Çekin ellerinizi dinimizden!

Siyasetin ne kadar kirlendiğini anlamak için,  yapılan konuşmalara, söylenen sözlere bakmak kafi.

Önceki gün CHP İstanbul Belediye Başkan Adayı İmamoğlu Yeni Zelanda kurbanlarının anıldığı bir toplantıda Kuran okudu.

Buna propagandadır, istismardır diyenler olabilir. Ama zaten, din üzerinden yapılan siyasetin her türlüsü istismardır. CHP yapınca istismar AK Parti yapınca başka bir şey olmaz. İkisi de aynıdır. Lakin ben olayın bir başka veçhesine değinmek istiyorum.

Uzun bir zamandır Müslümanlık bir partiye destek olma derekesine indirildi. Cennete gitmek için namaza, oruca, hacca, zekata, kul hakkı yememeye gerek yok. Bir partiye oy verirsiniz olur, biter. Zekat da, namaz da, oruç da böylece halledilmiş olur. İmamoğlu’nu Kuran okumaya iten, hatta neredeyse mecbur eden işte bu sakat din ve siyaset anlayışıdır.

İnsanların imanını partileri ile ölçer, size oy vermeyenleri iman çerçevesinin dışına iterseniz insanlar Müslümanlıklarını göstermek için bu tip görüntüler vermek zorunda kalırlar.

AK Parti yola çıkarken toplumu İslam kardeşliği üzerinden bütünleştireceğini taahhüt etmişti. Bugün gelinen noktaya baktığımızda tam tersi bir durum söz konusu. İslam üzerinden bütünleştirmek yerine İslam üzerinden toplum ayrıştırılıyor. O Müslüman değil, bu Müslüman değil, Müslümanlık partimize oy vermektir söylemi İslam’ı  fonksiyonları dışında kullanılan bir konuma itmiştir. Din parti destekçiliğine indirgenemez, bunu yapan en büyük kötülüğü dine yapmış olur.

Dün dini hayatın özgürleşmesi için AK Parti iktidarını hararetle destekleyenler bugün İslam’ı AK partinin rehini olmaktan kurtarmak için bu siyaset tarzından kurtulmanın zorunlu olduğu noktasına geldiler.

Neydi o miting meydanlarındaki görüntüler öyle?

Yeni Zelanda’daki katliam görüntülerini meydanlara taşımak Türk siyaseti açısından hangi gerekliliğin sonucudur. O kardeşlerimizi bu coğrafyadaki herhangi bir siyasetçi katletmedi, öyleyse bu görüntüleri kullanmak niye?

Bununla muhaliflere yönelik bir ima varsa bu yanlış, Batı’ya yönelik bir kinaye varsa bu da yanlış. Canilik, saldırganlık, din düşmanlığı dinin bir hali değil, insanın bir halidir. Bu tip caniler her toplumda, her dinde ortaya çıkabilir. Nitekim çıkmıştır da. İŞİD’in işlediği cinayetler Yeni Zelanda katilinin işlediği cinayetlerden farklı değildi. Bu bir kültür ve kişilik meselesidir. Dini bir öfke ve düşmanlık aracı olarak görür, öyle işlerseniz dindarlığınız düşmanlık üretmekten öteye gidemez. Din bu değildir, meydanlarda bu görüntülerin paylaşılması bir düşmanlık dini oluşturmaktan başka işe yaramaz. Bu da önümüzdeki yıllarda önümüze utanç duyacağımız cinayetler, eylemler şeklinde çıkar.

Bu gibi durumlarda yapılacak tek şey var, İslam’ı kullananlara ya ellerinizi yüce dinimizden çekin diyeceğiz, yahut biz ellerimizi onlardan çekeceğiz.

Başka yolu yok.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2897/cekin-ellerinizi-dinimizden.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar