ÖĞRETMEN GERÇEĞİMİZ

Eğitim bu ülkenin en büyük sorunu olmaya devam ediyor!

Cumhuriyet tarihinin en köklü reformlarını ve yatırımlarını bu hükümet yaptığı halde eğitimde beklenen sonuca ulaşılamamasının birçok sebebi var lakin en önemli sebebin öğretmen sorunsalı olduğunu görüyoruz!
Maalesef nicelik olarak öğretmen sayısı durmadan artıyor lakin nitelik olarak tam tersi bir durum var.

Yeni öğretmenlerin müktesebatı içler acısı ve ne yazık ki bu durum her yıl aşağıya doğru düşmeye devam ediyor!
Tabii öğretmen meselesi sadece Milli Eğitimin değil Üniversitelerin de bir sorunu ve açmazı olarak görülmelidir! Ortalıkta dolaşan ilginç bir diyalog var hani:

Bir üniversite rektörü zamanın Milli Eğitim Bakanına;

-Azizim sizden gelen öğrenciler çok kötü! Der.

Milli Eğitim Bakanın cevabı manidardır:

-Azizim bu kötü öğrencileri sizin yetiştirdiğiniz kötü öğretmenler yetiştiriyor!

Aslında öğretmen meselesini bu bağlamda ele almak lazım.

Peki, öğretmenlik mesleği neden bu duruma evrildi? İşte birçok nedeni;

-Öğretmenlik mesleğini yirmi sene önce gerçekten liselerdeki başarılı öğrenciler tercih etmekte iken şimdilerde adayın puanı diğer bölümlere yetmediği için zoraki tercin edilen bir alan olmuştur.

-Öğretmenlikte ne kadar çalışılırsa çalışılsın asla çıtası yükselmeyen yani mevki atlanmayan bir alan olduğu için zamanla çalışanın motivasyonu düştüğünden sıkıcı bir meslek olarak da görülmeye başlanmıştır.

-Devlet memurları arasında lise mezunu memurlardan sonra maaşı en düşük olan memur olarak ekonomik sıkıntıları olan bir meslek haline gelmiştir! 

-Nicelik olarak ülkenin en kalabalık meslek grubudur lakin etki gücü yoktur veya çok zayıftır!

-Her meslek erbabı mesleğiyle ilgili bakanlıkta temsil edilirken uzun yıllardan beri MEB’de Öğretmen asıllı bakan olmamıştır! Öğretmen vekil de çok azdır! 

- Öğretmenlik mesleği son yıllarda itibar suikastına maruz kalmıştır. Öğrenciler her türlü hak ve hukuka azami şekilde kavuşturulurken öğretmen bu anlamda kayıplar yaşamıştır.

-Velinin ve öğrencinin ihbar ve şikâyet mektuplarıyla yılgınlaşıp mesleki görevlerinin gereğini yapmaktan imtina eden bir duruma düşmüş veya düşürülmüştür!

-Öğretmenlik yoksulluk sınırında yaşandıktan sonra emeklilikte alınan tazminatla bir ev dahi satın alınamayan, geleceği hiç de parlak olmayan bir mesleğe dönüşmüş ve öğretmen umutsuz bir yarının yolcusu olmuştur!

-Öğretmenlik emeklilikte yarıya düşen maaşıyla maalesef binlerce öğretmenin emekli olmaktan korktuğu bir meslek haline gelmiştir!

Evet, bunlar öğretmenin sıkıntıları…

Peki, hiç mi günahı ve suçu yoktur bu öğretmenin? 

Olmaz mı?

-Öğretmen kendini güncelleyememiş ve kısır döngüye düşmüştür!

-Öğretmen milli vakar ve milli kültürü öğrenciye verme noktasında eksik kalmış veya dünya görüşüne uymadığından yarınki nesillerimizi başıboş bırakmıştır!

-Milli ve manevi anlamda, pırıl pırıl, mefkûresi olan, bilimde, sanatta, düşüncede dev sıçrayışları hedefleyen bir nesil yetiştirme becerisini gösterememiştir!

Öğretmenlik mesleğiyle ilgili birçok sorun var lakin biz en yıpratıcı olanları burada dile getirmeye çalıştık. Yirmi senelik bir öğretmenin maaşı 2.850 ise biz bu öğretmenden hiçbir verim alamayız. Bir genel müdür 8000 TL maaş alabiliyorsa öğretmen de en az bunun yarısını alabilmelidir ki insanca bir yaşamdan bahsedebilelim!
Hiç kimse unutmasın ki insanca yaşamak herkesin hakkıdır!

Çocuklarımızı teslim ettiğimiz öğretmenlerimizin de bir ailesi ve çocukları olduğu, ihtiyaçları olduğu asla unutulmamalı ve gereği yapılmalıdır!

Eğitime ne kadar yatırım yapılırsa yapılsın öğretmen es geçiliyorsa, ona yatırım yapılmıyorsa her şey boşa gider! 
Zaten ortaya çıkan gerçekler bunu ispatlıyor!

Ne akıllı tahta, ne tablet, ne ışıltılı okullar, ne de durmadan değiştirilen ders programları yetiyor başarılı olmaya!
Demek ki esas olan bir şeyler unutulmuş!

Öyle değil mi?

Meryem Aybike SİNAN
meryemaybike@gmail.com
Twitter:@aybikesinan

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/267/ogretmen-gercegimiz.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Ali ihsan Yıldız
22.09.2016 18:36
Didar hanımın yazıları doçentlik tezinin önsözüne benziyor; Sohbet söyleşi yarenlik deneme türüne ve bu tür konulara eğilse çok iyi olur. Beni dinlemiyor. Şimdiye kadar yazdığı yazıların birinin bile sonuna kadar okunduğunu sanmıyorum. Sitenin okunma oranını düşürecek ilgiyi azaltacak. Piyasada harika başucu deneme kitapları var. Kaleminize kuvvet Allah zihin açiklığı versin.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar