HAYATA DAİR BİR KAÇ SÖZ

Yol ve yolculuk metaforu, hemen her yerde başvurduğumuz bir metafordur. Gabriel Marcel’in Homo Viator dediği durum.  Yani yolculuk halinde olan insan.

Belki de insanın en önemli özelliği, yolculuğudur. Sürekli yolda olma halidir. Tıpkı felsefe gibi, filozof gibi. Jaspers, “felsefe, yolda olmaktır” derken de bir yolculuğa işaret ediyordu. Durduğu an her şeyin bitme riskiyle karşı karşıya kalınacağı bir durum gibi. Kendi iç dünyamızda yaptığımız yolculuk, yoldaş dediklerimizle birlikte yaptığımız yolculuk gibi. Tasavvuftaki yolculuk gibi.

Yolculuk, her şeyden önce bir maceraya atılma işidir. Ama her yolculuğun macera olduğu elbette söylenemez. Gidilecek yerin ve o yere giderken geçilecek olan durakların bilinmesi ile tam tersine bilinmemesi arasındaki fark, yolculuğun macera olup olmadığını belirler.

Hayat, patika yollarda yürümek gibidir. Kıvrımlı, inişli-çıkışlı, bazen daralan bazen genişleyen, bazen taşlı bazen sadece topraklı yollar. Otoyollar gibi değildir. Otoyollar sıkıcıdır, size iradenizi kullanma ve tercihte bulunma imkânı vermez. Otoyolun işaretlerine uymak zorunda kalırsınız.

Uymadığınız zaman yolculuğunuz sıkıntıya girer. Otoyollar size hükmeder, sizi esir alır. Otoyollarda, sizin için açılmış yolda gidersiniz. Yolculuğun seyrini, heyecanını sizin belirleme hakkınız yoktur. Otoyolda, başkalarıyla yarışır, belli bir hızın altına inemez, duramaz, duraklayamazsınız.

Ya patikalar? Patikalar, sizin açtığınız bir yoldur. Kendi adımlarınızın eseri olan yolda ilerlemektir patikalarda yolculuk. Her an dikkatli olmanız gerekir. Aynı anda eğilmek, adımınızı kısa atmak, gözünüze bir ağacın dalı çarpmasın diye gözünüzü sakınmak, sık sık etrafa bakmak ve seyretmek zorundasınızdır. Patikalar, insanın tabiatla olan ilişkisini kuran yollardır. Taşların üzerine oturur, sırtınızı bir ağaca yaslar, elinize aldığınız bir çubukla toprağı karıştırabilirsiniz.

Hayatın zenginlikleriyle, meşakkatleriyle, tabiatın çeşitliliğiyle bir bütün ve uyum içinde olduğunu gördüğümüz yolculuklardır, patikada yolculuk yapmak. Hayalinden bile korktuğumuz canlılarla karşılaşmak, hiç tadını bilmediğimiz otlarla, meyvelerle tanışmak ve bizzat tecrübe ederek tanımak imkânı sunar patikalar. Bir belirsizliğe açılan kapılar gibidir patikalar. Yolu kendimizin açmasıyla yolun sorumluluğunu kendi omuzlarımız üzerine aldığımız bir yolculuk biçimidir.

Yolculuklarımız esnasında hayatımıza dâhil olanlar, dinlenmek için bir çeşme başında otururken tesadüfen karşılaştığımız ve kimisiyle tanışıp sohbet ettiğimiz, kimisiyle de sadece selamlaşıp iyi yolculuklar dilediğimiz insanların yanımızdan ayrılmaları gibidir hayat.

Tek tük de olsa bizimle veya bizim onlarla yola devam etmeyi denediklerimiz çıkar aralarından. Bunlardan bazıları da ya çabuk yorulur ve durmak ister ya da sıkılır ve başka yollar, patikalar ararlar. En kötüsü, yola çıktıklarını yolda bulduklarına tercih edenlerdir. İyi de olsa kötü de olsa, hepsi kendi aklınca haklıdır. Hepsi, kendi yolunca-yordamınca yolculuk yaparlar. Yeni yollar, yeni yoldaşlar edinilir. Hafıza, hepsini kaydeder. Kayıtlar rahatsız eder, mutlu eder, tebessüm ettirir, düşündürür, hüzünlendirir… Zamanın hatıraları, hafızanın eseridir. Hafıza, geçmişe şimdi vasıtasıyla baktığımız ve geçmişi şimdi gibi yaşadığımız bir zemin sunar. Hafızası olmayanın hayatı da yoktur.

Bazılarının hafızası çok kirlidir. Onların hatıraları, şimdiyi zindana çevirir. Onlardan kin, korku ve şiddet duyarsınız. Oysa hayatta unutma ve uyku, hayatı devam ettiren en önemli iki insani durumdur. Unutma ve uyku, zihni temizler, hafızayı dinlendirir.

Hayatın en önemli vasfının geçicilik olduğunu ve bizlerin de zamanda geçici ve kesinlikten uzak varlık olduğumuzu hatırda tutarak yaşamak gerekiyor. Ölüm, buna işaret eder.

Ölümün işaret ettiği bir hayatta gürültüler, şekiller, hareketler, konuşmalar, gülümsemeler, ağlamalar, benler-senler-onlar-bizler-sizler hepsi ama hepsi yalnız olarak doğduğumuz ve yalnız olarak öldüğümüz hayatımızın vazgeçilmezleri. Kimileri için birer vehimdir, aldanmadır bunlar.

Kimileri için ise hayatımızın vazgeçilmezi olanlar, sevgi-saygı-dostluk-aşk-vefa gibi, plak durduğunda da söylenmeye devam edecek şarkıların sözlerini yazanlar, bestesini yapanlar ve bu şarkıları birlikte söylediğimiz insanlardır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/265/hayata-dair-bir-kac-soz.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

aynur bulbul
23.06.2016 21:21
Yureginize saglik hocam
aynur bulbul
23.06.2016 21:21
Yureginize saglik hocam
aynur bulbul
23.06.2016 21:22
Yüreğinize sağlık hocam

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar