklanmak zorundayız.

Aksi halde telafisi zor sonuçlarla karşılaşabiliriz ki, bunun faturası çok daha ağır olabilir. YSK bir yargı organıdır ve yargıyı yargılamak istemiyorum. Ama bu ülke hepimizindir ve biz sokaktaki insanlar olarak ülkemizin problemlerine kafa ve gönül yorarken, YSK?nın da biraz daha sorumlu davranması; kendisine sunulan deliller çerçevesinde sandıkları yeniden saydırması ve işi sürüncemede bırakmadan seçimi sonlandırması gerekirdi.

Böylece seçimsiz geçireceğimiz zamanı uzatmış olurduk. Ama YSK tercihini böyle kullandı ve böylece seçimsiz geçecek olan süre 50 aydan 48 aya inmiş oldu...

Bu 48 ayı ülke kalkınmasına harcayabilsek, yine de iyi sayılır...

Fakat bilmek durumundayız ki:

Haçlı Batı

İçimizdeki Truva Atı Ashabı

Boğaziçi Aşireti

Rabinoğlu Feto?nun Haşhaşileri

Seçimsiz geçeceğini hesapladığımız bu dört yılı bu ülkeye, bu millete rahatça kullandırmazlar.

Yönetimin bu konuda hazırlıklı olması gerekir ki, sanıyorum hazırlıklıdır.

*

3.

Bu ülke en zor dönemlerde seçim yapmasına rağmen; 1946 yılında yapılan Erken Genel Seçimdeki o yüz karası şaibeden sonra, ufak tefek aksamalar dışında, bütün seçimlerini şaibesiz denecek temizlikte yapmış ve sonuçlandırmıştır.

Bu bakımdan, 23 Haziranda yapılacak seçimlerin şaibesiz, tertemiz, kavgasız-gürültüsüz-patırtısız geçmesi için devletin ve siyasi partilerin gerekli titizliği göstermesi gerekir. Elbet ilçe ve il seçim kurulları da, yasaları bir kenara iterek, kendi kafalarına göre sandık kurulları oluşturma gayretinde olmamalıdırlar.

Biz yapalım da yine itiraz etsinler anlayışıyla sandık kurulları oluşturulursa, ülke seçim sathından çıkamaz ve milletçe çok şey kaybederiz. Yapılacak şey sandık kurullarındaki memurların hakkaniyetli davranmaları, siyasi parti temsilcilerinin ise sandıktan çıkan oyların tutanaklara doğru geçmesinde gerekli dikkati göstermeleridir. Ve yine İstanbul seçimlerinde görüldü ki, seçimlerin doğru yapılabilmesi için sadece sandık tutanaklarının doğru olması yeterli olmuyor ve sonuçlarının seçim kurullarına aktarılması sırasında da her türlü kaydırmalar yapılabiliyor...

Bu bakımdan gerek Cumhur İttifakının, gerekse diğer ittifak partilerinin sandık müşahitlerinin bu kaydırmalara da dikkat etmeleri gerekir.

Aksi halde sorumlu olurlar ve haklarında yasal işlemler yapılır

*

4.

İstanbul?da yapılan bir çalışmada görüldü ki, Tayyip Beye ve AK Partiye ders vermek isteyen önemli miktarda bir Cumhur İttifakının Seçmeni sandığa gitmemiş...

Bunu yaşadığımız bir seçim hatırasıyla delillendirmek istiyorum.

2009 Yerel Seçimleri aday belirleme sürecinde, bir gece Rahmetli Muhsin Bey beni aradı ve ?hocam görüşebilir miyiz? dedi.

Ben de ?yarın geleyim başkanım? dedim.

Şubat başlarıydı ve listeler seçim kurullarına henüz verilmemişti.

Ertesi gün gittim...

Meğerse, Van BBP İl Başkanı Muhsin Başkanı aramış ve seçmen AK Parti adayına tepkili (o zaman için mevcut belediye başkanı), sandığa gitmeyecek diyor ve benim Van?da BBP Belediye Başkan adayı olmamı istiyor.

Ben rahmetli Muhsin beye bu konudaki fikirlerimi söyledim ve beni bağışlamasını istedim.

Rahmetli söylediklerimi makul gördü ve ısrarlı olmadı.

Gerçekten de o seçimde Van gibi bir yerde 50 bin seçmen sandığa gitmedi ve AK Partinin mevcut belediye başkanı seçimi kaybetti, HDP?nin adayı seçimi kazandı.

Ve Van Belediye Başkanlığı o tarihten bu taraf HDP?nin elinde...

Buradan çıkarılacak ders şudur:

AK Partinin ve MHP?nin küskün seçmenleri vardır...

Küsmek sağ seçmenin huyudur.

Küsmek de, kırılmak da, darılmak da haksız demiyorum.

Sadece durum tesbiti yapıyorum...

Zaten yapılan çalışmayla, epey fazla miktarda AK Parti seçmeninin sandığa gitmediği belirlenmiş.

Devlet Bahçeli de İstanbul?a karargâh kurduğuna göre, epey fazla miktarda MHP seçmeninin de sandığa gitmemiş olduğunu söyleyebiliriz.

Bu durumda Cumhur İttifakı Partilerinin yapacakları şey, küskün, kırgın, dargın seçmenleri ziyaret etmek ve bir şekilde gönüllerini almaktır.

Bunu iki lider de çok kolaylıkla yapabileceklerdir.

Bunu yapabilirlerse, Binali Bey İstanbul seçimlerini açık ara kazanır...

Görelim Mevlam neyler...

Neylerse güzel eyler...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3047/cumhurun-istanbul-sinavi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.01.2020 Akdeniz’de olmak ya da olmamak
03.12.2019 Kadına Dair Notlarım!
15.11.2019 Kaç Bakıcı Bir Anne Eder?
04.11.2019 Derin Devlet ve Devletin Derinliği
07.10.2019 Neme Lazım ya da Tasasız Olmak
22.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
21.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
11.09.2019 Böyük Türkiye'ye Büyük Oyun
05.09.2019 'Başlarım Sizin Kürdistan Davanıza!'
26.08.2019 Cinayet mi Kadın Cinayeti mi?
20.08.2019 Bu Topraklar Kılıç Hakkımızdır
05.08.2019 Tayyip Bey ve Cihan Devleti Yürüyüşü
30.07.2019 Ak Parti Nasıl Kurtulur?
22.07.2019 Türk Milletinin Ruhunda Devlet Geni Vardır
15.07.2019 Ölmesine İzin Verilmeyen Millet
09.07.2019 15 Temmuz Kıymeti Bilinmeyen Zafer!
02.07.2019 Öğrenci, Öğretmen, Okul
24.06.2019 Sayın Cumhurbaşkanı Mesajı Nihayet Aldı
18.06.2019 Firavunlar Kaybeder Mursiler Kazanır
10.06.2019 Eğitim Ayakta Durmak İçindir
03.06.2019 İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezsiniz
27.05.2019 S-400 ve ABD?nin Sancısı
19.05.2019 Cumhurun İstanbul Sınavı
31.12.2018 Karşı mahallenin hindisi!
16.12.2018 Yerel Seçimlerde Cumhurun mutlak ittifakı şarttır
28.11.2018 Belediye başkan adaylarına
16.11.2018 Sayın Cumhurbaşkanım bu milleti günaha sokmayın!
01.11.2018 Diplomasız ariflere sualimdir: Odun mu seçelim yoksa ceket mi?
24.10.2018 İttifak çok ince ayar bir iştir
13.10.2018 ?Vay anasını! Gördünüz mü? Papaz Brunson bırakıldı! Ben dememiş miydim??
08.10.2018 Karşılıksız para gibi karşılıksız diplomalar
02.10.2018 İdam adalet müebbet zulümdür
23.09.2018 Yerel seçimler milat olsun
30.08.2018 Kainat imamı, mesih, mehdi, Rabinoğlu FETÖ'nün hakkını yemeyelim
13.08.2018 Haçlı Kuşatmasında bir 'diktatör' Recep Tayyip Erdoğan
03.08.2018 Bir ana, bir bebek ve Amerikan ambargosu
23.07.2018 15 Temmuz bağlamında vatan hizmeti ve bedelli askerlik
15.07.2018 Eğitim kanayan yaramız
05.07.2018 Yirmi iki yıl önce ne demişiz?
29.06.2018 24 Haziran için ne demiştik, ne oldu, ne olacak?
23.06.2018 24 Haziran dünyanın sonu değil
19.06.2018 Seçim sonrasında yeni Türkiye
08.06.2018 Sağ ve sol arasında oy geçişleri
30.05.2018 Cumhur İttifakı içinde oy değişimi
20.05.2018 Dürüst ve cesur
12.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanım seçmenin aklını test etmeyin
02.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanına son çağrımdır
27.04.2018 Özlenen Birliktelik 'Cumhur İttifakı'
22.04.2018 Sistem değişirken
09.04.2018 Bir kahramanlık hikayesi
02.04.2018 Şeker Fabrikaları bağlamında 'Devlet'
19.03.2018 Tarih dönerse talih de döner
12.03.2018 Sayın Cumhurbaşkanının delikanlısı olmalı
01.03.2018 28 Şubat'tan Cihan Devleti'ne
31.01.2018 Biraz Şahadet Göderin'den Kızılema'ya
22.01.2018 BEDİRDEN HENDEK?E SURİYE HAREKÂTI
12.01.2018 SAYIN CUMHURBAŞKANIM KANAMAYI DURDURUN
03.01.2018 ON MİLYON İRANLI GÖÇMENE HAZIR MISINIZ?
28.12.2017 EY RABİNOĞLU FETULLAH TEVBE ZAMANI!
19.12.2017 TEPEGÖZ YA DA KART DOMUZ TRUMP
14.12.2017 KUDÜS GÜÇLÜNÜNDÜR
05.12.2017 FARZ-I KİFAYE YA DA TOPLUMSAL FARZLAR
30.11.2017 DÜNYA AMERİKAYI YARGILAMALI
20.11.2017 MEHDİNİN ASKERLERİ YA DA RABİNOĞLU FETULLAH?IN KULLARI
09.10.2017 AMERİKA BİTMEDEN DÜNYADA SAVAŞ BİTMEZ
29.09.2017 MTV YA DA DEVLET OLMAK BEDEL İSTER
20.09.2017 KALKAN TEOG?UN AKLA GETİRDİKLERİ
07.09.2017 BEŞ DİPLOMALI İŞSİZLER
28.08.2017 GÜÇLÜ KUVVETLİ KULLAR
16.08.2017 AK PARTİ'NİN ON ALTI YILI
09.08.2017 HIRSIZI DÖRT İŞLEMLE BULMAK
28.07.2017 MERVE KAVAKÇI'DAN ?KÖROĞLU GÖZÜN KÖR OLSUN?A
17.07.2017 FETOYİSTLERLE NASIL BAŞ EDECEĞİZ?
10.07.2017 UÇ BEYLİĞİNDEN CİHAN DEVLETİNE
01.07.2017 Mahatma Gandhi?den Gandi Kemal?e HAK YÜRÜYÜŞÜ
20.06.2017 İYİ BİR İNSAN OLMAK
12.06.2017 İLİM İSTEMEK
06.06.2017 ABD'NİN TÜRKİYEYİ İŞGAL HAZIRLIĞI
02.06.2017 ŞEHİTLER KERVANI UZAYIP GİDİYOR
23.05.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM BU MİLLET İSTEDİĞİNİZ HERŞEYİ VERDİ
16.05.2017 TALANLA BÜYÜYEN, YALANLA YÜRÜYEN DEVLET: ABD
17.04.2017 TÜRKİYE KAZANDI
08.04.2017 EVET?E ODAKLANIN
01.04.2017 SÜMÜKLÜ ADİL İKİNCİ ADAM MI?
13.03.2017 ALÇAK ÜLKE/ NETHERLANDS YÖNETİCİLERİ NE YAPMAK İSTİYOR
06.03.2017 PARTİCİ Mİ? PARTİLİ Mİ?
27.02.2017 EVET Mİ, HAYIR MI SÖYLE NEDİR SENİN CEVABIN?
19.02.2017 BU MİLLETİN TAMAMI VATAN HAİNİ Mİ?
12.02.2017 YA PRANGALI DEMOKRASİ YA DA CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ
05.02.2017 REFERANDUM YA DA MUHAFAZAKÂRLAR ARASI MEYDAN SAVAŞI
29.01.2017 DEVLETİ ASLİ GÖREVLERİNE DÖNDÜRMEK
25.01.2017 MİLLETİ YÖNLENDİRMEK ZORDUR
16.01.2017 CHP, NEREYE GİDİYOR?
09.01.2017 ALGI YÖNETİMİ VE MUSTAFA KUSEYRÎ
03.01.2017 ALLAH (C.C.) KUDRET ELİYLE İSLAM?IN SON ORDUSUNU SON VURUŞA HAZIRLIYOR
25.12.2016 CİA RABİN OĞLU FETULLAH?I OYUNA GETİRDİ
20.12.2016 ABD?NİN ORTADOĞU?DAN KOVULUŞU
07.12.2016 MEMURSEN YA DA AH AKİF AĞABEY
30.11.2016 'EĞİTİMDE MESAFE ALAMADIK'
20.11.2016 USÜL ESASTAN ÖNCEDİR
09.11.2016 ABD SEÇİMLERİNDE ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ
27.10.2016 BAŞKANLIK SİSTEMİ
12.10.2016 RABİN OĞLU FETHULLAH?IN SAPTIRDIKLARI
06.10.2016 ?EDERİ BİR DOLAR OLAN GERİ GELECEKSE, GÖMÜLMEYE DE HAZIR OLMALI?
23.09.2016 OHAL MUTLAKA DEVAM ETMELİDİR
17.09.2016 SABATAİZMDEN FETOİZME
08.09.2016 PKK ÜRETEN FETÖ BATAKLIKLARI