Çayırova’nın genç çiçekleri

Geçen Cumartesini Kocaeli Çayırova Belediyesi’nin davetlisi olarak gittiğim bu ilçemizde geçirdim. Kültür ve sosyal işlerden sorumlu başkan yardımcısı değerli dostum Mustafa Malkoç Beyefendinin, genç kardeşlerimizle buluşmamızı amaçlayan iki konferans davetini kıramazdım.

Mustafa Bey TBMM’de çalıştığım zamanlarda Allah’ın bana bir armağanıdır. Naif, kibar, dost canlısı karakteri, sorumluluğunu ihmal etmeyen erdemli, münevver kişiliği ile birleşince ortaya ideal bir portre çıkıyor. Onunla ortaklaşa yürüttüğümüz fikri çabalardan da önce uyuşan, birbirini tamamlayan yapılarımız son derece yararlı verimler oluşturmuştur.

Mustafa Malkoç, fikrî, ilmî, sanatsal faaliyetlerin ülke ve millet geleceğimiz için taşıdığı önemin farkında olarak, Kocaeli’nin uç beyi sayılan bu güzel ilçemizde son derece güzel çalışmalar organize ediyor. Bu kapsamda yine belediyenin yapıp faaliyete soktuğu birçok kültür merkezleri, kültür evleri var. Aylık programlar halinde ilan ettikleri tiyatro, söyleşi, konferans gibi faaliyetleri bu merkezlerde icra ediyorlar. İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yapılan bu çalışmalarla gençlerin buluşturuluyor olması ayrı bir güzellik.

Gençler bizim umudumuz, yeni heyecanlarımızdır. Onlar bizim yarınlarımız, geleceğimizdir. Bizden bayrağı devralacak olanlar onlardır. Bu aziz milletin tarihe yolculuğu, tarihî yolculuğu onlarla sürecektir. Bin yıllık şarkıları onlar söyleyecek, bu sevdayı, hasreti onlar yüklenecektir. Kalp atışlarımızı onlara emanet etmemize imkân veren bu çalışmalarından dolayı Çayırova Belediyesini, Belediye Başkanı Şevki Demir’i, Mustafa Bey’i tebrik ediyorum. Ayrıca bu organizasyonlarda fiili katkılarını yakinen bildiğim birim müdürü Aysun Hanıma, Özlem kızımıza teşekkür ediyorum.

1994 yerel seçimleri ile birlikte belediyecilik vizyonumuzda esaslı değişmeler olmaya başlamıştır. Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olması ile başlayan insan ve hizmet odaklı belediyecilikle, şehirlerimizin altyapısı ve dokusu hızla değişti. Ulaşımdan, ısınmaya, temizlikten sosyal hizmet ve yardımlaşmaya, çevreciliğe kadar şehirlerimizin kimlik ve mahiyeti, arzulanan ölçülerde yenilendi. Şimdi şehirlerimiz daha yaşanabilir mekânlar olmuştur. Bitti mi? Biter mi? Yeter mi? Hayır. Bundan böyle belediyecilik, merkeze sosyal ve kültürel hizmetleri alarak bir açılım yapmalıdır.

Sosyal, kültürel faaliyetlere daha çok ağırlık verilmelidir. Bu faaliyetlerle, insanımızın aklına, irfanına, duygusuna, becerilerine katacağımız, kazandıracağımız yeni değer ve alışkanlıklar sağlam, sağlıklı toplum için gerekli ve zorunludur. Bizi daha çok şehirli yapacak, medeniyet değerlerimizi canlı algılar olarak hayata katacak bu faaliyetlerin yansımaları olacaktır. Yeni Türkiye, ilim, sanat, düşünce, duyarlık üreterek, bunları paylaşarak ileri menzillere yürüyecektir.

Yaptığımız yollar bozulur, altyapılar yetersiz kalabilir, binalar eskir ancak irfan, benlik, kimlik, bizi her zaman canlı kılan değerler bütünü olarak hep kalır. Bu değerlerden yoksunsanız, daha keskin söyleyişle ruhunuzu ihmal etmiş, harap etmişseniz şehirlerinizi bayındır kılmanın da hakikatte fazla bir anlamı olmaz. Değilse elimizin altındaki imkânları heba ve israf etmiş oluruz. Belki de bugün modern dünyanın yaşadığı en büyük açmaz budur. Ruhları kördüğüm olmuş insanlar, geniş bulvarlarda istedikleri yere kolayca, rahatça gidebilmekte; ancak o yollar, duyguya, acımaya, merhamete, vicdana, yardımlaşmaya, nezakete, anlayışa ve diğer erdemlere çıkmamaktadır. O nedenle ruhlarını karanlık istila etmiş insanlar, dev bulvarlarda, ışıklı salonlarda bunalmakta, bocalamakta, kendilerini bulamamaktadır.

Mahallelerimizi, sokaklarımızı, evlerimizi aydınlattığımız kadar, kalpleri, gönülleri, vicdanları da aydınlatma çabası içinde olmalıyız. Millet olarak yeni dönemde bu aydınlığa daha fazla odaklanmalıyız. Bunu yapmak mecburiyetindeyiz. Bunu başarmanın birçok yolu ve imkânı var. İnsanımız, kültür değerleri, irfanı, beklentisi ve yetenekleri ile bu hayırlı çabalara destek vermeye hazırdır. Çünkü bizim medeniyetimiz hayırlar ve hayırlarda yarış medeniyetidir. İyiliklerin, güzelliklerin paylaşılması en büyük hayırdır. Bizim insanımız her yolun eninde sonunda ahrete çıkacağını bilir. Ondan da önce ahretten gelmiş gibidir. İnsana yapılan yatırım en köklü, kalıcı ve en akıllı olan yatırımdır.

Bu bağlamda daha çok liseli gençlerin doldurduğu salonda Çayırova’nın güzel insanlarına ‘Benlik ve Kimlik’ üzerine konferans verdik. Kendi payıma o tertemiz heyecan dalgası içinde mutlu oldum. Ama daha sonraki ‘Hedef Gelecek’ buluşması daha anlamlı idi. Hedef Gelecek uzun soluklu bir program. Bu programa Çayırova’nın bilgi, görüş ve yeteneklerini daha donanımlı hale getirmeye gönüllü 50 kadar genç devam ediyor. Endülüs ve Çanakkale gibi medeniyet ve tarihimiz açısından hayatî önemdeki yerler, konularının uzmanı kişilerin rehberliğinde ziyaret ediliyor. Sonra muayyen zamanlarda düzenlenen programlarla düşünür, yazar veya sanatçılar bu gençlerle buluşturuluyor.

Akse Mahallesi Semt Meydanı Kültür Evi’nde Türk Ev Mimarisi tarzında inşa edilip, iç mekânı da tam ev ortamımıza uygun tefriş edilen mekânda soluklanırken Mustafa Bey, burasının bir ‘hikmet meclisi’ olduğunu söyledi. İşte sadece gençliğimizin değil, bütün insanımızın, bütün insanlığın bulmaya mecbur olduğu yitik: Hikmet! Ben de bu izi sürerek bir sohbet yaptım. Sohbetin felsefi tonlarını biraz koyu tutmamın sebebi, kardeşlerime bir kavramın derinliğine nüfuz etmenin önemini hissettirmek içindi. Umarım anlattıklarımdan ziyade düşünürken izlediğim ‘yol alış yöntemi’ ve üslûbu yararlı olmuştur. Her biri pırıl pırıl bakışlarında yarınki Türkiye’nin aydınlık şafağını yansıtan bu kardeşlerimin, ne ölçüde yararlı bir faaliyetin içinde olduklarını her geçen gün daha iyi anlayacaklarından eminim. Onlar kokusu bitmeyen, bitmeyecek olan bir baharın genç çiçekleri…

Bu güzel çalışmaların bütün Türkiye’ye örnek olmasını arzuluyorum. Bu yöndeki gelişmeler beni fazlasıyla memnun etmekte, heyecanlandırmaktadır.

Tanışma şansımız olmadıysa da belediyeye bu vizyonu kazandıran değerli Başkan Şevkî Demir Bey’e, yardımcısı değerli dostum Mustafa Malkoç’a ve ekibine tekrar teşekkür ediyorum.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2699/cayirovanin-genc-cicekleri.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar