Ziya Selçuk Bakanımızın köy enstitüsü açıklamasına dair?

Eklenme Tarihi: 27.11.2018 10:44:00 - Güncellenme Tarihi: 28.01.2020 04:19:52

Yeni Türk Devleti henüz kurulmuştur. Var olma mücadelesi veren Türk Milletinin iradesi, Ankara?da, Türkiye Büyük Millet Meclisi?nde tecelli etmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1921 yılında Sakarya Meydan Muharebesi?nin telaşının olduğu günlerde, vatan topraklarının muhtelif şehirlerinden gelen 250?ye yakın öğretmenin iştirakiyle Ankara?da Maarif Kongresi yapmaktadır. Yıl 1923 genç Türkiye Devleti kalkınma hamlesi gerçekleştirmek için İzmir İktisat Kongresini yapmaktadır. Kongrenin en önemli konu başlıklarından biri eğitimdir. Yönetici irade, ülkenin kalkınmasının yolunun kaliteli insan gücü ve üretimden geçtiğinin bilincindedir. Gerek Maarif Kongresinde gerek İzmir İktisat Kongresinde özellikle köy öğretmenlerinin yetiştirilmesinin önemi üzerinde ciddi bir şekilde durulur. Zira ülke nüfusunun o tarihte % 75?i köylerde yaşamaktadır. 40 binden fazla köy vardır. Ancak 5 bininde okul ve öğretmen vardır fakat öğretmen olan köylerin halkının da zihin yapısı, sosyal, kültürel ve ekonomik yaşantısının diğer köylerden bir farkı yoktur. Bu kapsamda köylerinde kalkınma hamlesine dahil edilmesi için yeni bir perspektifle ciddi adımların atılması gerekli hale gelmiştir. Bunun yolunun da kaliteli öğretmenlerle köy nüfusunun bilinçlendirilmesinden geçtiği tespiti yapılmıştır. Ancak teoride gündeme alınan bu bakış açısının pratikte hayata geçirilmesi uzun bir zaman alacaktır.

1936?da Köy Enstitüleri?nin ilk adımı sayılan nüfusu az olan köylere öğretmen yetiştirecek  ?Eğitmen Kursu?  İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç tarafından açılmıştır. Hasan Ali Yücel?in Maarif Bakanı olması ile birlikte 1940?ta da Köy Enstitüleri Kanunu çıkartılarak öğretmen yetiştiren enstitüler açılmaya başlanmıştır. 1936 yılana kadar 6 binler civarında olan öğretmen sayısı 1946 yılının başlarına kadar Köy Enstitüleri?nin gayreti ile 20 binlerin üzerine çıkmıştır. On yıllık süreçte ülkedeki öğretmen sayısı % 200 artarak önemli bir hamle gerçekleştirilmiştir.

Ülke genelinde  yirmi tane açılan Köy Enstitülerinin yetiştirdiği öğretmenlerin en önemli nitelikleri köyden gelmeleri, köyün şartlarına bilerek köyde kalkınmaya yönelik donatılmaları ve öğrenimlerini tamamladıktan sonra köylere dönerek hizmete koyulmalarıdır. Dönemin ileri gelen eğitimcilerinden Dr. Halil Fikret Kanad?ın, Köy Enstitülerine milli ve manevi eğitimi yeteri kadar önem vermediği kanaati ile ?? biz herşeyden önce, derli toplu ve özlü bir Türk camiasını yaratmak zorundayız. Bunu yapmadıktan sonra zahiri varlığın, maddi vefanın ve subjektif kıymetlerin hiçbir faydası yoktur? eleştirisi adete o dönemde açılan enstitülerin içeriğine yönelik yapılan eleştirilerin özeti niteliğindedir.   

Bugün o döneme bakarak o günün şarlarında yapılan bu hamlenin ağır eleştirilere rağmen hakkını teslim ederek ne derece büyük bir öneme sahip gelişme olduğu söylememiz lazımdır. Yapılan iş sadece her köye bir okul ve bir öğretmen kazandırma projesi değildir. Yapılan atılım yeni bir zihniyetle donanmış öncü öğretmen ve onun merkezinde değişime uğramış yeni bir okul yaratma hamlesi ile köyü köylüyü kuşatacak olan Türkiye?nin kalkınma davasıdır.

