Sayın Cumhurbaşkanım bu milleti günaha sokmayın!

Eklenme Tarihi: 16.11.2018 10:10:00 - Güncellenme Tarihi: 01.04.2020 05:50:06

1.

Bizim gibi sistemi oturmamış ülkelerde yönetimin her kademesinde görev alacak insanlarımızın seçimi son derece önemlidir.

Bu önem seçimle gelenler için de, atamayla gelenler için de geçerlidir.

Oysa sistemleri oturmuş batının gelişmiş ülkelerinde, ister seçimle isterse atamayla, yönetime kim/ kimler gelirse gelsin, gelenlerin kim oldukları bizdeki kadar önemli olmaz.

Çünkü onların sistemlerindeki her birim kurumsallaşmıştır ve yönetime gelenler bu kurumsallık içinde kendilerine biçilen rolü pek fazla değiştiremezler.

Zaten değiştirmeye de uğraşmazlar...

Onlar yürüyen sistemi ya biraz daha hızlı, ya da biraz daha yavaş yürütme hakkına ve yetkisine sahiptirler.

Ama asla demiryollarında olduğu gibi makas değiştirme hakkına ve yetkisine sahip değillerdir.

Bizdeki durum gerçekten de evlere şenliktir...

Yapılanları akılla izanla insafla izah etmek asla mümkün değildir.

Örnek mi istiyorsunuz?

Mesela mı diyorsunuz?

Televizyonlarımızın daimi gülleri konumundaki, şöhretli akademisyenlerimizin yaptığı gibi, ?atıyorum? dememi mi bekliyorsunuz?

Bazılarının çok sevdiği dedikoduya mahal bırakmadan ya da dedikoduyu kendilerinin üretmesine imkan verecek şekilde şu kadarını söylemekle yetineceğim.

Bunu yaparken de şöhretli akademisyenlerimizin yaptığı gibi ?atıyorum? demeyeceğim.

On altı yıllık AK Parti iktidarında, çokça kullandığım ifadeyle, ellerindeki imkanlarla bütün sağ iktidarların yaptıkları gibi, Yol-Su-Elektrik olarak çok şey yapıldı...

Kimilerinin yaptıkları gibi, bu yapılanları kesinlikle görmezden gelmiyoruz ve asla azımsamıyoruz.

Fakat on altı yıllık AK Parti iktidarında siyasi istikrarın oturmasına rağmen, bakanlıkların hiçbirinde yönetim istikrarının olduğunu söyleme imkanına sahip değiliz.

Bakanlıklarda nasıl yönetim istikrarı olsun ki?

Her bakan değiştiğinde, neredeyse üst düzey bürokratların tamamının değiştiği bir bakanlıkta istikrar olur mu?

Olmaz ve olmadı da...

En az bakanın değiştiği bakanlıklarda bile değişen bakan sayısı beşi bulduğu bir yönetimde istikrarın olması mümkün müdür?

Elbet değildir...

Üstelik değişen bakanların yerine gelen bakanlar çoğu zaman hiç devlet tecrübesi olmayanlar arasından seçilmişse, bu tür bakanlarla bakanlıklarda istikrar sağlanması ve başarılı politikalar yürütülmesi beklenemezdi...

Beklenmedi de...

Ama bu arada seksen milyonun gözü önünde şunlar oldu:

Sayın Cumhurbaşkanımız istediğini bakan yapma gücünü herkese gösterdi ve sevindi...

Sayın Cumhurbaşkanımızın yakın çalışma arkadaşları Cumhurbaşkanımıza yakınlıkları ölçüsünde kendi yakınlarını bakan yaptırma imkanına kavuştular ve sevindiler...

Gerek sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat bakan yaptıkları, gerekse yakın çalışma arkadaşlarının tavassutuyla bakan yaptıkları kişilerin bazıları ve özellikle liyakat ölçüsüne uymayanlar, ömürlerinde hiç resmi evraka imza atmadan bakan oldular ve sevindiler...

Ve içinde bulunduğumuz zaman kesitinde...

Mesleki ve sosyal muhtevalı konferanslarımda sorduğum soruya hiçbir zaman istediğim şekilde karşılık bulamadım.

Sorduğum soru şuydu:

On altı yıllık AK Parti İktidarında iki yüzden fazla bakan değişti; bu bakanların arasından müspet iz bırakan on bakan sayabilir misiniz?

Maalesef hiç kimse üçü beşi geçemedi...

Bir ikide kalanlar bile oldu...

Böyle bir durumda, elbet bakanlıkların ehil ellerde iyi yürütüldüğünü söyleyemiyoruz.

Bunun hesabını bu dünyada kimsenin soramayacağını biliyoruz ve hesabın sorulmasını Mizana bırakıyoruz.

*

2.

Gelelim bu milletin günaha...

Sayın Cumhurbaşkanımızın vebale girme meselesine...

Sayın Cumhurbaşkanımız AK Parti Genel Başkanı olarak, önümüzdeki bir kaç gün içinde en küçüğünden en büyüğüne kadar, belediyesi olan bütün yerleşim yerlerinin belediye başkan adaylarını seçerken, yakın mesai arkadaşları da belediye ve il genel meclis üyelerini seçecekler.

Şunu peşinen söylemeliyim ki:

İster belediye başkan adaylarının seçimi, isterse belediye ve il genel meclis üyesi olacak adayların seçimi fevkalade sorumluluk ve elbette o ölçüde vebal gerektiren bir iştir.

Ülkemizde sistem oturmadığı için, daha önce yapılan hiçbir şehirleşme ve yapılaşma planı dikkate alınmamakta, her başkan ve meclis üyeleri, kimi zaman önlerine bazı engeller çıksa da, o engelleri el ve gönül birliğiyle (!) aşarak imar planları üzerinde istedikleri değişiklikleri yapabilmektedirler.

Bu değişiklikler herkesin gözü önünde yapıldığı için, mızraklar kesinlikle çuvala sığmamakta, uçları hep çuvalın dışında kalmaktadır.

Bunun kısa adı ranttır, bu da kolay yoldan zengin olmaktan başka bir şey değildir.

Bu bakımdan rantiyeci seçilmişleri kim/ kimler seçtirmişse vebal altına girmekten kurtulamayacaktır.

Bunu da bu şekilde söyleyerek, ben kendimi vebalden kurtarmış oluyorum, kanısındayım...

*

3.

Sayın Cumhurbaşkanım!

Bu millet sizi seviyor.

Bunu size buğzu olmayan herkes ifade ediyor ve bu ifadesinin gereği olarak önlerine koyduğunuz her listeyi gözü kapalı onaylıyor ve oyunu veriyor.

Siyasetin mutfağından gelmiş birisi olarak çok iyi bilirsiniz ki:

Bizim mahallenin insanları gerekirse kızlarını karşı mahalleden birisine verirler de oylarını karşı mahalleden birisine kesinlikle vermezler.

Bu bakımdan bizim mahallenin insanlarının hassasiyetlerini mutlaka dikkate almalısınız.

Aksi halde ne mi olur?

Buna dilim varmıyor ama söylemek durumundayım:

Konferanslarım nedeniyle ülkemizin birçok yerine gidiyorum.

Gittiğim yerlerde gördüklerim duyduklarım hiç de iç açıcı değil.

Korkarım bir şefkat tokadı gelecek gibi...

Bunu önlemek yine sizin elinizde...

Kendi ifadenizle, adayları kılı kırk yararcasına belirlemelisiniz.

Bu belirlemede liyakatin içini iyi doldurmalısınız.

Liyakatin temeline ilk önce, her şeyden önce, mutlaka dürüstlüğü, güvenilir olmayı, paraya ve kadına mesafeli olmayı koymalısınız!

Liyakatin temelinde, temel harcında dürüstlük olmazsa, becerikli ve iş bitirici olarak getirdiğiniz kişiler bu milletin işini bitirirler de, o kadar hengamenin arasında haberiniz bile olmaz.

Sayın Cumhurbaşkanım!

Eğer liyakatin temeline dürüstlüğü koyarsanız, aday yaptığınız kişi kendisi ehil bile olmasa, sorumluluk taşır ve mutlaka ehil insanlarla çalışır.

Adaylarda ikinci aranacak özellik, mutlaka cesaret olmalıdır.

Aday ne kadar dürüst ve liyakatli olursa olsun, eğer cesur değilse, hiçbir önemli işin altına elini değil, parmağını bile sokmaz.

Bu da hizmetlerin yapılmaması demektir.

Oysa bu millet AK Partiden hizmet beklemektedir.

Bu aziz milete beklediği hizmeti vermeyecek adayların listelere konulması ise büyük vebal gerektirir.

Sayın Cumhurbaşkanım!

Bu aziz ve kahraman millete sevdalı bir kişi olarak böylesi bir vebale girmeyeceğinizi umut ediyorum.

Ve bu arada bir hususun mutlaka akılda tutulması gerektiğini düşünüyorum:

Bizim mahallenin insanı...

Karşı mahallenin adayına kesinlikle oy vermez vermesine de...

Fakat komşu mahallenin adayına oy vermekten de geri durmaz.

Bu milleten şefkat tokadı yenmek istenmiyorsa, bu husus unutulmamalıdır!

Saygılarımla...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2654/sayin-cumhurbaskanim-bu-milleti-gunaha-sokmayin

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.01.2020 Akdeniz’de olmak ya da olmamak
03.12.2019 Kadına Dair Notlarım!
15.11.2019 Kaç Bakıcı Bir Anne Eder?
04.11.2019 Derin Devlet ve Devletin Derinliği
07.10.2019 Neme Lazım ya da Tasasız Olmak
22.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
21.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
11.09.2019 Böyük Türkiye'ye Büyük Oyun
05.09.2019 'Başlarım Sizin Kürdistan Davanıza!'
26.08.2019 Cinayet mi Kadın Cinayeti mi?
20.08.2019 Bu Topraklar Kılıç Hakkımızdır
05.08.2019 Tayyip Bey ve Cihan Devleti Yürüyüşü
30.07.2019 Ak Parti Nasıl Kurtulur?
22.07.2019 Türk Milletinin Ruhunda Devlet Geni Vardır
15.07.2019 Ölmesine İzin Verilmeyen Millet
09.07.2019 15 Temmuz Kıymeti Bilinmeyen Zafer!
02.07.2019 Öğrenci, Öğretmen, Okul
24.06.2019 Sayın Cumhurbaşkanı Mesajı Nihayet Aldı
18.06.2019 Firavunlar Kaybeder Mursiler Kazanır
10.06.2019 Eğitim Ayakta Durmak İçindir
03.06.2019 İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezsiniz
27.05.2019 S-400 ve ABD?nin Sancısı
19.05.2019 Cumhurun İstanbul Sınavı
31.12.2018 Karşı mahallenin hindisi!
16.12.2018 Yerel Seçimlerde Cumhurun mutlak ittifakı şarttır
28.11.2018 Belediye başkan adaylarına
16.11.2018 Sayın Cumhurbaşkanım bu milleti günaha sokmayın!
01.11.2018 Diplomasız ariflere sualimdir: Odun mu seçelim yoksa ceket mi?
24.10.2018 İttifak çok ince ayar bir iştir
13.10.2018 ?Vay anasını! Gördünüz mü? Papaz Brunson bırakıldı! Ben dememiş miydim??
08.10.2018 Karşılıksız para gibi karşılıksız diplomalar
02.10.2018 İdam adalet müebbet zulümdür
23.09.2018 Yerel seçimler milat olsun
30.08.2018 Kainat imamı, mesih, mehdi, Rabinoğlu FETÖ'nün hakkını yemeyelim
13.08.2018 Haçlı Kuşatmasında bir 'diktatör' Recep Tayyip Erdoğan
03.08.2018 Bir ana, bir bebek ve Amerikan ambargosu
23.07.2018 15 Temmuz bağlamında vatan hizmeti ve bedelli askerlik
15.07.2018 Eğitim kanayan yaramız
05.07.2018 Yirmi iki yıl önce ne demişiz?
29.06.2018 24 Haziran için ne demiştik, ne oldu, ne olacak?
23.06.2018 24 Haziran dünyanın sonu değil
19.06.2018 Seçim sonrasında yeni Türkiye
08.06.2018 Sağ ve sol arasında oy geçişleri
30.05.2018 Cumhur İttifakı içinde oy değişimi
20.05.2018 Dürüst ve cesur
12.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanım seçmenin aklını test etmeyin
02.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanına son çağrımdır
27.04.2018 Özlenen Birliktelik 'Cumhur İttifakı'
22.04.2018 Sistem değişirken
09.04.2018 Bir kahramanlık hikayesi
02.04.2018 Şeker Fabrikaları bağlamında 'Devlet'
19.03.2018 Tarih dönerse talih de döner
12.03.2018 Sayın Cumhurbaşkanının delikanlısı olmalı
01.03.2018 28 Şubat'tan Cihan Devleti'ne
31.01.2018 Biraz Şahadet Göderin'den Kızılema'ya
22.01.2018 BEDİRDEN HENDEK?E SURİYE HAREKÂTI
12.01.2018 SAYIN CUMHURBAŞKANIM KANAMAYI DURDURUN
03.01.2018 ON MİLYON İRANLI GÖÇMENE HAZIR MISINIZ?
28.12.2017 EY RABİNOĞLU FETULLAH TEVBE ZAMANI!
19.12.2017 TEPEGÖZ YA DA KART DOMUZ TRUMP
14.12.2017 KUDÜS GÜÇLÜNÜNDÜR
05.12.2017 FARZ-I KİFAYE YA DA TOPLUMSAL FARZLAR
30.11.2017 DÜNYA AMERİKAYI YARGILAMALI
20.11.2017 MEHDİNİN ASKERLERİ YA DA RABİNOĞLU FETULLAH?IN KULLARI
09.10.2017 AMERİKA BİTMEDEN DÜNYADA SAVAŞ BİTMEZ
29.09.2017 MTV YA DA DEVLET OLMAK BEDEL İSTER
20.09.2017 KALKAN TEOG?UN AKLA GETİRDİKLERİ
07.09.2017 BEŞ DİPLOMALI İŞSİZLER
28.08.2017 GÜÇLÜ KUVVETLİ KULLAR
16.08.2017 AK PARTİ'NİN ON ALTI YILI
09.08.2017 HIRSIZI DÖRT İŞLEMLE BULMAK
28.07.2017 MERVE KAVAKÇI'DAN ?KÖROĞLU GÖZÜN KÖR OLSUN?A
17.07.2017 FETOYİSTLERLE NASIL BAŞ EDECEĞİZ?
10.07.2017 UÇ BEYLİĞİNDEN CİHAN DEVLETİNE
01.07.2017 Mahatma Gandhi?den Gandi Kemal?e HAK YÜRÜYÜŞÜ
20.06.2017 İYİ BİR İNSAN OLMAK
12.06.2017 İLİM İSTEMEK
06.06.2017 ABD'NİN TÜRKİYEYİ İŞGAL HAZIRLIĞI
02.06.2017 ŞEHİTLER KERVANI UZAYIP GİDİYOR
23.05.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM BU MİLLET İSTEDİĞİNİZ HERŞEYİ VERDİ
16.05.2017 TALANLA BÜYÜYEN, YALANLA YÜRÜYEN DEVLET: ABD
17.04.2017 TÜRKİYE KAZANDI
08.04.2017 EVET?E ODAKLANIN
01.04.2017 SÜMÜKLÜ ADİL İKİNCİ ADAM MI?
13.03.2017 ALÇAK ÜLKE/ NETHERLANDS YÖNETİCİLERİ NE YAPMAK İSTİYOR
06.03.2017 PARTİCİ Mİ? PARTİLİ Mİ?
27.02.2017 EVET Mİ, HAYIR MI SÖYLE NEDİR SENİN CEVABIN?
19.02.2017 BU MİLLETİN TAMAMI VATAN HAİNİ Mİ?
12.02.2017 YA PRANGALI DEMOKRASİ YA DA CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ
05.02.2017 REFERANDUM YA DA MUHAFAZAKÂRLAR ARASI MEYDAN SAVAŞI
29.01.2017 DEVLETİ ASLİ GÖREVLERİNE DÖNDÜRMEK
25.01.2017 MİLLETİ YÖNLENDİRMEK ZORDUR
16.01.2017 CHP, NEREYE GİDİYOR?
09.01.2017 ALGI YÖNETİMİ VE MUSTAFA KUSEYRÎ
03.01.2017 ALLAH (C.C.) KUDRET ELİYLE İSLAM?IN SON ORDUSUNU SON VURUŞA HAZIRLIYOR
25.12.2016 CİA RABİN OĞLU FETULLAH?I OYUNA GETİRDİ
20.12.2016 ABD?NİN ORTADOĞU?DAN KOVULUŞU
07.12.2016 MEMURSEN YA DA AH AKİF AĞABEY
30.11.2016 'EĞİTİMDE MESAFE ALAMADIK'
20.11.2016 USÜL ESASTAN ÖNCEDİR
09.11.2016 ABD SEÇİMLERİNDE ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ
27.10.2016 BAŞKANLIK SİSTEMİ
12.10.2016 RABİN OĞLU FETHULLAH?IN SAPTIRDIKLARI
06.10.2016 ?EDERİ BİR DOLAR OLAN GERİ GELECEKSE, GÖMÜLMEYE DE HAZIR OLMALI?
23.09.2016 OHAL MUTLAKA DEVAM ETMELİDİR
17.09.2016 SABATAİZMDEN FETOİZME
08.09.2016 PKK ÜRETEN FETÖ BATAKLIKLARI