Arpalıklar

Devletin eli altında, devlet yöntemiyle en çok suistimale uğrayan kurumların başında belediyeler geliyor. Bir nevi devlet içerisinde devlet. Yatırımından, yönetimine, muhasebesinden hukukuna kadar her türlü hizmeti bünyesinde taşıyan, fakat seçim yoluyla gelenlerin ekseriyetinde bu tip bir yapıyı kaldıracak liyakati olmayan kapitalist bir yapılaşma. Fransız menşeli, ithal.

...
Kaymakam olmak için siyasal okumak, hakim olmak için hukuk bilmek, mühendis olmak için teknik bilgi sahibi gerekiyor da belediye başkanı veya encümen üyesine talip olanlarda neden şehircilik, imar, iktisadi bilimler gibi şartlar aranmıyor? İthal yapı, kağıt oynamaktan başka bir bilgiye sahip olmayanları seçmene encümen üyesi olarak seçtiriyor. O da ne yapsın, kaldırıyor indiriyor...

...
Bu zihniyet, rant elde etmek adına şehirciliği cazibe olmaktan çıkartarak beton yığını haline getirdi.
30-40 hatta 60 katlı baş döndürücü binalar şehrin trafiğini içinden çıkarmaz hale soktu. Güya dönüşüm, iç içe kucak kucağa! Göreceksiniz fazlaya gitmez, şehirler soluk alamaz hale gelir, hayat felce uğrar, aracımıza park edecek yer bulamayacağız...
“Efendim, turist akını var, özellikle Araplar iyi para veriyor.”
Vay kafa vay! Çok katlı yap sat. Sözde gelişen inşaat sektörü... 
Gelsin de nasıl gelirse gelsin diye sağlığımızdan oluyoruz. 
Hastaneler dolup taşıyor.
Deniz manzaralı güzelim Yomra ilçesini çok katlılarla ne hale soktular.
Hangisi öyle değil! Yazıktır, günahtır...

...
Başkent Ankara, kimilerinin rant kapısı oldu. Büyük şehirler hep öyle. Hesapsız imarkonduların gizli vurgunu yetmedi köyleri de bu işin içine dahil ettiler. Güzelim Doğu Karadeniz’de adım başı kendi halinde çağlayan sulara rastlarsınız. Ancak köyler mahalle haline getirilince belediyeler vatandaşa saat taktırmaya başladı.Karadenizli kendi tarlasında, çayırında çıkan suyun parasını ödeyecek.
Mantığı ne gerekçesi ne!

...
Hızlandırılmış tren diye yapılan yollar sevindirici, ancak, durak olmadığı halde Mamakilçesinin ötesinde, Lalahan beldesini ortadan utanç duvarı gibi ikiye bölmesine anlam vermedim.
Şehircilikte bu kadar zevksizlik, köylülük mutlaka cehalet ile vurgunculuğun nişanesidir. 
Sanki bu şehirler sahipsiz, kimsesiz. 
Ankara payitaht, öyle de, doğu ve batı Berlin gibi. Doğusu kış, batısı; kimlerin yatırımları varsa adeta bahar, bakımlı, pahalı, gözde, ulaşımı kolay, elektrikleri sıkça kesilmez.

...
Arpalıklar bu kadarla kalsa gene iyi. Bir de "meclis üyelikleri" diye maaşın dışında ikinci gelir sayılan yerler var. Oldum olası buralar yandaşlara peşkeş çekilerek  kullanılır. 
Devletin malı deniz...
Yönetim kurulu üyesi fakat o bankanın veya kurumun işlerinden zerre kadar anlamaz. Anlamsı da gerekmiyor. Beyefendinin kapısında sekreter, altında makam arabası...

...
Şimdi de eski Cumhur Reisi Abdullah Gül’e tahsis edilen 17 araba ile korumalarından bahsediliyor. Durduk yerde bu hesap kimlerin aklına geldiyse. Sanki geçmişteki ağasına paşasına bedava lojman, araç, koruma verilmiyordu. Merak eden, Mustafa Kemal’in mal varlığını Internet’ten açsın okusun, şahsen okurken yoruluyorum. Demektir ki bu devran öyle geldi öyle gidiyor. Gitmesin diyoruz, hazır zaman varken devlet reformunu yapın da göğsümüz kabarsın, övünmeye de yüzümüz olsun.

...
Fransa’dan ithal ettiğimiz cumhuriyet, sömürü düzeninin yakasında adeta bir rozet. Bu rozetin altında dönen dolapları; en azından eskiden anlatan sosyalistler ile komünistler vardı, şimdi onlar da şeker çuvallarının üzerine yatarak Doğu Perinç’in şemsiyesi altında ulusalcı kesildiler.

İşleri iyi, rahatları yerinde.

...
İslam’i kesimin de uyanık mücahitleri(!) müteahhitleşince, Arpalıklar daha da rağbete bindi. Şimdi kılıç kullanan değil, adamını bulan arpalıklarda bir köşe kapmanın derdinde, telaşında. Üstelik rakipler arası öyle bir saldırı var ki it anasını tanımıyor. Hele de bu sıralar FETÖ tam da işe yaradı!

...
Allah’ım bizi şeytan-ı siyasetin şerrinden koru.

...
Artık alıştık ve mayıştık.
Tüm kirliliği ve de haram kazancı meşru sayan kapitalist rejimin ağır kokusu iç gömleğimize kadar sınmış durumdadır, sabah yatağından kalkan, çalışarak alın teri dökme yerine arpalık arıyor; rahat konfor, müdürlük... Ne olacak bu Müslümanların hali!        


http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2634/arpaliklar.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

İbrahim
06.11.2018 23:23
Hoca doğruları dersin de; halen basiretsiz idarecilerin elinde kalan Saadet Partisi tarafında olduğunuza kanaat ettiğimden şahsen size tam itimad edemiyorum. Onlarda Rahmetli N.Erbakan'ın feraset ve siyaset kafasından eser görünmüyor. Ak Parti haricinde başka bir parti olsa, yerel seçimlerde onu düşüneceğim lakin yok ki yok ! MHP dersen; cehalet ve ideolojik körlük bürümüş ayrıca işleri güçleri m.kamalın önderliği (?). CHP zaten evveliyatından beri din ve mukaddesat düşmanlığıyla ma'ruf. Anarşistlerin, komünistlerin ve ateistlerin tarafını aklımızdan dahi geçirmeyiz desteklemeye. Hükümetin bazı yanlış, partizanca ve adaletsiz uygulamalarından bıktık usandık amma daha iyisini gösteren olsa, çıksa da bir Anadolu yiğidi, güzel bir ekip kursa, biz de oraya yönelsek! Gelir mi o günler ?
MEHMET KALKAN
07.11.2018 15:24
Muhterem Nusret Abi:"Arpalıklar" yazınızda söz ettiklerinizden çok daha beterleri var,Ama hele hele Şu belediyelerimiz!! Umarım Reis ,Belediyelerin İdari Yönetim ve Denetim-Hukuki yapısını sil baştan sağlam bir sisteme oturtur.Bir vatandaş olarak en azından bu kadarını bekliyoruz Başkan'dan.....

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar