HDP üzerinden siyasi rekabet kime yarar?

Terör ve bölücülükle mücadeleyi  oy hesabı üzerinden yaparsanız  hem ülke hem parti olarak kaybedersiniz. Ne yazık ki,  bir seçimi daha iç parçalanmaları artırma pahasına HDP üzerinden yapıyoruz

Cumhur ittifakı, millet ittifakını gözden düşürmek için HDP ile iş birliği yapmakla suçluyor. Hem Sn Cumhurbaşkanı hem de Sn Bahçeli konuşmalarını  HDP'ye odaklayarak yapıyorlar. Akşener, bu ithamlara cevap vermek için kendi gündeminden kopmak zorunda kalıyor.

Önce bir tespit yapayım; bu tür bir siyasi söylem hiç doğru değil. Parti olarak kazanabilirsiniz ama Türkiye kesinlikle kaybeder.

Evet, HDP terör örgütünü telin etmeyen, örgütle bağını kesmeyen bir parti. Temel hedefi Türkiye toprakları üzerinde ayrı bir devletin alt yapısını oluşturmak. Kobani eylemlerinde sorumluluğu büyük. Nitekim, bazıları işledikleri suçlardan dolayı yargılanıyor.

Lakin bütün bu gerçeklere rağmen  politika yaparken tuzağa düşmemek  gerekir.

HDP/PKK ikilisinin hedefine ulaşabilmesi bölge insanını  toplumun diğer kesimlerinden koparmasına bağlı. Çünkü bir coğrafyanın bölünmesi ancak toplumun bölünmesi ile mümkündür. Dolayısıyla  insanı kaybetmedikçe coğrafyayı kaybetmezsiniz. Terör ve bölücülükle mücadele stratejinizi de bunun üzerine kurmanız gerekir.

HDP üzerinden millet ittifakını vurma siyaseti , sanılanın aksine sadece millet ittifakını vurmuyor aslında daha çok bölge insanını vuruyor. Onları daha çok HDP'nin kucağına itiyor, aşırı dışlama beraberinde duygusal ve fiziksel kopuşu getiriyor. Bu tam da PKK ve türevlerinin istediği bir sonuçtur, vatandaş ne kadar genel kitleden koparsa amaca ulaşmak o kadar kolaylaşır.

Doğru siyaset, tabanında reaksiyon yaratmadan, bölge insanında itilmişlik, dışlanmışlık hissi yaratmadan  eleştirmektir. Herkesi HDP ile iş birliği yapmakla suçlamak -HDP ile ilgili- eleştirilerin inandırıcılığına da gölge düşürür. Kaldı ki bu tarz bir siyasetin HDP'yi legal siyasete çekmek gibi bir amacı da yok.  Bu konuda iki yol var, birincisi HDP'yi yasal siyasete çekmek, hatta demokratik yollarla buna mecbur etmektir. İkincisi bu mümkün değilse kitlesinde dışlanmışlık duygusu yaratmadan onu zayıflatmaktır.  HDP bölge insanının derdi ile hiç ilgilenmedi, ideoloji yapmaktan vatandaşın gerçek sorunlarına hiç eğilmedi. Apo'yu düşündüğü kadar kendine oy verenleri düşünmedi. Ama bunları bölge insanına anlatacak bir parti de olmadı. Halbuki, vatanseverlik, milliyetçilik böyle yapmayı gerektirirdi. Bölen, insanlarımızın bir kısmını bizden uzaklaştıran bir politika doğru değildir. Muhalefete bu şekilde yüklenmek de başka bir yanlıştır. Önce Sn. Akşener'i  ne yapacağınıza bir karar verin, FETÖ'cü yaptınız, olmadı şimdi de  HDP'li yapıyorsunuz. Bu mudur büyük siyaset?

Emin olun bu politika ayrışmayı derinleştirmekten başka işe yaramıyor. Kimse de  bu suçlamaları ciddiye   almıyor. Çünkü HDP'yi büyüten çözüm sürecidir. Hudeybiye'ye kadar yirmi senede ancak on bin kadar  kişi Müslüman olmuştur, Hudeybiye'de Müşrikler Müslümanlarla masaya oturup  onun meşruluğunu ve yasallığını kabul ettikten sonra bütün psikolojik bentler yıkılmış, üç yılda yaklaşık yüz yirmi bin kişi Müslüman olmuştur.  HDP yüzde beşten 10'a çıktıysa sebebi kurulan masadır. Bir defa da biz hata yaptık diyin, bu bir eksiklik değil, bilakis bir erdemdir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2815/hdp-uzerinden-siyasi-rekabet-kime-yarar.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar