Davutoğlu Ne Diyor?

Davutoğlu'nun Facebook hesabından paylaştığı manifesto niteliğindeki açıklama gündeme bomba gibi düştü. Bazıları görmezden gelse de -bu geniş ve kapsamlı açıklamayı-  bir çok gazete görmezden gelemedi. Gelemedi çünkü son yılların AK Partisine ayna tutan önemli uyarılarla doluydu. Aslında görmezden gelme de  bir siyasettir  ve aslında derin bir korkunun ifadesidir.

Öncelikle şu tespiti yapmak da fayda var; bu tip metinler  yaşadığımız sorunların neden ve çözümlerine  dair  önemli perspektifler sunduğu için ciddiyetle ele alınmalı ve uygulanabilir olanlardan politika oluşturulurken mutlaka yararlanılmalıdır. Olayların içinde olmakla dışında olmanın insan düşüncesinde oluşturduğu yansımalar farklıdır. İçinde olmak bazen  insanı körleştirir, çeşitli nedenlerle  bütünü görmesine engel olabilir. Kenarda durmanın  olayların etkisinde kalmadan çözüm üretmek gibi bir avantajı vardır. Sn.Davutoğlu da  uzun süredir dışında kaldığı bir sürece  kendi perspektifinden ışık tutmaya çalışıyor.

Sn. Davutoğlu, öncelikle  sorunlara yaklaşırken, kendini AK Partinin dışında tutarak değil, içinde tutarak bir yaklaşım  sergiliyor, dolayısıyla sözlerinin dışarıdan birisi olarak değil, içeriden birisinin sözleri olarak anlaşılmasını ve dost uyarısı olarak değerlendirilmesini istiyor. Bu, yapılan ikazların peşinen AK Partiden kopmuş birinin uyarılarıdır diyerek itirazla karşılanmasını engelliyor. Böylece sözleri ile muhatapları arasına herhangi bir psikolojik  bariyerin girmesinin önüne geçmiş oluyor. Uyarılarının her satırında bu dikkat ve  hassasiyeti görmek mümkün.

Peki sn Davutoğlu ne diyor:

Davutoğlu,  öncelikle AK Partide bir yenilenme olması gerektiğine dikkat çekiyor ve Cumhurbaşkanının bugünkü konumunun  devlet geleneğimize uygun  olmadığını,  toplumun en az yarısı ile psikolojik kopuş yaşadığını ifade ediyor. Bu aynı zamanda partili Cumhurbaşkanlığı sistemine bir itiraz anlamına geliyor.

Son üç yılın değerlendirildiği yazıda, 31 Mart seçimlerine dikkat çekerek, hem parti politikalarının hem de MHP ile yapılan ittifakın fayda ve zararlarının objektif bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Ankara ve İstanbul gibi belediyelerin kaybedilmesini partinin kuruluş gayesinden uzaklaşarak ikbal hesaplarının ve bazılarının egolarının bir tatmin aracına dönüşmesine bağlıyor.

Yerel seçimlerden sonra  ciddi bir savrulmanın yaşandığını belirten sn Davutoğlu, bunu kibirli bir dil, tevazudan kopuş, sürekli bilinir ve görünür olma dürtüsü, devlet imkanlarının kişisel çıkar amacıyla kullanılması, nepotizm, ailece devlet gücünü sömürme, hareketi omuzlamış kadroları itibarsızlaştırma ve  parti içindeki -paralel yapılanmaya- bağlıyor. Temel değerler üzerindeki savrulmanın  siyasi söylemleri de doğrudan etkilediğini ifade eden Davutoğlu, bunun sonucu olarak  reformcu, özgürlükçü, kendinden ve geleceğinden emin bir söylemin yerini  daha güvenlikçi ve statükocu bir dilin aldığını söylüyor.

AK Partinin siyasi etkinlik alanının giderek küçüldüğüne işaret eden Davutoğlu, son seçimde alınan sonuçlar üzerinden partinin gittikçe İç Anadolu ve Karadeniz bölgesine çekildiğine dikkat çekerek bunun üzerinde titizlikle durulması gerektiğinin altını çiziyor. Yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı, şeffaflık, basın özgürlüğü gibi günümüzde neredeyse anlamsızlaştırılan değerlerin altını çizen Davutoğlu, devletin içinde bulunduğumuz sarmaldan kurtulabilmesi için mutlaka bu değerlerle yeniden buluşması gerektiğini ifade ediyor.

Daha bir çok uyarılarda bulunan eski Başbakan aslında özet olarak, çalmayın, bölmeyin, kibirlenmeyin, nefsinizle hareket etmeyin, davayı egolarınıza alet etmeyin, sizi var edenlere vefasızlık etmeyin çağrısında bulunuyor. Bu uyarılar AK Parti yönetiminde makes bulur mu, bilemem, ama sn Davutoğlu AK Parti tabanına ve tarihe sanki şöyle bir not düşüyor, ben uyarılarımı  yaptım ama dinlemediler.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2976/davutoglu-ne-diyor.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar