Hainlik nerelere düştü?

Önceki seçimlerde aday olamayanlar bunu sorun yapmaz AK partiye çalışmaya devam ederlerdi. Eleştirmek veya başka bir partiye geçmek söz konusu bile olmazdı. Çünkü iktidarın elinde kullanabileceği başka malzemeler vardı.

Bu seçimde durum değişti, artık aday olamayanlar seslerini yükseltebiliyorlar. Eleştiriler çığ gibi, şansını başka partilerde deneyenlerin ise haddi hesabı yok.

Demek ki, AK partiye dönük beklentiler eskisi kadar güçlü değil. Bu savrulma, bu farklılaşma biraz da artık bariz hale gelen güç kaybından kaynaklanıyor.

Bu gerçeği söyleyenlere kızmak yerine oturup düşünmek gerekir, suçlayarak, aşağılayarak, iftira atarak bir yere varmak mümkün değil. Türkiye hiç bir demokrasi geleneği olmayan Arap ülkelerine benzemez. Halkın her şeyi hazmedeceğini, her şeyi yutacağını sanmak büyük gaflettir. Nitekim onca yayına, onca propagandaya rağmen toplumda beklenen ilgi oluşmuyor. İki partinin ittifakı, daha önce tek başına kazanılan yerlerde bile ekseriyet oluşturamıyor.

Çünkü bir seçim o hain bu hain söylemi ile götürülemez. Hainlik domatese, bibere, salatalığa kadar düştü. Buna toplumun inanacağını mı sanıyorsunuz?  Vatandaşın gündemi pahalılık, enflasyon, adaletin siyasallaşması sorunu. Ve partilerden bu sorunları nasıl çözeceğini duymak istiyor. Kimse seçimden sonra daha iyi olacağına dair bir umut taşımıyor. Bu umudu verecek bir hamle de görmedi.

Şu sıralar yeni partilerin kurulacağından söz ediliyor. Yeniçağ'da Orhan Uğuroğlu'nun Davutoğlu'nun bir konuşması ile ilgili yazdığı yazı bir günde doksan binin üzerinde tıklama almış. Gül cephesi ile ilgili haberler de aynı ilgiyi görüyor. Bu kadar ilgi aynı zamanda mevcut partilerden bu kadar umudun kesilmesi demektir." Bizden ayrılan haindir," söyleminin bir karşılığı yok, çünkü bunlar ayrılanlar değil, itilip kakılarak trollerin, pelikancıların önüne atılanlar.

Yıllardır AK partide siyaset yapan birine bu kadar tecrübeden sonra bu hatalar nasıl yapılıyor diye sordum:" Eskiden birbirine entegre kadrolar vardı. Yanlışa yanlış diyen  Davutoğlu  ve Gül  gibi insanlar vardı, onlar gitti, yanlışa doğru diyen adamlar geldi. Onun için de hiç bir yanlışı düzeltemiyoruz, bir adamımız için KHK çıkarıp doçentler rektör olabilir dedik,  sonra değiştirip profesörlükte üç yıl kalma şartı getirdik,  ardından bir adamımız için bir daha değiştirip adamımızın işini yapıp sonra bir daha değiştirdik. Onun bunun için kanunları kevgire çevirdik. Devleti kanunlar, kurumlar manzumesidir, şimdi niye eriyoruz diye soruyoruz, bunları yapan bir parti erimez mi?" dedi.

Siyasette hiç bir şey gizli kalmaz, günü gelir üstü örtüldü sanılanların hepsi su yüzüne çıkar. İşte çıkıyor da. AK parti zayıfladıkça daha çok şey konuşulacaktır. Bu yanlışlarla AK parti kendi muhalefetini kendi oluşturuyor. Dün anketlerle mühendislik yapılıyordu, bugün anketler yalanlanıyor. Seçime daha azınsanmayacak bir süre var, tablo değişir mi değişmez mi bugünden söylemek güç. Ama şu kadarını söyleyebilirim, emin olun vatandaş televizyon seyredemiyor.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2860/hainlik-nerelere-dustu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar