Türkiye’de yeni bir partiye ihtiyaç var mıdır?

Vatandaşa mikrofon uzatılıp, şu soru yöneltilerek bir anket yapılsa ; “Türkiye’de yeni bir siyasi partinin kurulmasına ihtiyaç var mıdır?”

Büyük çoğunluğun; “Kesinlikle hayır”  cevabını vereceğini tahmin etmek zor değildir.

Zira; Türkiye’de faaliyet gösteren mevcut parti sayısı 93 imiş!

Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilen partilere bir bakalım; AKP, CHP, MHP, İYİ Parti, DP, BBP, SP Hay maşallah!

Ha bir de PKK’nın politik kanadı HDP var.

Bunların arasında gerçek parti hüviyeti taşıyanlar ise; AKP, CHP, İYİ Partidir.

Diğerleri başka partilerin kuyruğuna takılarak kendilerini meclise taşımış, hiçbir fonksiyonu olmayan, iddiası da eleştirisi de olmayan sözde partilerdir.

HDP’ye gelince,

HDP’yi siyasi parti saymak akıl tutulmasıdır. Türkiye’nin siyasi partileri, Türkiye’yi yönetmek için vardırlar. PKK, YPG-PYD gibi Türkiye’yi bölüp-parçalamak için canice-kalleşçe terör eylemlerinde bulunan terör-suç örgütlerinin destekçilerinin, siyasi parti olarak TBMM’de temsil edilmesi abesle iştigaldir.

Görüntü böyle olunca, vatandaşın ümitsizce;  “bir parti fazla olsa, eksik olsa ne olacak ki” diye düşünmesi de normal değil mi?

Elbette halkın böyle düşünmesi; ümitsizliğinin, politikacılara olan güvensizliğinin, kızgınlığının ifadesi olarak da açıklanabilir.

94’ncü sıradan bir parti kurulacaksa bana göre de ‘hiç boşuna kendinizi yormayın’ diyebilirim.

Ancak durum hiç öyle göründüğü gibi değil ve acilen Türkiye’yi hakiki manada yönetebilecek; yargı, eğitim, ekonomi, dış politika, Silahlı Kuvvetler başta olmak üzere bozulan devlet mekanizmasını onarabilecek bir partiye ihtiyaç vardır.

Politikayı siyaset olarak gören, politikacıyı siyasetçi olarak bilen; korkusuz, dürüst, vatanını, milletini, devletini, bayrağını karşılıksız seven kahramanlara ihtiyaç var mıdır?

Öyle görünüyor…

Zira AKP’nin ülkeyi yönetebilme kabiliyeti kalmamıştır, CHP’nin de iktidar olma gibi bir hevesi yoktur.

Hattı zatında bu iki partiye verilen oyların tahlili yapıldığında kerhen verilen oy oranlarının epeyce yüksek olduğunu görmek de mümkündür.

Burada İYİ Partiye ayrı bir sayfa açmak gerektiğini düşünüyorum. Abdurrahim Karakoç, Meral Hanım için; “Yiğit kadın” derdi. Ben de katılıyorum bu ifadelere. Büyük bir heyecanla yola çıkan bu partiyi erkenden eleştirmek haksızlık olur. Bu nedenle sadece birkaç küçük tespit yapmak niyetindeyiz.

 İYİ Parti, başta Genel Başkan Meral Akşener olmak üzere çok kaliteli kadroların olduğu bir partidir, ancak kuruluşu biraz da mecburiyetten aceleye getirilmiştir. İYİ Partinin lider ve üst yönetim kadrosunun çizgisi belli olmasına rağmen, parti tüzel kişiliğinin çizgisi tepki oylarını ürkütmemek için biraz muallakta bırakılmıştır.

İYİ Parti iyidir ve Türkiye’yi, AKP’den çok daha iyi yönetme kabiliyetine sahiptir. İlk etapta yüzde 10 oy almak da fena sayılmaz ancak halk, iktidarı devralabilecek krediyi vermemiş, ‘bakalım-görelim’ demiştir.

İYİ Parti 31 Mart Seçimlerinde yüzde 20’lerin üzerine çıkarsa, bu durum Türkiye için bir umuttur ve bir sonraki Başkanlık seçimlerinde de iktidarı devralması kuvvetle muhtemeldir.

İYİ Partinin başarısının Türkiye’nin hayrına olacağına da inanıyorum. Ancak, önümüzdeki seçimlerde İYİ Partinin oylarının yüzde 10’ların aşağısına doğru inişe geçtiğini görürsek, o cenahta yapacak fazla bir şey yoktur demek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da hâlihazır durumda en çekindiği parti İYİ Parti değil mi?

Ama Erdoğan’ın muhalefetsiz demokrasi arayışları, tehditleri muhalefetin hareket alanını kısıtlıyor.

Geçenlerde yine İYİ Parti Genel Başkanı Akşener hakkında sarf ettiği sözler insanın tüylerini diken diken edecek cinsten…

Erdoğan seçim meydanlarında muhalefet parti liderlerine her şeyi söylüyor, muhalefet liderleri de cevap verince; “Cumhurbaşkanı'na iftira atamazsın. Hanımefendinin kaçacak deliği de yok. Çünkü o milletvekili de değil. Onunla hemen hesaplaşacağız. Onun hesabı ağır olacak. Birileri şuan cezaevinde süre dolduruyor aynı yola sen de düşebilirsin. “

Bir defa şunu hatırlatalım, seçim meydanlarında konuşan R.T. Erdoğan AKP Genel Başkanıdır. 82 milyon Türk Milletinin Cumhurbaşkanı meydanlara çıkıp bir partinin lehine oy isteyemez.

Muhalefet Parti sözcüleri,  AKP Genel Başkanı Erdoğan’a elbette cevap vereceklerdir.

İşin hülasası; bozulan devlet düzenini, ekonomiyi onarıp rayına oturtacak, Türkiye’yi seven insanların kuracağı bir partiye ihtiyaç vardır.

Bir sonraki yazımızda; nasıl bir parti, nasıl bir kadro ve bu parti neler vadetmeli onlardan bahsedeceğiz inşallah.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2895/turkiyede-yeni-bir-partiye-ihtiyac-var-midir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar