Bir bilinmeyen 'Rüyalar, rüyalarımız'

Rüya bilinç dışına açılan kral kapısıdır. Sigmund Freud

Rüyalardan bahsetmeden önce uyku kavramını açıklamakla başlayalım. Halk dilinde yarı ölüm olarak adlandırılan “uyku” neredeyse tüm canlılar için doğal bir ihtiyaçtır. Henüz tam olarak açıklanamayan bazı özellikleri bulunduğu söylense de vücudun yenilenmesini sağlayan muazzam bir sistemdir.

Yalnızca uyku sırasında ortaya çıkan rüyanın tanımı ise şu şekilde yapılmıştır. Rüya; Arapça “re’y: görme, görüş” mastarından türemiş bir kelimedir. Sözlükte “düş” (Develioğlu Ferit,1997, Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lugat, s. 902 ) "uyku sırasında görülen şey” (Doğan Mehmet ,1987,  Büyük Türkçe Sözlük, s.944) gibi anlamlara gelir. Genel olarak rüya; insanın, uyku sırasında zihninde canlanan hayallerdir. Eskiler rüyayı ikiye ayırırlardı: Birincisi rüyayı kâzibe (gerçekleşmeyen yalancı rüya); ikincisi ise rüyayı sadık (gerçekleşen rüya).

İnsanlık tarihi boyunca rüyalar için çeşitli tanımlamalar yapılmıştır. Gün içinde yaşadıklarımızın bilinçaltında toplanması, uyku sırasında ise tüm bunların yüzeye çıkması rüyanın en basit açıklamasıdır.

Öte yandan; uzun yıllardır teologlar, psikologlar ve filozoflar tarafından irdelenen bir konu olan rüyaları en kapsamlı şekilde ele alan kişi ise Aristoteles’tir. Aristoteles’in Rüya Teorisi ve Rüyalar Üzerine isimli eseri bunun en iyi örneğidir. Rüyaların oluşumu, işlevleri ve yorumlanmasına dair kitapta şu paragraf dikkati çekmektedir;

 Antik Yunanlar tanrıların gönderdiği mesajları taşımaları, geleceği tahmin etmede birer haber kaynağı olmaları, tedavi edici bir fonksiyon icra etmeleri ve ölülerle iletişim kurmanın bir aracı olması sebebiyle rüyalara ayrı bir değer veriyorlardı.

Dolayısıyla konuya dair düşüncelerin düşündüğümüzden çok önce ortaya konulmaya çalışıldığı görülmektedir. Ayrıca destanlarda, hikâyelerde bilinç, öngörü ve düşünce üzerine pek çok şey anlatılmaktadır.

Yine Türk mitolojisinde de rüyalar önemli bir yer tutmaktadır.

Oğuz Kaan Destanında, Uluğ Türk’ün gördüğü rüya bir müjde olarak algılanmıştır. Halk dilinde haberci rüyalar olarak adlandırılan bu durum bir tür işaret olarak adlandırılmaktadır. Fakat bu konuya ilişkin olarak farklı görüşler bulunmaktadır (Haberci rüyalar yoktur/vardır gibi).

Özetle;

Rüya kavramı birçok disiplinde ele alınmış olmasına rağmen yaşam ile ölüm arasındaki bir ara bölge olarak hala gizemini korumaktadır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2712/bir-bilinmeyen-ruyalar-ruyalarimiz.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar