Uluslararası ilişkilerde basın ve medyanın rolü (1)

Eklenme Tarihi: 20.02.2019 10:02:00 - Güncellenme Tarihi: 30.03.2020 06:52:25

Maalesef kendi gerçeğiyle çelişen bir dünyada yaşıyoruz. Bir yandan bizlere, kitle iletişim araçları ve teknolojik gelişmenin, gezegenimizin tümünü bir araya getirerek "global bir köy" yarattığı söylenirken, öte yandan medya marifetiyle uluslararası anlaşmazlıkların barış yöntemiyle değil de, savaşarak çözümleneceği manipüle ediliyor. Basın ve medyanın genellikle devlet başkanlarının ziyaretleri üzerinde yoğunlaşıp yalan, yanlış ve sansasyonel türden "metalaşmış haberler" yaparak, liderleri etkileri altına alıp, savaş ortamı yaratma çabalarına karşı yine maalesef diyeceğim ciddi tedbirler alınamıyor. Uluslararası ilişkiler medyanın ürettiği düşmanlık tezleri üzerinden yürütülmeye çalışılıyor.
Ne yazık ki günümüzün post-modern dünyası "enformasyonu alınıp-satılan bir metâ" haline getirmiş ve iletişim alanını tümüyle bir endüstriye dönüştürmüştür. Ekonomik güce sahip olan patronlar, enformasyon üreten kitle iletişim araçlarını ele geçmiştir. Basım ve yayın evleri, radyo ve televizyon kuruluşları, reklam ajansları ve bilgi işlem merkezleri, veri bankaları vs. kurum ve kuruluşların ulusal sınırları aşarak, uluslararası ticaret yapan dev şirketlerin bünyesine girmesine müsaade edilmiştir. O münasebetle günümüzün ekonomi dünyasında medya yatırımları diğer ekonomik modeller arasında çok önemli bir konum ve prestije sahip olmuştur. Medyanın bu ticari boyutu, iletişim araçlarının kültürel ve sosyo-politik işlevleri konusunda problemler yarattığı da bir vâkâdır. Bununla birlikte, iletişim aracı enformasyon ve güç arasında ki ilişki, medya yatırımcılarını maddi yarar ve ekonomik kâr beklentisinden ziyade, siyasi güce sahip, geniş nüfuzlu alanları güdülemeye itmiştir. Yani medya yatırımlarında öncelik güç tutkusu ve nüfuzlu alana sahip olma arzusuna dayanmaktadır. O nedenledir ki dünyanın bir çok ülkesinde basın ve medya yatırımları büyük sermayenin cazibe merkezi ve yüksek yatırım alanı olmuştur. Bunun dışında Küresel sermaye sahiplerinin uluslararası siyaseti etkilemek amacıyla medya yatırımları yaptıkları da ticari bir gerçekliktir. Bütün bu olumsuzlukların yanında öncelikle dikkatlerinize sunmak istediğim konu: basın ve medyanın küresel sermayenin memurluğunu yapmak zorunda bırakılmış olması gerçekliğidir. Artık bundan sonra, ihtiyaç hasıl olduğunda insanlık namına güçlü bir şekilde aykırı ses çıkartabilecek bir medya desteği olması şimdilik mümkün gözükmemektedir.
Diğer taraftan küresel boyutta başka bir tehlike ise, yine küresel medyaya hükmedenler, uluslararası düzeyde propaganda yapma ve dünyayı etkileme gücüne sahip olarak uluslararası siyasete yön verirler. Uluslararası ilişkilerde doğru veya yanlışı onlar belirler, istedikleri ülkeyi yüceltir, istemedikleri kurumlar hakkında karalama yaparak, küresel aktörleri ötekileştirme imkanlarına sahip olurlar.
Not: bir sonraki yazımızın başlığı "Uluslararası ilişkilerde basın ve medyanın rolü" (2) olacaktır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2841/uluslararasi-iliskilerde-basin-ve-medyanin-rolu-1

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

31.07.2019 Lider ve Karizma
24.07.2019 Stratejik Akıl
17.07.2019 Suriye'den Daha Elzem, Suriyeliler Politikamız Olmalı
10.07.2019 Çarçur Ekonomisi
02.07.2019 Anketlere Değil, Aynaya Baksaydınız
26.06.2019 Sosyal Medya ve Yazar Tosun
19.06.2019 Akdenizde Can Sıkan Gelişmeler
11.06.2019 Lütfi Kırdar Mutabakatı
06.06.2019 Seküler kültürün icadı doğmalar, izm'ler
29.05.2019 Devlet Aklı
21.05.2019 Avrupa'nın Kültürel Egemenlik ve Asimilasyon Problemi
15.05.2019 Nihaî Çözüm Nedir?
08.05.2019 Nelere Şahit Olduk
02.05.2019 Hıyânet-i Vatan Suçlaması
25.04.2019 Merkez Sağ ve Merkez Sol Siyaseti
17.04.2019 Nur-u âyinlere ilham olsun.
09.04.2019 Bir deneme, yitirilen düşler
27.03.2019 CHP'yi iktidarsızlıktan kim kurtaracak?
20.03.2019 Hangisi daha evla kuvvetler ayrılığı prensibi mi, yoksa kuvvetler birliği ilkesi mi?
14.03.2019 Belediyelere, yerel yönetimlere atanmış seçkinler
06.03.2019 Türkiye taşra ve varoş kültürünün etkisi altına giriyor
27.02.2019 Uluslararası ilişkilerde basın ve medyanın rolü (2)
20.02.2019 Uluslararası ilişkilerde basın ve medyanın rolü (1)
14.02.2019 Toplumsal hayatımızda basın ve medyanın rolü
06.02.2019 Sahi biz kime oy vereceğiz?
30.01.2019 Baykal'ın devlet adamlığı vasfı
22.01.2019 Evrensel adalet ve hukukun üstünlüğü ilkesi
15.01.2019 Peki seçmenler ne istiyor?
09.01.2019 Atatürk döneminde Kemalizm fikrinin doğuşu
25.12.2018 2019 demokratik olgunluk yılı olsun
18.12.2018 Avrupa Türklerinin sosyal statüsü
11.12.2018 İnsan Hakları Gününde insani değerler ve kişi hakları
04.12.2018 Gelecek kaygısı ve Hitler Avrupası
27.11.2018 Batının kültürel tehdit algısı
20.11.2018 Medeniyetler ittifakı olmaz
12.11.2018 Pasif direniş ve sivil itaatsizlik.
06.11.2018 Eski tüfek bir Sosyalistin, Türk Solu analizi
29.10.2018 Erkler arası ilişkilerde yetki kavgası, anayasal hukuk devletini yaralar
25.10.2018 CHP ve Türk Solu Kavramı
19.10.2018 Ferdiyetçi ve toplumcu görüşe göre seküler, laik devletin tanımı
13.10.2018 İslam Hukukunda devletin tanımı
12.10.2018 Zabıta ekonomisi
03.10.2018 Etno-kültürel talepler ve bölgesel ırkçılık
27.09.2018 Emeklilikte yaş haddi mağduriyeti