Tünelden Önceki Son Çıkış

Tam da ha işte!Bu hafta Balkanları doyasıya yazarım diyordum ki;  yine kısmet değilmiş. Türkiye’de gündem rahatlasın da uzmanlık alanımız olan Balkanları yazalım diyoruz ama bir türlü olmuyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde yapılan saldırı bir anda gündeme oturdu. Gel de şimdi Balkan ticaretini, turizmini, siyasetini anlat. Aslında bütün bu gelişmeler Balkanları da ilgilendiriyor deyip yazmaya devam ediyoruz. Neden mi? Türkiye Cumhuriyeti Balkanların en büyük ülkesi ve ülkemizde olan her şey Balkanların da içeriğine girer elbette.

Gündemdeki “Oğul”  değişti

Düne kadar bir numaralı gündem olan İstanbul seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı ile listedeki yerini kaybetti. Oğullar değişti. Ekrem İmamoğlu yerine şimdi birkaç gün Kılıçdaroğlu konuşulacak. Türkiye, gündem çeşitliliği ve değişiklikleri açısından oldukça zengin bir ülkedir. Ülkemizde haberciler için her zaman malzeme vardır.

Saldırı kabul edilemez

Hemen belirteyim, Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan bu saldırıyı asla kabul etmiyorum. Çok çirkin ve üzücü bir olay. Keşke olmasaydı. Kılıçdaroğlu ’nu siyasi görüş ve duruşu açısından pek sevdiğim söylenemez. Ama ne olursa olsun Ana muhalefet partisi Başkanına hatta bırakın başkanı, her hangi bir insana saldırıyı kabul etmemiz mümkün değil. Sevmeyebilirsiniz, nefret edebilirsiniz ama bu size kaba kuvvet göstermenizi meşru kılmaz.  Bazen bir bakış ya da yerinde söylenmiş bir söz yumruktan daha etkili olabilir.

Provokatörler iş başında

Şimdi CHP örgütleri bu olayı sokaklara taşımak isteyebilir. Yürüyüşler düzenleyerek içlerindeki tepkilerini deşarj edebilirler. Hukuki kurallar içinde kalmak koşuluyla bu elbette demokratik bir tepkidir. Ancak bu yürüyüşlerde kalabalığa karışacak provokatörler, ağızdan çıkabilecek kabul edilemez ağır sözler ve tahriklere çok dikkat edilmelidir. Bütün bunlardan CHP sorumlu olacaktır. Bugüne kadar CHP’yi HDP ile gizli ittifak kurmakla haklı eleştiren kesim, Kılıçdaroğlu’na yapılan bu saldırı ile kendisini mağdur edip malzeme verdiren provokatörler yüzünden bir müddet sessizliğe büründürür. Benzine ateşle gitmek hepimize zarar verir. Şimdi sakin ve sabırlı olmak ve de aklıselim ile hareket etmek gerekir.  

İstanbul seçimleri ne olacak, hakem (YSK) penaltıyı verecek mi?

Bu arada AK Parti’nin iki gün önce İstanbul seçimlerinin yenilenmesi için onlarca usulsüzlük dosyası ile birlikte Yüksek Seçim kuruluna (YSK)  verdiği dilekçe bugün yarın görüşülecek. YSK’nın vereceği karar, Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıdan sonra farklı boyutlara gelebilir. Aslında bütün bunlar birileri tarafından sanki planlanarak ortaya konuluyor. İstanbul seçimlerinde hakikaten sonucu etkileyebilecek düzeyde usulsüzlükler yapılmış. Bu itirazlara CHP’den de ciddi bir ret gelmedi. Şimdi YSK nasıl bir karar verebilir ki? Düşünün gergin geçen bir futbol maçında seyirci sahaya inmeye çalışıyor. Hakem maçı zor idare ediyor. Tam o sırada ev sahibi takımın oyuncusu ceza sahasında düşürülüyor. Olay net penaltı. Ama hakem o penaltıyı verebilir mi?

Başka Türkiye yok, tünele dikkat

Sanki bir tünele girmek üzereyiz de tünelden önce son bir çıkış var. Herkes gergin ve bir birine öfkeli. Bu şekilde tünele girilecek olsa maazallah kaza olacak. En iyisi herkesin tünelden önceki son çıkıştan çıkarak şöyle bir derin nefes alması. Ama burada her kesime sesleniyorum. Taraf tutmuyorum. Herkesin belli bir hatası var. Herkes kendini öz eleştiriye çekecek ve gerekli mesajları alıp, düzeltmeler yapılacak. Bu ülke ve bu millet bizim. Geri kalan her şey teferruattır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2973/tunelden-onceki-son-cikis.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar