Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü

Eklenme Tarihi: 18.01.2019 08:16:00 - Güncellenme Tarihi: 18.01.2019 08:16:00

13 Ocak 2012 tarihinde, yani tam yedi yıl önce Kıbrıs Türkünün ödün vermeyen lideri ve mücadele kahramanı, direnişin sembolü, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti?nin kurucu Cumhurbaşkanı ve doğal önderi Sayın Rauf Raif DENKTAŞ?ı ebedi hayata uğurladık. Bu büyük kayıpla ilgili olarak farklı düzeylerde çok önemli açıklamalar, başsağlığı mesajları yayınlanmıştı. Bu acı haberi ise; Kıbrıs Türk gazeteleri 'Bir tarih göçtü.' şeklinde vererek Kıbrıs, Türkiye ve dünya ile buluşturuyordu...

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş?ı bir mücahit olarak Türkiye?de ve özellikle Türk dünyasında tabi ki tanımayan yoktu. Ancak en iyi tanıyanlarsa yıllarca kendisini mağlup etmeye çalışan ancak başarılı olamayan yabancı muhatapları olmalıydı. Biz de kendisini okuduğumuz, takip ettiğimiz ve dinlediğimiz kadarıyla tanıdık? Hatta Akdeniz Üniversitesi?nde verdiği bir konferansında da kendisini yakından görme ve dinleme şansını da bulmuştuk. Konuşmasında Kıbrıs Türk?ü üzerine oynanan oyunları, sürecin tarihsel geçmişini ve uyguladığı stratejilerin gerekçelerini sanki tekrar o günleri tekrar yaşıyormuşçasına samimi ve vurgulu ifadelerle ama en önemlisi hissederek anlatıyordu. Anlatımı aldığı nefes kadar doğal ve içtendi.

Öyle ki; konferansında insanına, Vatanına, Anavatanına olan sevgisini ve aşkını; davasına olan inancını ve bir ömür verdiği mücadeleyi Kıbrıs?a özgü şivesiyle su gibi anlatıvermişti. Dahası bir bakıma konuşan bir tarihi dinlemenin verdiği heyecan ve hazla, zaman su gibi akıp geçivermişti?

Bir Düşünce ve Bir Öneri?

Kuşkusuz bu büyük liderin yaşadığı döneme olan etkisini tarih yazacak ve Anavatandaki kardeşleri gibi Kıbrıs halkı da hiç unutulmayacak?

Sayın Rauf Denktaş?ın Kıbrıs?ı Anavatandan ayırmak, uzaklaştırmak isteyen aktörlere ve koşullara karşı dik duruşunun değeri, bugün çok daha net olarak görülebiliyor. Bu yönüyle verilen mücadelenin bugünün ve geleceğin inşası bakımından ne kadar önemli olduğu tartışma götürmeyecek kadar açıktır. Evet tekrar belirtmek gerekirse, rahmetli Denktaş?ın Kıbrıs Türk?ü için verdiği mücadelenin ne kadar değerli olduğu, konjonktür değişse de Kıbrıs?ın Akdeniz?deki stratejik konumunun değişmemesi hatta artması nedeniyle bugün gerçekten çok daha güçlü bir şekilde anlaşılıyor.

Güneyimize demir atmış devasa büyüklükte bir gemi gibi duran Kıbrıs adası ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, orada durdukça Türkiye ve bölge güvenliği bakımından hayati işlevlerini yerine getirecek ve Türkiye bölge güvenliğinin sağlanmasında bu geminin stratejik konumunun sağladığı avantajları sadece Kıbrıs Türkleri için değil tüm bölgeye ve dünyaya sunmaya devam edecektir.

?Rauf Denktaş Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Enstitüsü?

Günümüzde gelişmiş ülkelerde üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları tarafından kurulmuş veya diğer şekillerde yapılandırılmış çok sayıda ?düşünce kuruluşu? bulunmaktadır. Bunlar farklı bölge ve ülkelere yönelik strateji geliştirmek üzere kurulmuşlardır. Bu düşünce kuruluşları; uluslararası stratejik araştırma merkezleri, enstitüleri veya masaları şeklinde faaliyet göstermektedir. Ülkemizde ise son yıllarda benzer düşünce kuruluşlarının(think tank institute) sayısı artmakla birlikte halen yeterli düzeyde olduğu söylenemez.
Bu kapsamda Rauf Denktaş?ın vefatından hemen sonra sosyal medya (tiwitter) üzerinden paylaştığımız ve daha sonra birinci yıldönümünde kaleme aldığımız bir yazıda, yani 2013 yılında bu alandaki eksikliklerin giderilmesine katkı sağlayacak şekilde, en azından Kıbrıs?ta ki üniversitelerde ve hatta Türkiye?de ki üniversitelerde mutlaka bir ?Rauf Denktaş Kıbrıs Tarihi ve Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Enstitüsü? kurulmasını önermiştik.

Bu çerçevede Kıbrıs?ta 2013?ten önce 2011 yılında Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesinde ?Rauf Raif Denktaş Araştırma Merkezi?, 2012 yılında Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi?nde Rauf Raif Denktaş Kıbrıs Türk Tarihi Araştırma Merkezi? ve yine aynı yıl Girne Amerikan Üniversitesi ?Rauf Raif Denktaş Kıbrıs Araştırmaları Merkezi? kurulmuştu. Ancak üniversitelerdeki araştırma ve uygulama merkezlerinin imkan ve etkinlik bakımından yetersizlikleri de dikkate alındığında tam anlamıyla ?stratejik araştırmalar enstitüsü? niteliğinde bir kurumsal yapı ne yazık ki bulunmuyor. Kaldı ki söz konusu araştırma merkezleri odakladığı çalışma alanları bakımından beklentileri karşılayacak düzeyde veri üretmekten uzak bulunmaktadır.

Dolayısıyla önemli ancak farklı amaçla kurulan ve yukarıda anılan 3 birim dışında stratejik araştırmalar enstitüsü niteliğinde, geçen 7 yıl içinde bir girişimin olmadığını üzüntüyle takip ettik.

Rauf Denktaş?ın vefatının 7. Yılında önerimizi bir kez daha yenileyerek; Kıbrıs?ta Türkiye?de mutlaka bir ?Rauf Denktaş Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Enstitüsü? kurulmalıdır, düşüncemizi tekrar paylaşmak istiyorum. Tabii burada İstanbul veya Ankara Üniversiteleri ve özelde konum itibariyle Akdeniz Üniversite?sinin bu süreçte kendilerini görevli kabul ederek ?Uluslararası İlişkiler Bölümleri?ni görevlendirmelerini beklemek doğru olacaktır. Tabii bu amaçla kurulacak olan Sivil Toplum kuruluşlarının ortaya çıkmasına yönelik olarak farkındalık oluşturacak ve teşvik edecek çalışmalar da önemli olacaktır. Bakalım ilk olarak hangi üniversite veya kuruluş bu enstitüyü açacak, bekleyip göreceğiz...

Tabii söz konusu girişim hayattayken yapılamamış olsa da O bilge insana, O koca çınara ve tarihe karşı yerine getirilmesi gereken bir görev gibi...

Son olarak bir kez daha soralım ve bakalım: ?Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü?nü acaba kim kuracak?

Sonsöz!

Yazımızı bilge insan Rauf Denktaş?ın başarının anahtarını veren ?Başaramayacağım? korkusu içinizde yer etmesin; Başaracağım! diyen başarır. Başarmak için cesur ve atılgan olunuz. Çekingen ve ürkek olmayınız, cesur olan kazanır, inançlı olan başarır. Biz, millî ve manevî değerlerimizi korursak, değerler de bizi koruyacaktır??  özlü sözünü ve bir bakıma Kıbrıs Türklerine olan vasiyetinden bir bölümü bir kez daha hatırlayarak tamamlayalım. "Sevgili Halkım hastanede kalmamın altıncı ayı tamamlandı. 197'nci gün sizlerle buluşmak istedim, sizlere teşekkür etmek istedim, görevimdir, vazifemdir. Beni yalnız bırakmadınız, en zor günlerde devamlı suretle dualarınızla mesajlarınızla telefonlarınızla, ziyaretlerinizle bana moral verdiniz?

O yalnızlık günlerimde devamlı suretle devletimizi düşündüm sizleri düşündüm özelikle Gençleri! Devletsiz olmak? demek her şekli ile aciz kalmak demektir. Başkalarının desteğine ihtiyaç içinde yaşamak demektir. Bu destek gelmeyince de her şeyi kayıp etmek demektir? Kendinizden emin olunuz "Anavatana Güveniniz" ana vatanın bir ağacının yaprağına bile zarar gelmemesi için titiz davranınız, duygulu davranınız. Anavatana gelecek her zarar biliniz ki on misli ile belki de yüz misli ile bize de zarar verecektir. Hepinizin de bu düşünceler ile bu yola devam etmesini temenni ederim. Bu bağımsızlık yoludur, egemenlik yoludur, vatan yoludur, devlet yoludur, Türklük yoludur, Türkiye yoludur. Bu hizmeti verirken kendimizden emin olalım. Kimseye muhtaç olmadığımızı bilinci içerisinde yaşayalım önümüzdeki yıllarda gelmekte olan dünyayı sarmakta olan ekonomik zorlular ile karşılaşacağız. Ekonomik zorlukları atlatabilmek elimizdedir. Aman diyerek cepheyi bırakarak sırt dönmek olmaz. Problemlerin üzerine yürüyerek hal edeceksiniz. Halledilemeyen problem yoktur!

Devlet haysiyettir, namustur, ciddiyettir, bir varlıktır, evlat gibi varlıktır. Bugün 20 yaşını aşmış bir devletimiz vardır gelişen güçlenen büyüyen. Bunun adı "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" olarak konmuştur. Bu evladı yaşatmak, buna zarar verenlere ?dur demek? hepimizin görevidir."

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2773/rauf-denktas-stratejik-arastirmalar-enstitusu

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
29.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
30.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1