Türk Eğitim-Sen’in, MEB raporu hayata geçiyor mu? (1)

MEB uygulamaları üzerinde gerçekten çok ciddi çalışmak gerek!

Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığının yol haritasını ortaya koyacağı vizyon belgesinin açıklanması öncesinde eğitim sistemini masaya yatırmış ve Milli Eğitim Bakanlığı’na da ışık tutacak bir rapor hazırlamıştı.(12.10.2018)

Bakalım hangileri hayata geçmiş, ya da üzerinde çalışılıyor:

1/ Eğitim sistemi milli olmalı ve bütüncül bir sistem olarak ele alınmalıdır. Ülkemizde Bakan ömrü de ortalama 1.2 yıldır. Dünyada bu kadar yönetimsel ve yapısal değişiklikler olan bir ülke yoktur. Örneğin AK parti iktidarı döneminde 20’den fazla değişiklik yapılmıştır. Aynı anlayış program geliştirme süreçlerinde de yaşanmaktadır. Programlar geliştirilmek yerine değiştirilmektedir. Ülkemiz eğitim sisteminde bir bakıma “yıkıcı yenilik” yaşanmaktadır.

AY: Başkanlık sistemi ile Bakan Sn.Ziya SeLçuk’a kredi açıldığı ve işlerine karışılmadığı görülüyor. Milli söylemi yine gündemde, ama millikten ne anlaşılıyor hala belirlenemedi ya da üzerinde birleşilemedi. Ancak, MEB üst kadrosunda, bu değişimi yapabilecek kadronun olup olmadığı, sadece Sn. Bakan’la değişimin sağlanamayacağı de dillendiriliyor.

2/Eğitim konseyi kurulmalıdır. Eğitim Konseyinde TOBB, meslek odaları, ticaret odalarını da içinde bulunduran özel sektör komiteleri; sendikalar, dernekler, vakıflar gibi sivil toplum kuruluşlarını içeren sivil toplum kuruluşları komiteleri; Cumhurbaşkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vb. kamu kuruluşlarını kapsayan kamu komiteleri ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla kültür ürünleri üreticileri komiteleri yer almalıdır.

AY: Henüz oluşmadı. CB’na bağlı Eğitim Politikaları Kurulu oluşturuldu. Ama, istenen daha altta, gündemi yakalayan, görüşleri ele alacak, günceli yakalayacak kişilerden oluşmuş bir kurul…

3/Yönetici atamalarında adalet ve liyakat olmalı, ideolojik yandaşlık yerine işinin ehli olan kişilere imkân verilmelidir.

AY: Atama yönetmeliği 21 Haziran 2018’de yayımlanmıştı. Sn. Ziya SELÇUK,  TBMM Bütçe Görüşmelerinde Genel Kurulda yaptığı konuşmada; 'Bütün okul müdürlerinin sınavla alınması ve sınav sonucunda hizmet içi eğitime alınması sağlanacak. Şubat ayında düzenlemeler yürürlüğe girecek. Sınavı kazanarak okul müdürlüğüne hak kazanalar, Üniversitelerle işbirliği halinde Haziran ayından sonra hizmet içi eğitime alınacaklar' dedi. http://www.mebpersonel.com/yonetici-atamalari/aesten-yonetici-atama-konusunda-ziya-selcuka-destek-h227053.html

Hemen destek/karşı gruplar oluştu.  Kamudanhaber bir anket yaptı ve yeterlik sınavının yapılıp yapılmamasını sordu. “Mevcut okul müdürleri de yeterlilik sınavına alınmalı mı?” sorusuna katılımcıların yüzde 89’u Evet, yüzde 7’si Hayır, Yüzde 4’ü Fikrim Yok dedi. http://www.mebpersonel.com/yonetici-atamalari/mevcut-okul-mudurleri-yeterlilik-sinavina-alinmali-mi-h227044.html

 Bu da, yeni bir  değişimin işareti galiba..

4/Teftiş, denetleme kavramları klasik anlamından uzaklaşıp, rehberlik esas alınmalıdır.

AY: Genel görüş; “Teftiş sisteminde, son yıllarda yapılan tüm değişiklikler olumsuz sonuçlanmıştır ve yeni yapılanma yapılacaksa mutlaka “ iş ehline” verilmelidir. Bu değişiklik yapılırken esas alınması gereken yasal dayanak ise 1 Numaralı CB Kararnamesinin 320 maddesidir. (Bu kararname ile MEB Teşkilatını düzenleyen 652 Sayılı KHK’nın ilgili maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.) http://www.mebpersonel.com/meb/meb-teftisinde-yeni-yapilanma-h227045.html

5/Ders kitapları profesyoneller tarafından yazılmalı ve öğrenme sürecinde öğrenciye rehberlik edecek pedagojik detayları içermelidir.

AY: Ders kitapları, her dönem sorun olmuş, birtakım siyasi görüşler mutlaka ders kitapları sayfaları arasına sızdırılmıştır. Oysa, eğitim tarafsız ve çocukların pedagojik durumlarına/yaşlarına v.b. göre hazırlanmalıdır. Bu konuda yeni bir hamle veya düşünce görülmemektedir.

6/Değerler eğitimi adı altında birtakım siyasal, sosyal ve ideolojik oluşumların okullarımıza sirayet etmesine kesinlikle engel olunmalıdır. Ülkemizin hedeflerine ulaşabilmesi için “sorumluluk, adil olma, yüksek öz güven, öz denetim, liyakate önem verme, vatanseverlik, bireysel farklılıklara saygılı olma, çalışkanlık, fedakârlık” gibi özelliklere sahip karakterli bireylere gereksinim bulunmaktadır.

AY: İslam dinine de zarar veren cemaatlerin, kendi görüşlerini okullara sızdırmaları yanlıştır. Madem ki, DİB ve İlahiyat Fak. vardır, o halde bu konuların/bölümlerin  yazımını  bu kurumlar üstlenmelidir. Diğer konularda da üniversiteler ilgili bölümleri mutlaka işin içine girmeli, akademisyenler arasında siyasi ayrım yaparak, kişiler gönderilmemelidir. Bu aşamada böyle bir hareket, düşünce görülmemektedir.

7/Okulların fiziksel kapasiteleri artırılmalıdır.

AY: 16 yıldır AK parti Hükümetlerinin ve Sn. Cumhurbaşkanımızın en çok önem verdiği konudur. Yılların eksikliği hala giderilememiştir. İstanbul’da bile, iki ayrı okul, aynı binada eğitim yapmaktadır. Bunun için çalışmalar devam etmektedir.  İkinci 100 gün Eğitim hedeflerinden iki maddeyi örnek gösterebiliriz; MEB-11 Tekli eğitime geçilmesinin arttırılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte 6000 derslik yapılması, MEB-15 54 ilde 648 okulun açılışının yapılması, 47 ilde 457 okulun temelinin atılması.

8/Aynı binada birden çok tabela ve okulu barındıran binalardan vazgeçilmelidir. Okul binaları kimlikli olmalıdır. Branş sınıfları oluşturulmalıdır. Okulların fiziki farklılıkları giderilmelidir. Eğitimin ihmal edildiği bölgeler için ailelere bilinçlendirme politikaları uygulanmalı, kamu spotu, kısa filmler ve afişler hazırlanmalıdır.

AY: 7.maddedeki açıklamalarım yeterli olacaktır. Elbette, ailelerin bilinçlendirilmesi kampanyaları aralıksız sürdürülmelidir. Ama; bu konuda bir açıklama/çalışma yoktur. Bu konuda; Aile Bakanlığı, İçişleri, Kültür Bakanlığı ile koordineli yürütülmelidir.

9/Okulların kendi bütçeleri olmalıdır. Bir öğrencinin devlete yaklaşık bir maliyeti vardır. Bu maliyet farklı şekillerde hesaplanmış olsa da devlet öğrenci maliyetini okullara aktarabilir. Öğrenci sayısı, okul kademsi, ihtiyaç analizi, gibi verilerle oluşturularak değere göre eldeki bütçe orantılı şekilde okullara tahsis edilmelidir. Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılmalıdır.

AY: “Öğretmenlik Meslek Kanunu” çıkarılması, ikinci  100 gün hedeflerinde yer almıştır. Çok geç kalınmış bir çalışmadır.  “Okulların kendi bütçeleri olması” konusunda hiçbir çalışma/açıklama yoktur.

Devam edeceğiz…

NOT: “MEB Müzik, Güzel Sanatlar ve Spor Genel Müdürlüğü”nün kurulması, geciktirilmemelidir. 100.000 okulda; en çok seçilen ve ilgi duyulan; müzik, halk oyunları, spor alanları başsız kalmamalı, sahiplenilmeli, bu alanların sorunlarına/ders saatlerine v.b. başka alan mensupları karar vermemelidir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2725/turk-egitim-senin-meb-raporu-hayata-geciyor-mu-1.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar