Başbaşa

Eskiler, “başbaşa baş da şeriata bağlıdır” derlerdi.

Şimdi hangi başın hangi başa bağlandığı pek belli değil.

Başlar karıştı.

...

Bizim oralarda, ”Lazlar çoğaldı çorbaya su katın” derler.

Siyasi havaya baktığınızda çorbanın iyice sulandığını göreceksiniz. Kural, kaide, ilke diye bir şey kalmadı.

Kim kime dumduma!

...

Siyaset ülke yararından çok mevki, para kokunca da saflar bile değişir.

Din, iman, dürüstlük! Dünkü ülkücüler bu günkü ulusalcı, dünkü milli görüşçüler bu günkü CHP’li oldular.

...

Duydunuz mu?

Ülkücü Mansur CHP’li Mansur oldu.

...

İdari yapılanmada fazladan sırıtan belediyeler adeta birer çiftlik.

İstismara, hortumculuğa oldukça müsait.

Seçilip de eski halinde aramıza döneni görmedim, istisnası pek az.

...

En basitinden mahalle muhtarlıkları bile kıyasıya çekişmeli.

Kravatı takan çıkıyor piyasaya.

Ne yapacak bu muhtarlıklar?

Hele de e-Devlet devreye girince yapacakları işleri kalmadı. Ama devlet havadan maaş ödeyince, ufacık bir mahallede neredeyse herkes muhtar adayı.

Denizden yemeyen domuz!

...

Halbuki her seçimin bir kuralı olmalı.

Aday da! Şehirleşmeden, imardan, yönetimden anlar mı?

Yanı işin uzmanı mı? Duvara çivi çakmasını bilmeyeni belediye başkanı yap, imardan, şehircilikten zerre anlamayanı meclis üyesi.

Başkana parmakçı, indirsin kaldırsın.

...

Şeytani siyaset...

İnkılaplar” adı altında Avrupa’dan ithal ettiğimiz kirli demokrasi kimyamızı bozdu, tarihimizi kirletti. Uğur Mumcu gibileri bile “Katil Demokrasi” diyordu.

Atilla İlhan’a göre de, “Laiklik sömürü aracı”.

Ne var ki çağdaşlık adı altında köhneleşmeyi inkılap diye yutturanlara en üst seviyede biat ediyoruz. Hatta bir nevi resmi tapınağımız!

...

Her seçim havası ülkenin geleceği için endişe.

İçimize sokulan paslı çivinin acısını duyduğumuz halde uyanamıyoruz.

Aklımız fikrimiz sandıklarda.

Voleyi kim vuracak?

...

Tabi Ankara volesi en başta gelir.

Hatta İstanbul’dan da önde.

Başkent düşerse baş da düşer.

...

Ankara’nın taşına bak” diyorlar.

Hayır, Konya yoluna bakın.

Adeta Berlin duvarı.

Rüzgarın boğazını sıkan çok katlı binalar gidenlerin unutulmayacak eserleri! Şimdi de oturduk gelenlere bakıyoruz.

...

Hatta Ankara’nın doğusu ile batısına bakın.

Doğusu kış, mahrumiyet, batısı bahar.

...

Yoklamalara göre Ankara’da, at yarışları baş başa gidiyor.

Güreşçilerimiz ringde.

Yarışma kıyasıya, seyirciler şimdilik kararsız.

Hangisi diğerini tuş ederse paslı çivi siyaset yeniden şekil alacak. Şehirler dönüşecek, trafik kilitlenecek.

Nefes zor alacağız.

...

Hırçın muhalefet...

Yumuşamayacak sertleşecek.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2868/basbasa.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar