Bakan Soylu'nun haklı tepkisi

İç İşleri Bakanlığının bütçesinin görüşüldüğü komisyonda bir HDP milletvekilinin Afrin’de Türk askerini işgalci olarak göstermesine Süleyman Soylu büyük tepki gösterdi.

Soylu’nun hassasiyetlerine katılıyor,  bu HDP’li vekili de kınıyorum.

Kimse bu milletin parası ve verdiği imkanlarla bu millete ihanet edemez. Ederse de bunun cezasını en ağır şekilde çekmelidir.

Onca acıya, onca sıkıntıya rağmen HDP bir türlü kendini seçen kitlenin temsilcisi olamadı. Vatandaşın hukukunu korumak yerine Kandil’in sözcüsü, emperyalizmin uşağı olmayı tercih etti. Emperyalizm diyorum, zira Türk ordusuna tepki gösteren, işgalci diyen bu örgüt paçavraları Suriye’ye çöken ABD ile Rusya’ya bir defa olsun tepki göstermedi. Bütün dertleri, Türk ordusu ve Türk milleti ile. İşsizlik, çarpık şehirleşme, enflasyon bu beylerin umurunda değil. Çünkü, aldıkları yüksek milletvekili maaşı ile vatandaşın çektiği sıkıntıyı hissetmeleri mümkün değil. Çocuklarını da en iyi özel okullara gönderiyorlar. Böylece başkalarının evlatlarının kanı üzerinden ucuz kahramanlık yapmak daha da kolay oluyor.

HDP’nin bu pervasızlığı biraz da tabanın kayıtsızlığından kaynaklanıyor. Seçtiği milletvekilini denetlemeyen, onları yönlendirmeyen,  üzerine baskı kurmayan, yaptığı her şeyi alkışlayan bir seçmen kitlesi siyasetten beklediği semereleri elde edemez. HDP’ye oy verenler hiçbir zaman Kandil ile Milletvekillerinin arasına girmediler, onları değil bizi dinleyin demediler, ideolojik şaklabanlıkları bırakıp problemlerinin çözümünü istemediler, böyle olunca da HDP hiçbir zaman yüzünü halka dönmedi.

HDP’yi yasal siyasete çekmek ne kadar yargının görevi ise ondan daha fazla ona oy verenlerin görevidir. İç işleri bakanı Soylu, bazı milletvekillerinin cep telefonları ile Kandil’e canlı yayın yaptığını söylüyor ki bu çok vahim, çok ciddi bir suçlamadır. Bunu yapanın mecliste bir saniye bile oturmaya hakkı yoktur. Halka hesap vermek , onunla hükümet arasında köprü olmak yerine Örgüte taşeronluk yapmak dünyanın hiçbir yerinde müsamaha ile karşılanamaz.

HDP,  sabırları zorlayarak bilinçli bir tarzda meclis dışına itilmek isteniyor. Bugüne kadar meclis imkanlarını ya bölücülük yapmak yahut meclis dışına itilmek için kullandılar. Meclis dışına itilirlerse uluslararası topluma dönüp Kürtlerin siyaset yapmasına izin verilmiyor, bir arada yaşamamız mümkün değil diyecekler. Konjünktör de müsait olduğundan bundan bir özerklik çıkarmaya çalışacaklar.

Onun için terör ve bölücülükle mücadele ederken bütün ihtimallerin düşünülmesi ve son derece dikkatli hareket edilmesi şarttır. Esas mesele halkın uyandırılması, HDP ve PKK’nın tabansızlaştırılmasıdır. Halkı kazanılmayan bir coğrafya her zaman kavgalara, olaylara açık olur. Bir mücadeleye kazandık diyebilmek için önce halkın gönüllerinin fethedilmesi gerekir. Bu bakımdan terörle mücadele, bölücülükle mücadele ile birlikte yürütülmelidir.  

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2659/bakan-soylunun-hakli-tepkisi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar