Halkın feraseti ve beka meselesi!

Eklenme Tarihi: 27.03.2019 10:11:00 - Güncellenme Tarihi: 31.03.2020 12:56:15

Türkiye çok partili hayata geçeli yetmiş üç yıl oldu.

Bu inişli çıkışlı, deneme yanılmayla sınanmış zaman diliminde samimi ve doğru pencereden bakanlar halkın gönül tahtına kuruldular. Farklı pencereden bakıp bilerek veya bilmeyerek ülkenin ve halkın aleyhine sonuçların doğmasına yol açanlarsa unutuldular, gönüllere giremediler hep kaybeden oldular.

Farklı pencereden bakanların temel yanılgısı halkı, yani seçenleri iyi tanıdıklarını zannetmelerine rağmen esasen toplumun değerlerinden kopuk olmaları ve dünyayı iyi okuyamamalarıydı. Onlara göre halk için önemli olan hep geçimdi, ekmek ve pasta her şeyin önündeydi. Yine sübjektif şartlanmayla elde edilmiş bir tutum olarak halkın iyiliğini kendilerinden başkaları düşünemezdi ve bu bakımdan iktidarda olmaları zaruriydi. Halk için vardılar, ama halkın oyu kendilerini göstermiyorsa halk yanlışa düşmüş kabul edilirdi. Demokrasiye bağlı olduklarını söyleseler de başkaları seçilip iktidar olması katlanılacak şey değildi. Yönetmek kendi haklarıydı ve iktidarda olmaksa her şeye değerdi, zaten başkaları bu işi kendileri kadar yapamazdı. Bir de halk kendilerini iktidardan uzaklaştırmışsa, yönetimi elde tutmak için her yol mubahtı. Bir bakıma demokrasi denilen yönetim sistemi, farklı pencereden bakanların beklentilerini karşılıyor, statükoyu onaylıyorsa demokrasiydi, değilse demokrasi de neydi? Hatta sandıktan ümit kesilmişse statükoya dönmek ve koltuğa tekrar oturmak için kaos, çatışma ve darbe bile kabul edilebilirdi. Bu tarzı benimsemiş sözde demokratlar tarihsel süreç içinde hep kaybettiler, kaybetseler de hiç ders almadılar, halkı anlamadılar, halkın tercihlerini önemsemediler, halkın iradesine değer vermediler ve yazık ki hiç bir şekilde sahneden inmeyi hiç düşünmediler.

Halkın feraseti yani zihin uyanıklığı!

Her ne kadar tartışılırsa tartışılsın halkın feraseti önemlidir, yüksektir. Feraset bir şeyi hızlı kavrama ve anlamlaştırma yeteneği olarak açıklanabilir, yani bir bakıma feraset zihin uyanıklığıdır. Bir bakıma yönlendirilmemiş kitlelerin özgür iradeyle aldıkları kararlar özgündür, değerlidir. Kendi geleceğini belirleme hakkının kendisinde olduğunun farkında olan toplum geleceğin karanlık olmasına müsaade etmez. Bu nedenle dikkatle kararını oluşturur ve kendisi için geleceği inşa edecek olan kadroyu belirler ve iş başına getirir.

Demokrasi kültürü

Demokrasinin bir kültür olduğu kesin ve demokrasi kültürü benimsendiğinde demokrasi ile alakasız konular, hatta darbe gibi demokrasinin karşıtı beklentiler kesinlikle söze konu olamaz. Demokrasi halka başrol oyuncusu rolü verir, yani halk esas adamdır, insandır. Halk temsilcisini yani kendisini temsil edecek kişiyi; kültürünü, değerlerini, ülkesinin çıkarlarını, bekasını korumak ve refahı artırmak üzere seçer, yetki verir, seçimlerle denetler, icraatı onaylıyorsa tekrar yetkilendirir. Dolayısıyla seçenlerin hangi gerekçelere dayanarak temsil hakkı verdiği önemlidir. Toplumu oluşturan her birey için tabi ki geçim önemlidir lakin tek gerekçe değildir. Tarihsel olarak bakıldığında en önemli örneklerin kendi yakın tarihimizde yaşandığını görebiliriz. En zayıf ve en muhtaç halde iken, yokluğun, kıtlığın, yoksulluğun kuşattığı bir dönemde istikbalinin tehdit altında olduğunu gören milletimizin Çanakkale, İnönü, Sakarya ve 30 Ağustos gibi büyük zaferleri kazanması ve kurtuluş savaşı sonunda  Türkiye Cumhuriyeti?ni kurması halkın tercihinin hangi yönde olduğunu görmek bakımından çok önemli bir örnektir ve bu örnek milletimiz için esas olanın istikbal, beka, gelecek olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla istikbal ve istiklal, yani gelecek ve bağımsızlık tarihsel süreç içinde toplumumuz için, insanımız için her şeyin üzerinde yer almıştır, almaya devam etmektedir.

Sonuç itibariyle; toplum kendi hafızasında biriktirdiklerini ve yaşananları gözlemler ve belleğine kaydeder. Sonra akıl ve vicdanın hassas terazisinde tartar ve karar oluşturur. Esasen bu karar halkın ferasetinin, zihin uyanıklığının göstergesidir. Çünkü terazide sadece güncel ihtiyaçları değil, ülkesi, bayrağı, çocuklarının geleceği de vardır ve bu nedenlerle toplum beka konusunu hep en ön sıraya almıştır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2918/halkin-feraseti-ve-beka-meselesi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

24.03.2020 Kötünün kötüsü korona mı?
15.03.2020 Bilgelik Çağı
09.03.2020 Gençlerin Tarım İlgisi!
28.02.2020 Üçüncü Tarım Orman Şûrası
21.02.2020 İkinci Tarım Şurası ile AB Müzakere Süreci
20.02.2020 İkinci Tarım Şurası
12.02.2020 Birinci Tarım Şurası ve Öncesi
20.01.2020 Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'
16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
30.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
31.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1