Kütüphaneler ve İnsan İsrafı

Eklenme Tarihi: 17.04.2019 15:10:00 - Güncellenme Tarihi: 29.03.2020 22:14:59

İki açıklama eşliğinde iki soruyla başlayalım muradımızı dile getirmeye?

Bir sağlık sistemi düşünün ki?

İşlevsel hastane binaları var; yatak sayıları yeterli? Her anabilim dalına ait poliklinikler ve servis katları mevcut.

Sağlık araç-gereçleri yerli yerinde. Görüntüleme cihazları, laboratuvarlar beş yıldız?

Hastabakıcılar, güvenlik görevlileri sayısal olarak eksiksiz ve görevlerini lâyıkıyla yerine getiriyorlar.

Laboratuvar çalışmaları bağlamında uzmanlar ile değerli işlevleri için hemşireler nicel ve nitel anlamda ihtiyaca cevap verecek düzeyde.

Fakat o sistemin hastanelerinde ?1? tane bile doktor yok. Muayene edecek, röntgen vs. tahlil sonuçlarını değerlendirecek, teşhis koyacak, ilaçlı-ilaçsız tedaviye karar verecek, ameliyat yapacak? Evet, bütün bu sağlık işlerini uzmanlık donanımıyla gerçekleştirecek ?1? tane dahi doktor yok.

İşbu yapıya sağlık sistemi denilebilir mi?

?

Geliniz bir de hukuk sistemi düşünelim?

Adalet sarayları, ceza infaz kurumları (cezaevleri) sayısal bakımdan ve nitelik olarak on numara.

Yazı işleri müdürleri eksiksiz? Mübaşirler, kâtipler?

Klasik adıyla gardiyan diye bildiğimiz görevliler tastamam.

Ve fakat uzmanı oldukları hukuk alt dalları çerçevesinde adaleti tesis etmek için görev yapacak olan hâkim ve savcı sınıfından ?1? kişi dahi yok bu organizasyonun ilgili mekânlarında.

Peki, kısaca özetlenen bu yapıya yargı sistemi denilebilir mi?

?

Şimdi biraz nefes alıp, israf konusunda birkaç söz söyleyelim izninizle.

İsraf haramdır; haram da günahtır. Kısa ve öz? Eğmeden, bükmeden?

Uzun uzun anlatmaya, ayetlerden, hadislerden örneklendirmeye veya temellendirmeye gerek yok. Ortalama dinî bilgisi olan herkesin bileceği din odaklı bir gerçek bu.

İsraf denildiğinde, akıllara hemen ve derhal maddî boyut, yani öz adıyla ?para? gelse de, İslam dini odaklı referans kaynaklarının hemen tamamında paranın/ maddî imkânın israf edilmesinin yanlışlığı dışında, başka değerlerin de israfı konusunda yasaklayıcı âmir hükümlere ve görüşlere yer verilir. 

?Sağlık?, ?gençlik? ve ?vakit/ zaman? bu değerlerin öne çıkanları, hemen akla gelenleri?

Bunlarla ilgili dinî hükümler, âlim görüşleri ve vecizeler saymakla bitmez.

Bunların dışında bir israf türü daha var ki, o da, ?insan israfı?dır.

?O da ne? dediğinizi duyar gibiyim.

İnsan israfı, bir konuda yetişmiş, donanımlı, uzman kişilerin yani ?profesyonel?lerin varlığına rağmen, o konudaki/ alandaki görevlere ve dahi yönetim pozisyonlarına, yani yöneticiliklere, o alanla ilgili eğitim-öğretim görme, mezuniyet/ diploma sahibi olma gibi özellikleri bulunmayan kişilerin görevlendirilmesi ve atanmasıdır.

Hele bu yanlış görevlendirme ve atamalar, yukarıda verdiğimiz örneklerde olduğu gibi, üniversitelerde en az dört yıl süreyle lisans öğrenimi verilen bilim alanları için yapıldığında katmerli bir insan israfı söz konusu olur. Ki bu yanlışın arkasında insana/ alan uzmanına yapılan zulmün yanı sıra pek görülmese de, o uzmanların yetişmesi için açılan bölümler, o bölümlerin ayakta kalması ve oralarda sürdürülen eğitim-öğretim faaliyetleri bağlamında yüzbinlerce, belki milyonlarca lira tek kelimeyle çöp edilmekte, korkunç bir israf yapılmaktadır. Ortalama akıl ve asgarî vicdanla görülmemesi mümkün olmayacak düzeyde? 

?

Ne yazık ve ne acıdır ki, böylesi büyük bir israf eski adıyla kütüphanecilik yeni adıyla bilgi ve belge yönetimi (BBY) disiplininin/ bilim alanının çalışma sahası olan arşivler ile kütüphanelerde yapılagelmektedir, uzunca bir zamandır.

Hadi diyelim ki, 1954-55 akademik yılında Ankara Üniversitesi?ndeki ilk kütüphanecilik bölümü ve ona onar yıl arayla katılan İstanbul Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi?ndeki kütüphanecilik bölümlerinden mezun olan uzman kütüphaneci sayısı sınırlıydı ve hemen hepsi mezuniyetlerinin ardından bir bilgi merkezinde (kütüphane, arşiv vs.) görev alıyor; böylelikle de insan israfı yapılmıyordu. İyi niyetle böyle olduğunu düşünüp, inanalım.

Peki, günümüzde ondokuz üniversitede BBY bölümü varken? Bunların on tanesinde en az lisans düzeyinde eğitim-öğretim faaliyetleri sürdürülüyorken? Bu bölümlerden her yıl onlarca (belki 350-400 civarında) kütüphaneci/ bilgi ve belge yöneticisi mezun oluyorken? Ve dahi bu sayılara karşılık bazen üç-beş, on-onbeş gibi sayılarda kadro açılıyorken iyi niyetli düşünebilmek mümkün mü?  Böyle bir tavır alış, Allah?ın insanlara bahşettiği en büyük nimet olan aklı inkâr etmek olmaz mı?

Aynı şekilde, yıllarca öğrenim görmesinin ardından kütüphaneci/ bilgi ve belge yönetimi uzmanı kimliğiyle sahaya çıkarak çeşitli kütüphane ve bilgi merkezlerinin bünyelerinde kütüphane hizmetlerine emek vermiş, bu konuda dirsek çürütmüş kıdemli uzmanlar varken, bambaşka alanlardan (hatta açıköğretim fakültelerinin kimi bölümlerinden) mezun kişileri kütüphanelerin yönetici pozisyonlarına (şube müdürü, müdür, daire başkanı vs.) atamak nasıl açıklanabilir? Budurum akıl, vicdan, ahlâk ve profesyonellikle izah edilebilir mi?

Bu durumlar, ayın ondördü kadar net, güneşin ısıttığı ve ışıttığı kadar açık bir insan israfı değil midir? Değilse nedir?

?

Toparlarsak?

Bir kütüphane düşünün ki, uzmanlık gerektirmeyen kimi işler için (ödünç verme vs.) başka eğitim düzeyi ve alanlardan mezun kişiler, güvenlik görevlileri, temizlik görevlileri, bilgisayar işletmenleri vs. personel eksiksiz şekilde içerisinde yer alsın. Okul, halk, çocuk veya üniversite kütüphanesi, yani türü ne olursa olsun?

Koleksiyonunda çeşit çeşit basılı kitaplar, dergiler, yıllıklar, gazeteler, almanaklar, ansiklopediler ve hatta elektronik formattaki bilgi kaynakları bulunsun.

Bilgisayar, yazıcı vs. teknik donanımı ve dahi internet erişim imkânı var olsun? Hem de sınırsız erişim?

Bütün bu ?var?lara rağmen, açıklamaya çalıştığımız bu yapıya bilinen adıyla ?kütüphane?, ya da daha geniş bir isimlendirmeyle ?bilgi sistemi? denilebilir mi?

Denilmez, denilemez!

?Denilir? diyebilecekler için açık, net ve eğip bükmeye (?kıvırmaya? dememek için) izin vermeyecek soru şu; ?O halde ülkenin doğusundan batısına kadar ondokuz üniversiteye BBY bölümü açılmasının ve buralarda alan uzmanı yetiştirmenin anlamı ne??

Devamla bir soru daha sorarak bitirelim?

Türkiye, bu bölümleri her türlü personeli, donanımı (teknik vs.) ve çeşitli harcamalarıyla birlikte yaşatabilmek için milyonlarca lirayı -adeta- sokağa atacak kadar zengin, dahası müsrif bir ülke midir?

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2963/kutuphaneler-ve-insan-israfi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET