“Bir savcı çıkmış, sen kimsin ya?”

Danıştay savcısının, başörtü ile ilgili olarak vermiş olduğu laiksel mütalaa neden şaşırttı?!

Doğrusu ben şaşırmadım.

...

Cumhurbaşkanımız, “Sen kimsin ya?” diye soruyor.

Kim olacak, laikçi, Atatürkçü, çağdaş bir savcı.

Rejimin savcısı...

Bu rejimi kuran başta Mustafa Kemal olmak üzere arkadaşlarına methiyeler diziyor muyuz, dizmiyor muyuz?

Biz dizerken, onlar da, “Çağdaşlığımızı ona borçluyuz” diyorlarsa aynı yerde buluşmaz mıyız?

...

O yüzden, Anıtkabir'i milletin iradesine karşı bir tapınak haline getirdiler. Biz de tapınak anlayışına katılmasak bile cep defterine yazdıklarımız aynı yerde örtüşüyor.

Yoktur farkımız...

...

Gerçekçi olalım...

Bu ithal yabancı düzenden rahatsızlık duyuyorsak işin başı milli eğitim ile anayasa kitapçığıdır. Dedik ki, bu anayasa; yapmıyor, onarmıyor, aksine halkı birbirine kırdırıyor. Osmanlı 600 yıl anayasasız yönetildi, halen de İngiltere gibi bir kraliyetin anayasası yok. Geleneksel yerleşmiş içtihatları var.

Bizim de vardı, fakat Fransa’dan ithal ettiğimiz cumhuriyetin kadrine uğradı.

Arşivlerden yok edildiler.

...

Yazılı anayasa olmazsa dünya yıkılmaz.

Hele de laiklik denilen olay, tamamen İslam karşıtı duruşuyla Müslüman halkın hürriyetini elinden almaya yönelik bir kıskaçtır. Kaç sefer anayasada değişiklik yapıldı, amma ki bu laiklik bir türlü kaldırılamadı. Halkın desteği varken kaldırılmadıysa bir daha kaldırılmaz, kemikleşir.

Öyle de görünüyor.

...

E şimdi elin oğlu aksine mütalaa veriyor diye oturup da çarşafı yırtmanın ne alemi var!

Faydası var mı?

...

En başta giydiğimiz şalvar yamalı.

Sömürünün öncülüğünü yapan Demokrasi tezgahına oturttular bizi. Bu şekerli sakız, yıllarca çiğnense bile karın doyurmaz. Aksine uyku verir...

İktidar demokrasi diyor, muhalefet demokrasi diyor, terör örgütü demokrasi diyor.

Yerli ve milli olanı hangisi?

...

İlk başta durduğumuz yerle yaptığımız işler çatışıyor. Her geçen gün aleyhimize... Laik ithal cumhuriyetin içini boşaltan demokrasi safsatası en başta çocuklarımızı kaptı gidiyor. Yabancı eğitim alan ittihatçıların devlet düşmanlığına soyundukları gibi bu gün de aynı akıbetle karşı karşıyayız.

...

Bileğimizle yüreğimizi değiştirmediğimiz sürece, her zaman olduğu gibi ya bir darbe, veya laiklik manifestosu ile dikilecekler milletin karşısına. Diyecekler ki; madem Avrupa kriterleri; başörtü yasağı yetmez, eteklerinizi de kısaltacaksınız. Kısaltmadan gelmeyin...

....

Demiyorlar mı?!

...

Başta kemikleşen millisiz eğitim.

Tüm haşaratın türediği yer orası. O bataklık kurutulmadan veya ıslahı nefis edilmeden bu toplum hizaya gelmez.

Giderek evdeki bulgurdan da oluruz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2702/bir-savci-cikmis-sen-kimsin-ya.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar