Belediye Başkan Adayları nasıl tokalaşmalı?

Tokalaşmanın, ilk çağlardan beri insanlar arasında bir “iyi niyet gösterisi” olarak ortaya çıktığı ve günümüze kadar devam ettiği bilinmektedir. 

Fert fert veya topluluk halinde, birbiriyle iletişimde bulunan insanların muhataplarına karşı yaptıkları ilk beden dili hareketlerinden biri, tokalaşmadır.

Beşeri münasebetlerin “anahtarı” olarak kabul edilen tokalaşma, aynı zamanda başarılı bir iletişimin olamazsa olmazıdır.

Ancak tokalaşma, sadece başarılı bir iletişimin değil, belki başarısızlıkla bitecek bir ilişkinin de anahtarı olabilir.

Usulüne uygun olarak yapılmayan bir toka hareketi, iletişim “kazası”, “hatası” veya “ayıbı”na dönüşerek başarısız bir münasebete yol açabilir.

Son asrın, velud muharrir ve müellifi Ahmed Cevdet Paşa, “Mecelle” ismi ile maruf eserinde, elmas kıymetinde esas düsturlardan birini zikreder:

“Usul, esasa tekaddüm eder”. Yani, usul, esastan önce gelir.

Kadim zamanlardan beri geleneğin tevarüs ettiği, “Usul olmadan vusul olmaz” kelâm-ı kibarı da aynı hakikati ifade etmektedir: Usul, yol-yordam olmadan, hiçbir yere vasıl olunamaz, ulaşılamaz.

İşte “protokol” ve “beden dili” teorisinde tokalaşma, “usule dair” bir merasim kabul edilmekte; birbiriyle muhatap iki veya daha çok kişinin yapacağı yüzyüze konuşma ve görüşme ise, “esasa dair” bir fiil olmaktadır.

Bu sebeple, usulüne uygun olmayan bir tokalaşmanın, memnuniyetsiz bir muhatap doğurması her zaman imkân dahilindedir. 

İdeal Tokalaşma Nasıl Olmalıdır?

O halde, “sosyal” hayatta, “resmi” veya “diplomatik” münasebetlerde iletişim hatasına, kazasına veya ayıbına sebep olmamak için ideal bir tokalaşma nasıl olmalıdır?

Eller, birbirini nasıl kavramalı veya nasıl tutmalıdır?

Muhatap ile tokalaşırken eller; alta mı olmalı, yoksa üste mi çıkarılmalıdır?

El’in üste çıkması, muhataba karşı bir saygısızlık olarak görülebilir mi?

Kişi, bir eliyle tokalaşırken, diğer elinin (kolunun) konumu nasıl olmalıdır?

Tokalaşırken eşyadan yardım almak gerekir mi?

Tokalaşma alışkanlıklarını, esaslarını, kurallarını belirleyen üç farklı ilişkiler ağı mevcuttur. Bunlar:

1-) Sosyal hayattaki ilişkiler

2-) Resmi ortamlardaki ilişkiler

3-) Diplomatik teamül ve ilişkilerdir.

Sosyal Hayatta İlişkiler ve Kurallar

Sosyal hayattaki münasebetlerde, riayet edilmesi gereken kurallar, toplum tarafından ihdas edilmiştir.

Bu kurallar, uzun tarihi devirler içinde oluşmuş, yerleşmiştir. Mebhus kurallara, “mahalle baskısıyla” herkesin uyması beklenir.

Uymamanın cezası, sosyal münasebetlerde dışlanma, kınanma ve ayıplanmadır.

Resmi Ortamlarda İlişkiler ve Kurallar

Resmi protokol kuralları ve resmi münasebetlerdeki kurallar, bir devletin mevzuatı (kanun, tüzük, yönetmelik, …) hükümleri ile ihdas edilir, değiştirilir veya kaldırılır.

Resmi vazifeli her devlet memurunun, her kamu görevlisinin resmi protokol kurallarına uyması gerekir.

Bu kurallara uymamak, ceza hukuku kapsamında suç veya disiplin suçu olarak takibata uğrar: Kurallara uymayan kişi (kamu görevlisi) cezalandırılır.

Diplomatik İlişkiler ve Kurallar

Milletlerarası münasebetleri tanzim eden kurallar, milletlerarası diplomatik protokol kurallarıdır.

Bir ülkeyi temsil eden görevlilerin, diplomatik protokol kurallarına göre hareket etmesi beklenir.

Aksine hareket eden bir ülke temsilcisi veya diplomat, evvela kınanır; sonra, milletlerarası hukuk ve teamüllerin gereği yapılır.

DER-KENAR:

“Tokalaşma” bahsine gelecek birkaç yazıda devam edeceğim.

Devlet ve hükümet adamlarının birbirinden farklı ve çok ilginç fotoğraflarını paylaşacağım, sizinle.

Aynı zamanda, fotoğrafların tahlillerini yaparak tokalaşma esnasında siyasetçilerin güç ve üstünlük mücadelesini, protokol hatalarını, kazalarını ve zafiyetlerini anlatacağım. 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2805/belediye-baskan-adaylari-nasil-tokalasmali.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar