Millî İradenin genetiğiyle oynamak ve ülkücüler

Politikada, yan yana duranlar arasında yakışan var, yakışmayan var.

Mesela Ak Parti ile Saadet Partisi yan yana gelse, zerrece yadırganmaz. Yani bu birlikteliğin, genetik kodların uyumundan kaynaklandığını anlar ve yadırgamazsınız.

Mesela MHP ile Büyük Birlik Partisi’nin bir araya gelmesi de öyle. Her iki partinin de sosyal genetiği birbirine çok benzer.  Buna, henüz dumanı üstünde İyi Parti muhalefetinin sıcaklığı gitsin, İyi Parti birlikteliğini de ekleyin. Kimse bu birlikteliği de yadırgamaz.

Ak Parti, MHP, İyi Parti, BBP ve SP’nin bir araya gelmesi de hiç yadırganmaz.

Öbür mahallede de durum aynı.

CHP ile DSP bir araya geldiğinde ve eski SHP ve HP gibi siyasî organizasyonlar gene DSP ile birlikteliklerini kimse yadırgamaz ve geçmiş dönemlerde yadırgamadı da. 90’lı yıllarda HADEP, şimdi de HDP’nin CHP ile bir arada olmaları da hiç yadırganmadı ve yadırganmaz da… PKK uzantılarını 1991’de meclise sokanlar onlar değil miydi? Ve şimdi de açıkça ifade edilmese de  “sol muhalefet” şemsiyesi altında hepsi bir arada yer alıyorlar ve bunu herkes normal karşılıyor. Zaten “kürtçü sol”un kuluçka yeri CHP değil mi?

Yadırganmayan birlikteliklerde yer alan siyasî parti mensuplarında bir birine geçenler de yadırganmamıştır. Mesela CHP’den DSP’ye veya tersi bir durum; MHP-BBP-İyi Parti arasındaki geçişler, yaşanmakta olan ama kimsenin yadırgamadığı durumlardır.

Sol küsûrât partiler arasındaki birliktelikler ve geçişler de vak’a-i âdiyeden addedilir olmuştur.

2003’ten beri, Türk siyasetinin genetik yapısıyla oynanma ameliyesi başlamıştır ve ilk operasyon “Kızılelma Koalisyonu” ve “Yeniden Kuvâ-yı Milliye” adları altında çekilen operasyondur. O yıllarda tohumları atılan Ak Parti ve Tayyip Erdoğan düşmanlığı, bir siyasî ilkeden ziyade basit bir kin zeminine dayanmıştır ve operasyon ilkeler üstüne değil, düşmanlık üstüne bina edilmiştir. Bu tablonun en önemli figürü D. Perinçek idi ve 12 Eylül’den önceki meş’ûm olayları unutan bazı ülkücüler, Perinçek ile cephe birliği yaptılar. Yani 12 Eylül’den önce çarpıştırılanlar, şimdi “ölümüne kardeş” yapılıyordu.

2003-2016 arası çok ustaca sürdürülen “genetik bozma” operasyonu, 15 Temmuz 2016 terörist darbe teşebbüsü ile yeni bir veçheye büründü. Ak Parti ile MHP, yaşanan olumsuzluğun sonucu olarak, “bekâ meselesi” söylemi etrafında birleşince, % 70’e yaklaşan bu büyük kitle ve kâhir ekseriyeti zaafa uğratmak lazımdı. Ve Perinçek operasyonu ile yerinden oynatılan ülkücü kitle, yeni bir siyasî organizasyonla oyuna dahil edildi. İyi Parti’den söz ediyorum. İlk günleri hatırlayın… Grup kurması için CHP’den emanet milletvekilleri gönderildi İyi Parti’ye… Yani varlık sebebi CHP olan bir hareket, varlık sebebi olan parti tarafından sun’î teneffüsle destekleniyor…  Bu garabete 31 Mart için HDP’nin eklenmesi de dahil olunca, her şey alt-üst oluyor.

MHP geleneğinin çocuğu Mansur Yavaş’ın CHP’den Ankara Büyükşehir adayı olması da bütün bunların üstüne tüy dikti.

Genetik deformasyonun geldiği son nokta bu!...

Kısacası, Türk siyasetinin genetiği ile oynamanın ilk aşaması ülkücüler üzerinden yürütülüyor.

İyi Parti ve Saadet Partisi, sırf bir şahıs düşmanlığı uğruna CHP ve HDP ile birlikte hareket ediyorsa, genetik bilimi Türkiye’de sosyolojik ve politik olarak iflas etmeye başlamış demektir.  Bütün hayatını ülkücü-milliyetçi harekete feda etmiş ileri yaştaki ülkücüler, ülkücüler üzerinden kurgulanan bu dejenerasyon oyununa gelmeyeceklerdir.

Not: 31 Mart günü İyi Parti’de siyaset yapan ülkücülerin oylarını etkilemek amacında olmadığımı açık olarak belirtmek isterim. O arkadaşların bu tür ikazlara ihtiyaçları yoktur; aldıkları ülkücü terbiye onlara nasıl hareket edeceklerini öğretmiştir. Zaten bir ülkücü, dünyayı verseniz PKK uzantılarıyla aynı yere oy vermezler.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2923/mill-iradenin-genetigiyle-oynamak-ve-ulkuculer.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar