Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?

Eklenme Tarihi: 12.02.2019 14:13:00 - Güncellenme Tarihi: 29.03.2020 21:26:35

?İnsan gerçekten hayret ediyor? demişti bir vakitler çok çok ünlülerden biri.

Evet, insan gerçekten hayret ediyor.

En oturaklı yazarlar? Şöhretli şairler? En ünlü sanatçılar? Medya mahallesinin pek ağır topları? En beyefendi müzisyenler?  

Vatanseverlik noktasında gözünü budaktan, malını mülkünü infaktan sakınmayan yüce gönüllü yurttaşlar?

İlimde çığır açanlar; kendi bilim alanında şöhreti ülkeyi aşıp, uluslararası arenada kapıları ardına kadar açtıranlar?

Şehir protokolünün seçkin üyeleri? Zarif hanımefendiler, şık beyler? Kibarlıktan kırılacak gibi görünen iki dirhem bir çekirdekler?

Kimler, kimler ve dahi kimler?

?

Mevzu futbol ise, bırakınız alt ve orta sosyo-ekonomik düzeye mensup ortalama yurdum insanlarını, işbu ?yüksek? sınıflara mensup zevat dahi, bilhassa kendi takımının galibiyeti veya mağlubiyeti söz konusu olunca, bambaşka bir ?canlı?ya dönüveriyor. Sevinirken de, üzülürken de?  

?Ne var bunda, normal bir insan taraftarı olduğu takım galip geldiği zaman sevinir, yenildiğinde ise üzülür? dediğinizi duyar gibiyim.

Evet, haklısınız, normal şartlar altında dediğiniz doğru, ancak yanlış olan ve başka bir ?canlı?ya dönüşüvermeyi işaretlememize sebep olan durum tam da burada ortaya çıkıyor.

O kadar ki?

Dünyanın dört bir köşesinden en üst düzey hakemler getirilip sorulsa ve bir pozisyona ?oybirliği? ile ?penaltı? kararı verilse; eğer o karar taraftarı olduğu takımın lehineyse, ?e, tabii ki penaltı, başka ne diyeceklerdi ki? diyen mezkûr şahıs/lar; karar takımı aleyhineyse, üç yaşındaki çocuk mızıkçılığı ile ortalığı ayağa kaldırıp, bağırıp çağırmaya, kaba saba konuşmaya ve hızlarını alamayıp küfretmeye başlıyor.

Hoşuna giden hakem kararına karşı sosyal medya mahallesinde karşıt görüş bildirenlere -en hafifinden alay ederek- ?ağlamayın? diyen mezkûr canlılar, takımları aleyhinde verilen kararlar sonrası ise mahalleyi hakaret ve küfür yağmuruna tutuveriyor. Maçın hakemlerine, karşı takımın teknik direktörüne, Türkiye Futbol Federasyonu?na, Merkez Hakem Kurulu?na, rakip takım taraftarlarına ve hatta gerçeğe işaret etmeye çalışan ve sükûnete davet eden tarafsızlara?

Geniş zamanlı bir bakış açısıyla söylenecek olursa; taraftarı olunan takımın çokça maç kazanmasını, şampiyonluklar yaşayıp kupalar kaldırmasını sağlayan teknik direktör, kulüp başkanı ve/ya futbolcu gerek futbol oyunu odağında gerekse futbol dışı yaşamında, fair play (âdil/ temiz oyun) kurallarına, toplumumuzun değer yargılarına ve kimi zaman yazılı kurallara mugayir ne yaparsa yapsın, hangi ayıbı ve suçu işlerse işlesin görmezden gelinip kulağın üstüne yatılabiliyor.

Sokak serserisi gibi mekân basıyormuş, ağzından küfür düşmüyormuş, -saha içi dâhil- hemen her yerde kabadayı edâsıyla iletişim kuruyormuş ne gam, kimin umurunda?

Yeter ki bu tür kişiler sayesinde tutulan takım başarılı olsun; ezeli rakipler başta olmak üzere, diğer takımlara karşı sürekli olarak galebe çalınsın. Ve dahi bu başarılar isterse, haksızlıklar, kayırmacalar ve kollanmalar sonrasında gelmiş olsun.

Yakın zamanlarda bu durumun tersine bir güzel uygulamayı Kayserispor yaptı ve yeni transfer ettiği bir futbolcunun ahlâk dışı davranışlarını tasvip etmeyerek, sözleşmesini feshetti.

Bugüne kadar gördüğüm ilk ve tek bireysel dik (erdemli) duruş ise, şu günlerde büyükşehirlerimizden birinde ilçe belediye başkan adayı olan kaliteli bir kişiden gelmişti. Bu kıymetli muhterem, tavırlarını ve davranışlarını tasvip etmediği ?pek meşhur teknik direktör? takımın başına geldiğinde, o gidene kadar taraftarlığını askıya alacağını ve takımı övücü paylaşımlarda bulunmayacağını beyan etmişti. Sosyal medya mahallesinin orta yerinde hem de...

?

Ne acıdır ki, yukarıdaki karanlık tabloya alkış tutanların sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında, ?Allah?, ?kitap?, ?din?, ?iman?, ?adalet?, ?kul hakkı?, ?ahlâk?, ?etik?, ?modernlik?, ?medeniyet?, ?nezaket?, ?terbiye? vs., bu toplumun ortalama bütün insanları tarafından kabul gören değerler odağındaki cümlelerin bardaktan boşanırcasına yağdığını görmek mümkün.

O halde bu kişilere küçük bir hatırlatma yapalım? Onlara yakışacağını düşünerek?

Yanlışlığı genel kabul gören bir hakem kararı hakkında değerlendirme yaparken, o karar sizin takımınızın aleyhinde olduğu zaman, ?hakemler de insandır, onlar da hata yapabilir?; lehinde olduğunda ise, ?hakemlerimiz karar verirken daha dikkatli olmalı, takımımızın böyle yanlış kararlar sonrasında galip gelmesi, puan/lar alması çok da hoşumuza giden bir durum değildir? diyebiliyorsanız, ülke futbolu adına gelecek adına olumlu sözler söylenebilir. Yoksa?

?

Kasden, hafta sonu ve dün akşam oynanan Süper Lig maçlarından örnek vermiyorum. Zira ne hakaret ve küfür duymaya niyetim var, ne de birilerine laf yetiştirecek zamanım... Herkesin her şeyi bildiği ve konumuz olduğu üzere, herkesin futbol otoritesi olduğu bir ortamda/ ülkede örneklemeler yapmaya kalkışmak zahmetten başka bir anlam taşımaz çünkü.

Unutmadan?

Ne diyordu o genç futbolcu, kendisine uzatılan mikrofona görüş bildirirken; ?canımız yanıyor, içimiz acıyor.?

Bu can yakmaların, bu hakka girmelerin bir gün gelip, şaşmaz bir terazide ölçüldükten sonra hak yiyenlere pek acı bir biçimde fatura edileceğini düşün/e/meyecek olanlara bu sözlerin bir anlam ifade etmeyeceğini elbette biliyorum.

Demem o ki, bilhassa Türkiye?de futbol, futboldan başka her şeydir. Hakkı, adaleti, vicdanı, dürüstlüğü ve kısacası, insana insan olduğunu dahi unutturur. Ve insan bu duruma gerçekten hayret ediyor.  

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2822/mevzu-futbol-ise-insanlik-teferruat-midir

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET