Bu Ülkede Fikir Beyan Etmek Suç

Ülkede vahim değil normal olaylarda bile fikir beyan etmek suç oldu. Savcılıkların suç kabul edip soruşturma açmasına gerek yok. Sosyal medya kullanıcıları veya gayet kolaylaşan internet haber sitelerinde köşe yazarları sizi mahkum etmekle kalmaz. En ağır hakaretleri de etme hakkını ve cür’etini kendilerinde bulurlar. Taraf olmanıza gerek yok. Onların taraflarına uygun olmayan bir fikir beyan ettiğinizde sizi hemen karşı tarafın savunuculuğunu yapan yandaş, vampir ve hatta ….sü yaratıklar tabirlerine muhatap olabilirsiniz. Kendileri istedikleri gibi fikirlerini beyan edebilirler ama siz onların hoşuna gitmeyen bir fikir beyan ederseniz tu kaka oluverirsiniz. Burası nasıl bir ülke anlayamadık.

Osman dayı, bana göre şehit yeğeninin acısına dayanamayan bir köylü. Kimine göre demokrasiye saldıran bir cani, kimine göre inek hırsızı. Hani hukuken ceza almamış birisinin masumluk karinesine saygılı olacaktık. Elimizde delilimiz olmadan birisinin anlatımına işimize geldiği için inanıp bir insanı hırsızlıkla suçlamak. Bu nasıl Müslümanlık.(Mansur Yavaş’a yapılan suçlamalarında aynı mantıkla ispat edilmedikçe bir iftira olduğunu da ilan etmiş olayım.) Peki bunu yaptınız da sizin gibi düşünmeyenleri neden böyle ağır bir şekilde hakarete maruz bırakıyorsunuz anlamadım. Bir yumruk için bir köylüyü tüm siyasiler ve medya ve sosyal medya kullanıcıları ve saygıdeğer yazarlarımız linç ederlerken ben de kendimi onun yerine koyarak acıyla yapılmış basit bir tepki olduğunu düşünüp Osman dayıya böyle hücum etmeyin. Acıdan yapmıştır deyip bağışlayın deyiverdim. Ama bazı yazarımsı yaratıklar dayıyı hırsız ilan ettiler, nursuz ilan ettiler, dengesiz ilan ettiler.. 70 yaşındaki adama yumruk atan cani ilan ettiler. Peki bunlar gonca fidanlarımızı biçen, şehit eden HDPKK milletvekillerini daha şehidin cenazesi soğumadan makamında gülerek kabul eden bu 70’lik adama neden bir çift kelam etmiyorlar? Karayılan da 70 olmasa da 70’e yakın yaşı. Ona bir yumruk atılsa acıyacak mısınız? El insaf.

ŞEYH OLMADAN CENNETE GİDİLMEZ DİYENLERE

Bunca Fetö ihanetinden sonra milletin dini duygularının tarumar olduğu bir zaman diliminde hâlâ yaratılmış bir insana bağlanmazsan cennete gidemezsiniz diye yazdıkları yazılarıyla ortalıkta dolaşanlardan daha garip bir şey olabilir mi? Parti propagandası yapar gibi tarikat propagandası yapanların biraz olsun insaf etmeleri gerekmez mi? Yaratılmış ve Muhsin başkanın dediği gibi bir saniye sonrasında başına ne geleceğini bilmeyecek kadar aciz insanları yere göğe sığdırmayacak kadar övenlerin bu sözlerinden hâlâ yaşamakta olan bu insanlar neden rahatsız olmuyorlar, seslerini çıkarmıyorlar? Kendilerinin övülmesine ses çıkarmayanların evliyalık iddiası ne kadar saçmalıktır. Bunları uzun yazılarla övenlere tavsiyem kulları övmek yerine Yaradan’ı övmek olmalıdır.

İDAM KARARI ÇIKMALIDIR

Cumhurbaşkanımız defalarca “meclisten gelirse ben imzalarım” dedi. Bu açıklamalarına tüm Türkiye şahittir. Peki meclis neden bunu karara bağlamıyor? Bağlamak mı istemiyor. Bu söylemler hepsi bir siyaset mi? Halkı kandırmak mı? BBP idamla ilgili teklif verdi. Peki neden tüm partiler bunu reddetti. Biliyoruz CHP ve HDP buna karşı çıkacaklar. Ya diğerleri? Bu acılar ne zamana kadar sürecek. Bu duyarsızlık artık tahammül edilemez bir hal alırsa bunun sorumlusu itiraz eden, sokağa dökülen veya protesto eden halk mı olacak. Osman dayı gibi provakatör mü ilan edilecekler. Daha kaç çocuğumuz tacize uğrayacak. Veya halk bu tacizcileri yakalayıp öldürürse kim suçlu olacak. Bu gidiş iyi bir gidiş değil? Batsın batının demokratik halkları? İdam getirmedik diye bizi sevdiklerini mi sanıyoruz. Bu gaflet daha ne kadar sürecek. İdam inancımızın emri, insanlığımızın gereğidir. Halk yeter artık demede duyan yok mu? Allah’ın hoşnutluğunu bırakıp, batının hoşnutluğunu arayanlar büyük bir gaflet içindedirler.

HAYRETTİN KARAMAN HOCAMA İTİRAZIM VAR

“Dindarlar müsriflikte dinsizleri geçti” demiş. Sayın hocam dindarlar bankalardan korkarlardı. Krediden korkarlardı. Maalesef sizin fetvalarınızla artık istedikleri gibi kredi çekiyor, çektikçe harcıyorlar. Çünkü bankanın parası bereket getirmiyor. Tam tersine bereketsizlik oluşturuyor. Bu bereketsizlik nereden kaynaklanacak. Tabii ki lüzumsuz harcamalardan. “Zaruret miktarı kredi çekebilirsiniz faiz olmaz” demeniz dindar dediğiniz halkı bolca bankalara mahkum etti. Zaruret dediniz amma zaruret sınırlarını herkes kendisi belirledi. Benim bir değil iki araba zaruretimdir. Bir daire değil üç daire zaruretimdir dedikçe dindarlar da ayakları bankaya alıştı ve artık bankadan çıkmaz oldular. Hepsinde üçer beşer kredi kartları var. Bedava sandıkları kredileri ve kartları da bolca harcamaktan ve kullanmaktan çekinmez oldular. Konyamızın manevi mimarlarından Hacıveyszade Efendi bankanın binasının gölgesinden bile geçmezmiş. Artık dindarlar bankada çay kahve içiyorlar. Kimsenin aldırdığı yok. Bu fetvanızı iptal ediniz.  Sayın hocam ilminize ve şahsınıza saygısızlık etmek istemem. Haddim de değil amma, eğer yanılıyorsam bağışlayın ve lütfen dindarları bankalardan, faiz müesseselerinden uzaklaştıracak açıklamalar yapın. Gidişat sizin de dediğiniz gibi hiç iyi değil.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2986/bu-ulkede-fikir-beyan-etmek-suc.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar