Dualarımız seninle Yavuz Bülent ağabey, şair ağabey

Sevgi dolu yürek Yavuz Bülent Bakiler. Anadolu kadar büyük, Anadolu kadar acılı, Anadolu kadar sevdalı. Her mısrasında buram buram Anadolu kokar. Anadolu anadır, yoksul çocuklardır, güneşin yaktığı harmandır, evlerin süsü gelinlerdir, şükürdür sofralarda, huzurdur secdelerde.

Yavuz Bülent Bakiler’in bu dünyada yükü sevgidir. Şöyle der bir söyleşisinde;

“Seven bir insanın yüreği başka şekilde çarpar. Sevmeyen insandan Allah bir takım güzellikleri koparıp almıştır. O insana hidayet nasip etmemiştir. Allah bütün insanlara hidayet nasip etsin. Bütün insanlara sevme duygusunu fazlasıyla versin”

Anadolu kadar büyük yüreğiyle büyük şair, Yavuz Bülent Bakiler.  Acıları isyana değil şükre sarmalayan Allah’ın sevgi doldurduğu yüreğiyle seslendin bizlere.

Gençlik yıllarımızın yanık yüreğisin sen. Bugün hâlâ taşıdığımız vatan sevdasında payın o kadar çoktur ki anlatılamaz. Anadolu vatandır bize, vatan Anadolu. Tüm mazlumlar için ana vatandır, ana kucağıdır Anadolu. Biz seninle sevdalandık Anadolu’ya.

Yalın ayaklarınla koştun mu tarla tarla
Duydun mu çıplak toprağın, çıplak insanın yasını
Ağlayan kadınlarla, ihtiyarlarla
Yaşadın mı bir yağmur duasını
Boz bulanık ırmaklarda çimdin mi
Kulak verdin mi yürekten kavala, saza
Bir ipek seccade üstünde gibi, huzurla
Durdun mu toprakta namaza?

Gönüllerdeki milli ruhun secdelerde taşmasına şiirlerinle şuur taşıyan Yavuz Bülent ağabey. Şair ağabey.

Ben Anadoluyum…
Yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç…

Şükrederek, kalktığım soframda
Ya soğan ekmek olur, yahut bulamaç…

Hastalarım vardı ölüm yataklarında
Ne doktor yüzü gördüm, ne ilaç.

Zaman zaman nankör çıktı büyütüp okuttuğum,
Gölge vermedi çok kere diktiğim
ağaç

Devlet denince hep vergi geldi aklıma
Jandarma denince kırbaç…

En gümrah ırmaklarım boşuna akıp gitti
Üç beş adım ötesinde toprağım vardı kıraç.

Gittim, yiğitçe döğüştüm gaza meydanlarında
Ne tak-i zaferler istedim, ne taç…

Savaşta çiğnetmedim hilali düşmanlara
Barışta düştü üstüme gölge gölge haç…

Yolsuz, okulsuz köylerim, kasabalarım hala
Alın terine muhtaç…

Ben Anadoluyum, acılı, mahzun;
Bende bitmez tükenmez dert kulaç kulaç…

Anadolu’da doğup büyüyen nesillere bu acıların bitirilmesi için işaret taşları koydun. Nankör olmamak, makamlar peşinde koşmamak, hilali haça mağlup etmemek, bu toprakları alın terimizle sulamak için bitmez tükenmez çabayı işaretledin yüreklerimize.

Bir merhamet, bir sıcaklık, bir gurur,
"Yavrum" diyen sesinde
Ve günde beş vakit nabzı vurur,
Beyaz tülbentinde seccadesinde

Vatan anadır. Ana dolu, Anadolu. Her genç kıza ana olmanın heyecanını veren, yolunu yordamını gösteren Yavuz Bülent ağabey. Şair ağabey.

Ben Antepliyim Şahin'im ağam
Mavzer omuzuma yük
Ben yumruklarımla dövüşeceğim
Yumruklarım memleket kadar büyük

Milli davalar peşinde koşan nesillerin yüreğinde kocaman bir yumruktun Yavuz Bülent ağabey, şair ağabey.

Dualarımız seninle. Rabbim seni sevenlerine bağışlasın. Sivaslı yoksul çocukların, alnı secdeli anaların duaları seninle olsun yüreği sevdalı adam. Yavuz Bülent ağabey, şair ağabey.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2783/dualarimiz-seninle-yavuz-bulent-agabey-sair-agabey.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar