Ramazan ve Siyasi Telaş

Hayatımıza katacağı manevî coşkuyla bölgesel ve küresel boyutta yaşanan sıkıntılardan kısmen sıyrılacağımız müjdesiyle beklediğimiz Ramazanı içeride ve dışarıda kördüğüme dönüşen gelişmelerin etkisinde idrak ediyoruz.  

Venezuela’dan Libya’ya kadar dünyanın neredeyse tamamı ABD’yi vurucu güç olarak kullanan Siyonist şebekenin siyasi, ekonomik ve askeri saldırısı altında. Ambargolar, krizler, darbeler, şantajlar, işgaller dünyanın her yanında dengeleri, dengelerle birlikte huzuru, sükuneti bozdu bozuyor. Terör devlet gücüne dönüştü. Daha doğrusu emperyalist ve Siyonist devlet saldırganlıklarını terör mantığı içinde yapılıyor. İşte İsrail, tam manasıyla Gazze’de yıllardır uyguladığı terörü acımasızca sürdürüyor. Suriye’de sıkıntı içinden çıkılmaz bir hal aldı. İşte bu ahval ve şerait içinde siyaset İstanbul seçimlerine kilitlendi.

Tartışılan ve seçimin iptal edilip edilmeyeceğine dair beklenti ve spekülasyonlar yaşanan süreci daha da kritik kılmaktadır. Bu gelişmeler doğal mıdır? Birileri verilecek karar üzerine bir hesap mı yapıyor? Olanların Türkiye’de olması, bütün bu ihtimalleri mümkün kılmak için yeter sebeptir. Çünkü Türkiye’de olan hiçbir olay, önemsiz değildir, olmadı. Bir yerel seçim düşünün ki, Amerika’dan Almanya’ya, Türkistan’dan, Filistin’e kadar her coğrafyada herkes bunu konu ediniyor? Evhamlı bir yaklaşım saymayın, ancak en küçük olayı bile bahane ederek ülkemizi karıştırmak isteyen kimi odaklar inanın günün her saatinde başımıza çorap örmek için didinip duruyorlar. Gezi olaylarından, 15 Temmuz darbesiyle başlayan işgal girişimine, Doğu Akdeniz’deki gerilime, güneydoğu’daki teröre, Suriye’de barışı engelleme ve oyalama şeytanlığına kadar her olay birbiriyle bağlantılıdır. Siyasetçiler bütün bu bağlantılı ilişkiler ağı içinde hesaplarını iyi yapmalıdır. İyi yapılmayan hesaplar, zemini daha da kayganlaştırmakta, fay hatlarını harekete geçirmektedir. Yaşanan gerilim ve bunalımlar insanımıza ve ülkemize ağır maliyetler çıkarmaktadır.

Bu yazıyı okuduğunuz sıralar bütün bu bağlantıların ortasında kendimizi yeni bir sorunla boğuşuyor bulabiliriz. Bütün bunlar da geçer. Ne var ki artık milletin hassasiyetlerini yeni bir mantıkla okumanın, ona göre siyaset yapmanın vakti gelmiş olmalıdır. Okumalar başkanlık sistemi de dâhil olmak üzere yeni bir siyaset anlayışını mutlaka kapsamalıdır.

Bu hassasiyeti gözden kaçırırsanız patates, soğan meselesini bile çözemez, tıkanıklık yaşarsınız. 100 milyar dolarlardan 25 milyar dolar seviyelerine gerileyen Merkez Bankası döviz rezervi başka muhtemel sıkıntıların açık habercisi olur.

İstanbul’u kazanmak önemlidir; ama Türkiye’yi kaybetmemek en önemlisi değil midir?

Ramazanı bu meselelerin telaşesi içinde idrak ediyoruz. Ramazan mutlaka kendine has hoşluk, muhabbet ve bereketle yaşanacaktır.

Hayırlara vesile olmasını dileyerek bütün müminlerin Ramazanını tebrik ediyorum.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3008/ramazan-ve-siyasi-telas.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar