Ahi Evren ve günümüze iz düşümü

Eklenme Tarihi: 30.01.2019 10:05:00 - Güncellenme Tarihi: 26.02.2020 19:22:44

Ahi Evren ilk terbiyesini Yesevi zihin yapısının yaygın bir şekilde bulunduğu Azerbaycan'da almış ve daha sonra ünlü İslam alimi Fahreddin  Razi?nin tedris halkasına katılarak ondan ders almıştır. Kayınpederi ile birlikte fütüvvet anlayışını Anadolu'da yaymak için Abbasi Halifesi Nasır'ın elçiliğini deruhte etmiştir. Buradan hareketle Ahi Evren'in fikriyatının oluşmasında etkin rol oynayan faktörler şu şekilde sıralanabilir:

- Yesevi Tarikatı

- Fahreddin Razi?nin tedris halkası

- Kayınpederi Evhad'ud-Din Kirmani

- Fütüvvet anlayışı

Ahi Evren'in hayat tarzını etkileyen bu teorik faktörler ve bu etkiyle oluşan, kendisini pir kabul edenleri derinden tesir altına alan fikirleri ve fikirlerinin Anadolu'da pratiğe dönüşümleri Ahiliğin anlaşılmasında önemli yer tutar. Bu fikirler pratiği dönüşümleri ise iki kısımda incelenebilir: ?Sanatkârlık ve Cihat Mefkuresi?.

Ahi Evren'e göre Ahiliğe girenlerin bir sanata sahip olmaları gerekir, çünkü Ahi helal kazanmakla mükelleftir. Helal kazanmanın yolu kişinin kendi emeği ile geçinebileceği bir mesleğe sahip olmasından geçer. Ayrıca, zengin olan başkasına daha çok hizmet edebilir. Ahi Evren'in hayat felsefesinde, Ahi olan aynı zamanda cihat mefkuresine de sahip olmalıdır.

Ahi Evren iki ana başlık altında toplanabilen fikirlerini Anadolu'da, Ahmet Yesevi gibi, halkın anlayacağı bir lisanla anlatmış ve yaymıştır. Esasında o eser yazacak kadar âlimdir, ancak pratik hayata ağırlık vermiştir. Onun bu yaklaşımı, fikirlerinin Anadolu'da çabuk yayılmasına sebep olmuştur. Ahi Evren, müritlerine Kur'an ve Sünnet doğrultusunda fikirler telkin etmiştir. Gerek inanç sistemlerinde gerekse halk hikayelerinde ve destanlarında görülen evrensel tiplere tarihin her döneminde rastlamak mümkündür. Bu açıdan Türk düşünce sisteminin meydana getirdiği bu kültürel gruplaşmalarda Alp ve Veli tiplerine Ahi Evren'in kazandırdığı yeni boyut ve derinliği çok iyi anlayıp yorumlamamız gerektiğini unutmamalıyız.

Ahi Evren'in hayat felsefesinde bir cihat yapmanın yanında, bir sanat sahibi olmada önemli bir yer tutmaktadır. Bu da bize göstermektedir ki Ahi Evren tiplemesi alperenliğin kapsamını daha da genişletmektedir. Zira Alp-eren özellikleri yanında, Ahi Evran'ın şahsiyetiyle bütünleştirilen diğer bir kavram ise sanatkârcılıktır. Bu husus Alp-eren tipine ekonomik boyut kazandırılması açısından büyük önem taşımaktadır.

Alp-eren tipinin fonksiyonları ülke savunması, dinin yaygınlaştırılması, siyasi mücadele ve uhrevi hayat olarak sıralanabilir. Bu tiplemede ekonomik hayatın pek yeri yoktur. Ahi Evran ise alp-erenliğe ekonomik boyut kazandırarak, dünyevi ve uhrevi hayatı bütünlük içerisinde temsil etmektedir. Kısaca, Ahi Evran'ın şahsiyetindeki üç temel motifin ?Alplik, Erenlik ve Sanatkârlık? olduğu görülmektedir.

Ahi Evren?in şahsiyetindeki "sanatkârlık" motifinin her türlü ekonomik faaliyeti kapsayacak biçimde yorumlanması gerekir. Böylece alp-eren özellikleri taşımanın yanında, ferdin av ve ganimet dışındaki ekonomik faaliyetlere önem vermesi özendirilmektedir. Bu açıdan devletin himayesinde olmasından dolayı Ahi Birliklerine mensup sanatkârlar ve esnaflar, ekonomik açıdan problemsiz bir dönem yaşamışlardır. Ahi Evren'e yaptığı ekonomik uygulamalardan dolayı bugünkü ifadesi ile Büyük Türk ekonomisti de diyebiliriz.

Bugün yapılması gereken Ahi Evren?in, yıllar önce Anadolu?yu yurt tutmak için gelen genç Alperenleri Ahilik müessesi ile üretime teşvik ederek Anadolu?nun İslamlaşmasına ve Türkleşmesine verdiği katkıyı iyice tahlil ederek açığa çıkarılacak  ?Anadolu Mayası? ile ülkemizdeki yirmi milyonun üzerindeki genç nüfusu girişimciliğe ve üretime sevk ederek dünya mazlumlarının umutla beklediği güçlü Türkiye?yi inşa etmektir.  

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2795/ahi-evren-ve-gunumuze-iz-dusumu

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

22.08.2019 Toplu Sözleşme Mağduru Memura Bir de Böyle Bakalım
15.08.2019 Hükümetler, Sendikalar ve Ülkenin Geleceği?
08.08.2019 Emek, Ücret, Sosyal Adalet...
05.08.2019 Sınırlar Arasında
21.07.2019 İmam Maturidi'nin Türk-İslam Düşüncesindeki Yeri ve Önemi
11.07.2019 Sosyal Devlet mi Dediniz?
21.03.2019 Sen yoksan kimse yoktur
23.02.2019 Adalet Mülkün Temelidir
15.02.2019 Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Hocamız ne yapmak istiyor?
13.02.2019 Medeniyet, kültür, eğitim ve terbiye
30.01.2019 Ahi Evren ve günümüze iz düşümü
31.12.2018 Seyit Ahmet Arvasi Hocamızı anarken?
30.11.2018 Mesleki eğitim ve Milli Eğitim Bakanlığı
27.11.2018 Ziya Selçuk Bakanımızın köy enstitüsü açıklamasına dair?
24.11.2018 Asgari ücretlinin arzuhali
04.11.2018 Uganda Kampala Büyükelçimiz Romalı mı?
23.09.2018 Sessiz sedasız bir Ahilik Haftası daha kutlandı
18.09.2018 Eğitim sistemimiz temelinden yeniden inşa edilmelidir
26.08.2018 Anadolu'ya Türk damgasının vuruluşu
08.08.2018 Ekonomik kriz ve zihniyet değişimi
02.08.2018 Uşaklar ve efendileri kazdıkları kuyuda boğulacaktır
28.07.2018 Siyaset Kavramı ve Din İlişkisi
24.07.2018 Değişimin lokomotifi eğitimdir
04.06.2018 LGS?nin Düşündürdüğü Hakikatler
11.05.2018 Vakıf kültürü hoyratça harcanmamalıdır
07.05.2018 Değişen Türkiye
28.04.2018 Sivil toplum ve demokrasi
24.04.2018 Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir
17.04.2018 Tarih şuuru
06.04.2018 Maturidilik ve Alperenlik
23.03.2018 21.Yüzyılın alpereni Muhsin Başkan?ın anısına
15.03.2018 Türkiye?nin Ortadoğu?daki mücadelesi bir milattır
28.02.2018 Millet ve milliyetçilik üzerine
14.02.2018 Okullar düzelmeden nesiller düzelmez
30.01.2018 Emperyalist Zihniyetle Mücadele ve Okullarımız
26.01.2018 Yaban Elma Sevdalısı Aydınlar ve Ağbabalarına Duyurudur
24.01.2018 Kızıl Elma ve Yörük Teyze
18.01.2018 HER İNSAN ÖZEL VE KAYDA DEĞERDİR