Mücadele Terörledir

Eleştiriyi, dedikoduyu çok seviyoruz. Sıra icraata gelince kimsenin dağarcığından bir şey çıkmıyor. Şu yanlış, bu yanlış demek kolay, zor olan doğru olan ne sorusuna cevap vermek. Bir eleştirinin anlam ifade edebilmesi için sadece yanlışı göstermemesilazım yerine neyin ikame edilmesi gerektiğini de söylemesi lazım.

Hayatında Güneydoğu’yu görmemiş, yakınlarından birini kaybetmemiş olan tuzu kuru kalemler yazıyorlar, terörle mücadelede uygulanan yöntem yanlışmış. Yanlışsa doğrusunu söyle. Bizi ikna et. Daha az bedelle bu işin nasıl bitirileceğini bize anlat. Kimse böyle bir sorumluluk taşımıyor.

Karşı çıkmak, muhalefet etmek yetiyor. Kim şehirlerinin tahrip olmasını harabeye çevrilmesini ister? Yıkılan, yakılan her şeyi sonunda ödeyecek olan yine devlet yani biziz. Adam gelmiş bir bölgeyi silahla doldurmuş, işgal etmiş, orada kendi yasalarını uyguluyor.

Böyle bir örgütle nasıl mücadele edilir. Çiçek atarak mı? Hangi ülke toprağının işgal edilmesine göz yumar. Bunu Afrika’nın daha milletleşmemiş kabile devletlerine bile kabul ettiremezsiniz. Eleştirenlere soruyorum, var mı alternatif bir mücadele şekliniz? Anlatın da görelim. Hariçten gazel okumak kolay. Siyaset gerçekler üzerine yapılır, yalanlar, hayaller üzerine yapılmaz.

Efendim Kürtleri kaybediyormuşuz. Ne yapalım kaybetmeyelim diye vatan toprağını, milli bütünlüğümüzü mü kaybedelim? Kaldı ki bu da koca bir yalan. Bu devletin Kürtlerle hiç bir zaman meselesi olmadı ki, olamaz da. Bu mücadeleden Kürtlerin hedef alındığı sonucunu çıkarmak için ancak PKK ile bir illiyet bağının olması gerekir.

Bu ülke hepimizin ve barış içinde yaşamanın şartı da herkesin yasalara, kurallara uymasıdır. Ama şunu da söylemeden edemeyeceğim; terörün bitmesinde en büyük sorumluluk Kürtlere düşüyor. Tavır koymayan, evlatlarına sahip çıkmayan, bir ihanet partisinin ırkçı, bölücü söylemlerinin peşine takılıp gidenlerin şikayete hakkı var mı?

Bu kadar tahrik, bu kadar kan, bu kadar acı, bu kadar ihanete rağmen Türk milleti kendine yapılanları sineye çekiyor. Bunları bir etnik sorun veya nefrete dönüştürmüyor. Otuz yıldır evlatları vurulmasına, evinin önünde aracı yakılmasına, iş yeri kundaklanmasına, bölgenin maddi manevi yükünü çekmesine rağmen kardeşiz diye bağırıyor.

Türkiye’deki nüfus dengesi bir de farklı olsaydı ne olurdu, bunu hiç düşünen var mı? İşte bakın PYD girdiği her yerde temizlik yapıyor. Türkmenleri, Arapları kovuyor, bu ülke insanı hiç böyle bir tepki gösterdi mi? Terörün bu kadar uzamasında bölge insanının suskunluğunun, sessizliğinin, hatta zımni desteğinin de büyük etkisi var.

Evladını, ülkesini düşünen böyle mi hareket eder. Terör örgütünü şımartan, terörle mücadeleyi haince düşüncelerle Kürtlere yönelik bir saldırı olarak niteleyen bu ülkenin kökü, ruhu, ipi dışarıda olan sahte aydınlarıdır. Bunların görevi her fırsatta bu milleti vurmaktır. İnsan hakları, demokrasi sadece arkasına saklandıkları bir siperdir. İhanetlerini, melanetlerini bu yolla meşrulaştırıyorlar.

PKK’yı her seferinde devletin elinden alan ona suni teneffüs yapanlar da bunlardır. Türkiye’nin kendi insanıyla kavgası mücadelesi olamaz. Bu mücadele terör örgütü iledir. Eksikleri vardır yanlışları yoktur. Eksiği terör örgütünün finans kaynaklarının, medya ayağının ihmal edilmesidir. Bu da yapıldığı takdirde örgütün nasıl çözüldüğü görülecektir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/269/mucadele-terorledir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar