Toplumsal hayatımızda basın ve medyanın rolü

Eklenme Tarihi: 14.02.2019 10:09:00 - Güncellenme Tarihi: 05.04.2020 08:35:00

Demokrasisi gelişmiş modern toplumlarda basın ve medya; haberleşme işlevinden başka, kendisini toplumsal ilişkilerle birlikte psiko-sosyal işlevleri yerine getirmekle de yükümlü görür. O münasebetle Montesquieu'nun demokratik rejimlerde kuvvetler ayrılığı prensibi diye tabir ettiği yasama, yürütme ve yargı güçlerine ilaveten basın ve medya "dördüncü kuvvet" olarak kabul edilir. Bundan başka medya, sadece demokratik ülkelerde değil, demokrasi dışı totaliter rejimlerde de halkı istenilen doğrultuda manipüle etmek, yani "rıza üretmek" amacıyla kullanılan önemli bir araç olarak itibara layık görülür. Totaliter devlette cop ve sopanın yaptığı sindirme işi, demokratik devlette basın ve medya vasıtasıyla yapılarak, tebâ kültürüne bağlı itâatkar toplumlar türetilir.
Toplumsal hayatımızda işlev ve etki alanı bakımından önemli bir yer işgal eden basın ve medyadan başka, "beşinci kuvvet" diye tabir ettiğimiz sivil toplum kuruluşları da hatırı sayılır bir değere sahiptirler. Bu durumda erkler arası ilişkiler anlamında basın, medya ve sivil toplum örgütlerinden de "kamu yararı" gözeterek faaliyet yapmaları beklenir. Diğer taraftan basın ve yayın organlarından insanların doğru bilgi ve gerçek haber alma hakkına saygı göstermesi sektör etiği veya adli yaptırımlarla güvence altına alınmaya çalışılır.
Bilgi toplumu olmanın sağladığı avantajlarla son derece önemli bir etki alanına sahip olan basının, sahip olduğu gücü hiç bir şekilde tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanması doğru olmadığı gibi, medyanın kartelleşmesine izin verilmesi de aynı şekilde hatalı olur. Medya ve siyaset ilişkilerinde ise, devlet erkini medya patronlarına muhtaç bırakmayacak şekilde dizayn edilmesine özen gösterilir. Medya patronlarının birgün kendilerinde vehmettikleri güçle, Devlet Ricalini haksız yere tezvir ederek, siyasi rant sağlamayı arzu edeceği ihtimali göz önünde bulundurularak hareket edilir. Yeri gelmişken bu manada, vakti zamanında bir medya patronunun malikanesine ziyarete giden bir başbakanı pijama, terlikle karşılama nezaketsizliğini anekdot olarak aktarmakta bir sakınca görmem.
Dünya üzerinde iletişim ve inovasyon çağına uygun düşen, bilginin hızlı bir şekilde akışı sağlanırken, sosyal medya diye tabir edilen dijital ağların kullanıma girmesiyle birlikte, basın ve medya günlük hayatımızda varlığını daha da çok hissettirmiştir. Bir yandan internet ortamında evlere kadar uzanan yayıncılık ve ticari ağlar, diğer yandan dünyanın herhangi bir köşesinde ki olayların, hatta savaşların televizyonlardan anında (canlı olarak) verilmesinin insan hayatına akseden olumsuz boyutu maalesef henüz daha tespit edilememiştir.
Günümüzün dünyasında basın ve medya üzerinden "paketlenmiş bilinç, yani şuur paketleme" işi ve toplumu kaderine ikna ederek rıza üretme işi, medya marifetiyle yapılıyor. İnsanlar basın ve medya vasıtasıyla dijital manipülasyonlara maruz bırakılarak şuur ve bilinç altı yönlendirmesi yapılarak kaderine rıza göstermeye ikna ediliyorlar. Rıza üretme işi toplumsal duyarlılık ve kurumsal etik göz adardı edilerek yapılıyor. Diğer taraftan basın etiği ve kurumsal etiğin başta basın mensupları tarafından ihlal edilmesi "basında kalite ve öz denetim" sorunlarını tartışmaya açarken, medya?ya karşı güven krizinin doğmasına da vesile oluyor. Neyse ki basın ve medyaya karşı oluşan güvensizliği medya kendisi de kabul ediyor.
Ülkelerin siyasetinin şekillenmesinde ve uluslararası ilişkilerin dizayn edilmesinde, medyanın rolünün iyice belirginleşmesi ve buna paralel olarak bir kısım medyanın "kartel medyası" gibi tanımlanması halkın medyaya olan güvensizliğinde tabi ki etkisi olmuştur. Piyasada rakip yayın organlarının birbirleriyle kapışması, ısmarlama ve yalan haberlerle belden aşağı vurulması, medya'ya duyulan güvensizliği pekiştirmiştir? Bu vesileyle tüm olumsuzluklara rağmen, siyaset kurumunun yandaş medyaya abartılı bir şekilde itibar sağlama çabasını doğru bulmadığımı da ifade etmek isterim. 

Not: Basın ve medya konusunu dosya konusu olarak işlemek istediğim için bir sonraki başlık "Uluslararası ilişkilerde basın ve medyanın rolü" olacaktır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2828/toplumsal-hayatimizda-basin-ve-medyanin-rolu

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

31.07.2019 Lider ve Karizma
24.07.2019 Stratejik Akıl
17.07.2019 Suriye'den Daha Elzem, Suriyeliler Politikamız Olmalı
10.07.2019 Çarçur Ekonomisi
02.07.2019 Anketlere Değil, Aynaya Baksaydınız
26.06.2019 Sosyal Medya ve Yazar Tosun
19.06.2019 Akdenizde Can Sıkan Gelişmeler
11.06.2019 Lütfi Kırdar Mutabakatı
06.06.2019 Seküler kültürün icadı doğmalar, izm'ler
29.05.2019 Devlet Aklı
21.05.2019 Avrupa'nın Kültürel Egemenlik ve Asimilasyon Problemi
15.05.2019 Nihaî Çözüm Nedir?
08.05.2019 Nelere Şahit Olduk
02.05.2019 Hıyânet-i Vatan Suçlaması
25.04.2019 Merkez Sağ ve Merkez Sol Siyaseti
17.04.2019 Nur-u âyinlere ilham olsun.
09.04.2019 Bir deneme, yitirilen düşler
27.03.2019 CHP'yi iktidarsızlıktan kim kurtaracak?
20.03.2019 Hangisi daha evla kuvvetler ayrılığı prensibi mi, yoksa kuvvetler birliği ilkesi mi?
14.03.2019 Belediyelere, yerel yönetimlere atanmış seçkinler
06.03.2019 Türkiye taşra ve varoş kültürünün etkisi altına giriyor
27.02.2019 Uluslararası ilişkilerde basın ve medyanın rolü (2)
20.02.2019 Uluslararası ilişkilerde basın ve medyanın rolü (1)
14.02.2019 Toplumsal hayatımızda basın ve medyanın rolü
06.02.2019 Sahi biz kime oy vereceğiz?
30.01.2019 Baykal'ın devlet adamlığı vasfı
22.01.2019 Evrensel adalet ve hukukun üstünlüğü ilkesi
15.01.2019 Peki seçmenler ne istiyor?
09.01.2019 Atatürk döneminde Kemalizm fikrinin doğuşu
25.12.2018 2019 demokratik olgunluk yılı olsun
18.12.2018 Avrupa Türklerinin sosyal statüsü
11.12.2018 İnsan Hakları Gününde insani değerler ve kişi hakları
04.12.2018 Gelecek kaygısı ve Hitler Avrupası
27.11.2018 Batının kültürel tehdit algısı
20.11.2018 Medeniyetler ittifakı olmaz
12.11.2018 Pasif direniş ve sivil itaatsizlik.
06.11.2018 Eski tüfek bir Sosyalistin, Türk Solu analizi
29.10.2018 Erkler arası ilişkilerde yetki kavgası, anayasal hukuk devletini yaralar
25.10.2018 CHP ve Türk Solu Kavramı
19.10.2018 Ferdiyetçi ve toplumcu görüşe göre seküler, laik devletin tanımı
13.10.2018 İslam Hukukunda devletin tanımı
12.10.2018 Zabıta ekonomisi
03.10.2018 Etno-kültürel talepler ve bölgesel ırkçılık
27.09.2018 Emeklilikte yaş haddi mağduriyeti