Sayın Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Hocamızın Köy Enstitülerini kastederek ?Bence devam etmeliydi, çünkü kendi doğası içinde özgün bir tasarım içeriyordu. Günlük siyasi sıkıntılar vardı, belirli kişiler ya da gruplar, Köy Enstitüleri'ni kendi dünya görüşlerinin bir doktrinasyon aracı olarak kullanmaya başladılar. Köy Enstitüleri, doğru bir projeydi ve kendi içinde evrilebilirdi, bir tekamül olurdu ama bunun kısmen kötüye kullanımı, bu tür bir özgün tasarımın Türkiye'den çıkıyor olmasının da özellikle Marshall Yardımları politikası çerçevesinde düşündüğümüzde çok istenmediğini görüyoruz.? ifadelerini ezber bozacak nitelikte önemli bir açıklama olarak görmekteyiz.

Sayın Ziya Hocamızın yaptığı her konuşmanın, yılların tecrübesine ve bilgi birikimine dayandığına inandığımızı ifade ederek,  Köy Enstitüleri hususunda yaptığı açıklamanın satır aralarından bir, ülkemizin özgün bir eğitim anlayışına ihtiyacı olduğunu; iki, siyasi kısır günübirlik çekişmelerin eğitim politikalarından uzak tutulması gerektiğini; üç, eğitim kurumlarının çeşitli grupların ve ideolojilerin nüfuz alanı kapsamından uzak tutulmasını; dört, eğitim kurumlarının statik yapılar değil zamanla gelişim ve değişim geçiren dinamik yapılar olarak kabul edilmesini; beş, ülkemizin eğitim meselesine dair dış müdahalelerin olabileceğinin daime hesaba katılması gerektiğinin ifade edildiği çıkartabiliriz.

Aslında Sayın Ziya Hocamızın Köy Enstitüleri hususu kapsamında yaptığı bu tespitleri merkeze alarak atacağı her adımın arkasında olduğumuzu ve kararlı bir irade ile hayata geçireceği yeni eğitim zihniyeti ile kendisinin Hasan Ali Yücel gibi tarihe mal olacak bir Milli Eğitim Bakanı olacağını ifade etmek istiyoruz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2675/ziya-selcuk-bakanimizin-koy-enstitusu-aciklamasina-dair

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

22.08.2019 Toplu Sözleşme Mağduru Memura Bir de Böyle Bakalım
15.08.2019 Hükümetler, Sendikalar ve Ülkenin Geleceği?
08.08.2019 Emek, Ücret, Sosyal Adalet...
05.08.2019 Sınırlar Arasında
21.07.2019 İmam Maturidi'nin Türk-İslam Düşüncesindeki Yeri ve Önemi
11.07.2019 Sosyal Devlet mi Dediniz?
21.03.2019 Sen yoksan kimse yoktur
23.02.2019 Adalet Mülkün Temelidir
15.02.2019 Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Hocamız ne yapmak istiyor?
13.02.2019 Medeniyet, kültür, eğitim ve terbiye
30.01.2019 Ahi Evren ve günümüze iz düşümü
31.12.2018 Seyit Ahmet Arvasi Hocamızı anarken?
30.11.2018 Mesleki eğitim ve Milli Eğitim Bakanlığı
27.11.2018 Ziya Selçuk Bakanımızın köy enstitüsü açıklamasına dair?
24.11.2018 Asgari ücretlinin arzuhali
04.11.2018 Uganda Kampala Büyükelçimiz Romalı mı?
23.09.2018 Sessiz sedasız bir Ahilik Haftası daha kutlandı
18.09.2018 Eğitim sistemimiz temelinden yeniden inşa edilmelidir
26.08.2018 Anadolu'ya Türk damgasının vuruluşu
08.08.2018 Ekonomik kriz ve zihniyet değişimi
02.08.2018 Uşaklar ve efendileri kazdıkları kuyuda boğulacaktır
28.07.2018 Siyaset Kavramı ve Din İlişkisi
24.07.2018 Değişimin lokomotifi eğitimdir
04.06.2018 LGS?nin Düşündürdüğü Hakikatler
11.05.2018 Vakıf kültürü hoyratça harcanmamalıdır
07.05.2018 Değişen Türkiye
28.04.2018 Sivil toplum ve demokrasi
24.04.2018 Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir
17.04.2018 Tarih şuuru
06.04.2018 Maturidilik ve Alperenlik
23.03.2018 21.Yüzyılın alpereni Muhsin Başkan?ın anısına
15.03.2018 Türkiye?nin Ortadoğu?daki mücadelesi bir milattır
28.02.2018 Millet ve milliyetçilik üzerine
14.02.2018 Okullar düzelmeden nesiller düzelmez
30.01.2018 Emperyalist Zihniyetle Mücadele ve Okullarımız
26.01.2018 Yaban Elma Sevdalısı Aydınlar ve Ağbabalarına Duyurudur
24.01.2018 Kızıl Elma ve Yörük Teyze
18.01.2018 HER İNSAN ÖZEL VE KAYDA DEĞERDİR