İSRAİL İLE İLİŞKİLER

Uzun bir aradan sonra İsrail ile münasebetler eski hale döndü. Kesilen ilişkiler bu haftadan sonra yeniden kurulacak. Buna tepki gösteren çevreler olacaktır. İslami ve insani sebeplerle gösterilen tepkilere saygı duymak lazım. Ötesi bağcıyı dövmektir, ciddiye almaya bile gerekmez.

Gazze’de, Filistin’de yapılanları elbette görmezden gelmiyorum. Ama unutmayalım ki İslam coğrafyasının her tarafı aynı durumda. Müslümanlara ayrımcılık yapan her ülkeye tavır koymak Türkiye’yi dünyada yalnız bırakır. Bu da hiç kimseye el uzatamamak demektir.

Hassasiyetlerimiz mutlaka aklın kılavuzluğunda olmalıdır. Akıldan yoksun bir hassasiyet hissiliktir bizi doğru sonuçlara götürmez. İslam dünyasının dertlerine derman olmak lafla olmaz, güçle olur. Türkiye güçlü olursa kardeşlerine el uzatabilir. Aksi takdirde laftan öteye gidemez. Kabul edelim etmeyelim, İsrail dünyada güçlü lobilere sahip ülkelerin başında geliyor.

Gücünü de buradan alıyor. Bir ülkeye tavır aldığı zaman onlarca destekçi bulabiliyor. Bir ülkeye dost olduğu zaman onlarca ülkeyi de ardından getirebiliyor. Türk milletine ne kadar dost oldukları tartışılır ama uluslararası toplumun eğilimleri bakımından düşman olmaması bile kazançtır.

Sadece İsrail ile değil, Türkiye Suriye ve Rusya ile de münasebetlerini düzeltmelidir. Diplomaside duygusallığa yer yoktur. Gerçekçi olmayan kaybeder. Suriye’de Birbirinden kopuk, merkezi bir güç olmaktan uzak gruplarla ne Esad devrilir, ne de Suriye’de Türkiye’ye dönük etnik tehdit bertaraf edilebilir.

Egemenler birlikte hareket ettikleri gün PYD saltanatına bir gün bile katlanamaz. Unutmayalım ki Türkiye’nin bütünlüğünü PYD/PKK ve onların AĞA Babaları tehdit ediyor. Hükümet Gazze’yi sattı gibi akla ziyan yazılar yazılacaktır. Hiç kimse satılmadı.

TC hükümetlerinin birinci görevi bu ülkenin menfaatlerini korumaktır. Türkiye kendine problem yaratarak Gazze veya başka kardeş bir topluluğun problemlerini çözemez. Kaldı ki İslam’ı Yahudi karşıtlığına indirgemek sağlıklı bir yol değil. Ufkumuzu daha geniş, idrakimizi daha sağlıklı tutmalıyız. Başbakan’ın açıklamaları ilişkiler düzelirken Gazze’nin ihmal edilmediğini gösteriyor.

Sınırlı bir iyileşme de olsa bu Gazze’li kardeşlerimizin hayatına müspet tesirlerde bulunacaktır. İki ülke arasında ilişkilerin kesilmesi sadece Türkiye’ye değil İsrail’e de zarar vermiştir. Türkiye’nin hassasiyetlerini bilen İsrail bundan sonra Gazze halkına karşı daha dikkatli olacaktır.

Bu da az kazanç değildir. Dolayısıyla kaybedilen, yahut satılan kimse yok. Türkiye kendi önceliklerine göre hareket etmiştir. Doğru da etmiştir. Umarım en kısa zamanda tüm komşularla daha sağlıklı daha yapıcı ilişkiler kurar. Konuşamadığınız bir ülkenin politikalarına tesir edemezsiniz. Konuşabilmek etkileyebilme imkanına sahip olmak demektir. Eğer tesir etmekten bahsediyorsak komşularımızla konuşmak konuşamamaktan daha iyidir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/280/israil-ile-iliskiler.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

ALİ ÇOLAK
30.06.2016 16:42
Hassasiyetlerimiz mutlaka aklın kılavuzluğunda olmalıdır cümlesi makalenin özü olmuştur.. Ellerinize sağlık Sayın Hoca'm..

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar