Kültürümüzün temellerini onaran namuslu aydın

Eklenme Tarihi: 23.10.2018 09:05:00 - Güncellenme Tarihi: 25.02.2020 01:00:23

Münevver ve mütefekkir, asırların birikimiyle oluşmuş kültür ve irfanın kaynaklarından beslenmesi yanında, samimi fikrî ve ilmî çabalarla edindiği anlayışı, ait olduğu toplumun dimağına katmasıyla itibar kazanır. Kültürel değerler ve birikimle canlılığı süren hayattan his ve düşünce bağını koparmış olanlar ise öncü, örnek aydın olma vasfına haiz olamaz. Son iki yüzyılımızın düşünce serüveni, karşı cephelerde mevzilenen bu iki aydın kesimi arasındaki çarpışmayla devam etti. Burada acaba ?çarpışma? kelimesi çok mu keskin oldu diye geçirmedim değil. Ne ki bu dönemde şahit olduğumuz hâlâ da sürmekte olan fikrî münasebeti, diğer seçenek olarak belki ?cedel?den mülhem ?mücadele? kelimesi ifade edebilirdi. Yaşanan gerilimi, savaşı çağrıştıran bu kelimelerle ifade etmemiz, dilimiz üzerinden bütün bir tasavvur ve kültür dünyamızı önce tezyif, sonra imha etmeyi amaçlayan bir saldırıya karşı varlığımızın canhıraş savunulması sebebiyledir. Mehmet Âkif?ten Yahya Kemal?e, Necip Fazıl?dan Nureddin Topçu?ya, Tarık Buğra?ya kadar, her biri sanat ve düşünce burçlarımızın unutulmaz, fedakâr neferleri olan şahsiyetler, bu ihanet karşısına haysiyetli duruşlarıyla mukavemet gösterdiler.

Kültür, eğitim ve sosyal programa dönüştürülmüş batılılaştırma ideolojisi, toplumun her kesim ve kademesine devlet eliyle dayatılmıştır. Doğrudan milletin inancını, hayat tarzını, dinini, dilini, kültürünü yok etmeyi, olmazsa budamayı, kadük, kuru, kısır bırakmayı planlayan emperyalist zorbalık, yasaklardan hapislere, sürgünlere, idamlara kadar zulmün her çeşidini deneyen ihanetini, düşman olacak ölçüde milletine yabancılaşmış batıcı ve elbette pozitivist aydınlara dayanarak yaptı. Dil ve tarih kurumları başta olmak üzere birçok üstyapı kurumu, devlet imkânlarını kullanarak, milleti yoğun bir kültürel tesirle tedip faaliyetine girişmiştir. Buna rağmen olanca güç, imkân ve nefretle yapılan tasallut ve tahakküm, gayesine ulaşamamıştır. İhanetin temsilcileri, milletin buruk hatıra ve yaralı hafızasında tenha bir ilgisizlikle rüsva olup gittiler. Bu milleti var ve anlamlı kılan değerleri, canlı algılar halinde hayata katan münevverler, bir zincir gibi nesilleri birbirine bağlamaya devam ediyor. D. Mehmet Doğan, bugün o zincirin son sağlam halkalarından biri belki en önemlisidir. Düşünce dünyamıza asla ara verilmemesi gereken bir mücadelenin ana odağını işaret ederek girdi: Batılılaşma İhaneti! Aynı isimle yayınlanan ilk kitabı, sonraki yıllarda ?Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu? ve ?Türkiye Cumhuriyeti Tarihine Giriş? kitaplarına kadar uzayacak araştırma eserlerinin ana damarını ve istikametini oluşturacaktır.

D. Mehmet Doğan?ın eserlerini (ve faaliyetlerini), birbiriyle bağlantılı dört boyutta incelemek yanlış olmaz. Birincisi az önce işaret ettiğimiz güzergâhtır. Doğan?ın bütün çalışmalarının bakışının, duruşunun, hayatına etki eden tutumların temelinde bu istikametin belirleyici olduğunu düşünüyorum. Çünkü batılılaşma ihanetine karşı duruşu, esaslı bir varoluş şuuruna istinat eder. Fikir yolculuğuna ilk hayatî ?hareket? kazandırmış Nurettin Topçu?nun insanı anlamlı kılan keyfiyetin, varlığımıza cevher kazandıran özü idrak etmekle mümkün olacağına vurgu yapması önemlidir. Mehmet Doğan, tarihte yürüyüşümüzün genel yönünün batıya doğru olduğunu bilmez değildir. Hayatın tabiatına uygun akışı, işleyişi içindeki yönelişler varlığımıza zenginlik katar. Oysa batılılaşma veya batılılaştırma ameliyatı ile fert, toplum ve millet varlığımız, daraltılmak,  yozlaştırılmak, manevî özüne yabancılaştırılmak istenmiştir. Bu şeytanî saldırı, dil ve kültürü bozarak yapılmıştır. O nedenle D. Mehmet Doğan?ın bir ömür sabır ve fedakârlık gerektiren sözlük çalışması birinci boyuttan ayrı düşünülemez.

Doğan?ın kişilik ve benlik olarak yaslandığı üçüncü unsur Mehmet Âkif Ersoy?dur. Bu hususta fazlaca bir söze gerek yok. İlk akla gelen, belki kendisinin de kendiliğinden bir hal olarak yönelmesini sağlayan Âkif?in sanatçı, münevver ve hareket adamı olarak gerçekten tereddütsüz örnek alınacak bir şahsiyet olmasıdır. Ayrıca bu müstesna şahsiyetin batılılaşmaya karşı, yerli, millî değerleri müdafaa eden, samimi bir entelektüel tavırla yer yer kendimizi de eleştiren, muarızlarının bile kişiliği aleyhinde menfi söz söyleyemediği dürüstlüğü, inanmışlığı, adanmışlığı bugün de bizlere örnek ve ölçü olmaktadır. İhtiyacını duyduğumuz münevver tipi Âkif?le müşahhaslaşmaktadır. O?nun İstiklâl Marşı?mızın yazarı ve millî şairimiz olması millî şuurun canlı kalması adına önemlidir.

Doğan?ın ?Büyük Türkçe Sözlük?ü sahih, güvenilir müracaat kaynaklarımızdan biri olmuştur. Bir ömür sabırla ve elbette derlediği, izini sürdüğü her bir kelimeyle yenilenip çoğalan âşk ve heyecanla hazırladığı sözlük için şahsım ve milletim adına kendilerine şükranlarımızı arz ederim. O hiçbir şey yapmasaydı bile, aziz milletimize bu müstesna eseri armağan etmesi, ona karşı minnet duymamız için kâfiydi. Ancak Doğan, çalışmalarını, birçoklarının sadece kelime koleksiyonculuğu olarak anladığı sözlükle sınırlı tutsaydı, bu kadar yararlı olamazdı. Çünkü söz de sözlük de, hayat içindeki kullanımla canlılık kazanır. Eğer siz onların anlam alanını sormaz, oradaki farkları, incelikleri umursamazsanız sözlükler cansız kelimeler deposundan öteye gidemez. Dil, hayat içinde hususiyetle de sanat ve fikir hayatı içinde canlanır, serpilir. Canlanıp serpilme, inanımızın düşünce imkân ve kudretiyle orantılıdır. İşte Mehmet Doğan tam da burada kelimelere etimolojik bir tecessüs ve hassasiyetle yaklaşarak söze tutunup kalkar veya sözü tutup kaldırır. Sözler, sesler, sözlükler, deyişler arasındaki anlam geçişleri, değişmeleri, benzeşmeleri dikkatle izlenir. Bu çabalar tarihî kaynaklara inmeden, günümüzdeki yansımalara değinmeden sonuç vermez. Söz ve kelimeler üzerinden tarihte ve coğrafyalarda bir yolculuğa çıkılır veya hakikat, söz ve kelimeler üzerinden bir seyahatle aranıyordur. Kültür kavramı içinde bildiğimiz bilmediğimiz insan ve toplum göçleri, geçişleri ile dilin hareketi birlikte sürmektedir. O nedenle hayatın yani kültürün izini sürmek, dilin sırrına götürür; dilin izini sürmek de kültürün sırrına. Dil kültürün ana dayanağı, temelidir. Bu çalışmalar esasen etimolojinin de sınırını aşan çalışmalardır. Doğan tasavvur dünyasını oluşturan bu çalışmalarını işte bu boyutta yani dördüncü boyutta yapar. ?Söz Okyanusunda Yolculuk? bu kategorideki son kitabı. Kitabın ?Kelimelerin Seyir Defteri? adlı çalışmanın devamı gibi düşünülebileceğini sunuşta bizzat yazarın kendisi ifade ediyor. Ben bu serinin ?Dil Kültür Yabancılaşma? ile hatta daha önceki eserleriyle başlatılmasının doğru olacağını düşünüyorum.  

Üç kitaptan da fevkalade müstefit oldum. Sizler için de ufuk açıcı olacağından eminim. Benzer güzergâh ve yöntemler izleyen zihni arayışıma son derece yol gösterici oldular. Bu çalışmaların devamının geleceğinden emin olmam, heyecanımı azaltmıyor, beklentilerimi çoğaltıyor.

?Söz Okyanusuna Yolculuk?un çoğu kısımlarını yayınlandıkları mecmua ve internet sayfalarında zaten okumuştum. Kitabı yine başta Sayın Doğan olmak üzere arkadaşları ziyaret için uğradığım TYB?de gördüm. Doğan Yahya Kemal?in anılacağı bir program için Üsküp?e gitmişti. TYB?de kimsecikler yoktu. Ben de bir köşeye çekilip kitabı okumaya başladım. Aşina olmanın kolaylaştırması ile zaten rahat okunan kitabın sonuna gelmem uzun sürmedi. Sonraki hafta da zat-ı âlileri kitabını imzalayarak bize lütfettiler. Bu kez de çize çize ve not alarak okumak farz oldu. Kitabı müstakil bir yazıya konu etmeliyim.

D. Mehmet Doğan, bizim için güzide, naif, mümtaz bir şahsiyettir. Namuslu bir düşünür ve araştırmacıdır. Kurucusu ve şeref Başkanı olduğu TYB?nin Konya şubesi, anlamlı bir vefa ve kadirşinaslıkla, yazı hayatının 50. Yılında D. Mehmet Doğan?ı anma ve anlama programı düzenledi. Allah?a hamdolsun, değerlerimize yitirmeden kıymet verme erdemini de edinmeye başladık.

D. Mehmet Doğan?a bol ve zengin verimlerle geçeceğinden emin olduğum düşünce, araştırma ve yazı hayatında sağlıklar, muvaffakiyetler diliyorum.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2596/kulturumuzun-temellerini-onaran-namuslu-aydin

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

21.10.2019 Çağın Soylu Devrimcisini Kutlu Yolculuğuna Uğurladık
30.09.2019 Hem Ayrışacak Hem Bütünleşeceğiz
10.09.2019 Kimi Şeyleri Bilerek Siyaset Yapamazsınız
20.08.2019 Çöpe Dökülen Domateslerden Suriye'ye Kayyum İlişkisi
08.08.2019 Türkiye Oyunu Bozuyor, Bozacak
09.07.2019 İçeride Kaybetmek, Dışarıda Kazanmak
21.06.2019 Trajik ve Komik
19.06.2019 Mursî?nin ölümü Mısır?ı yeniden diriltecektir
02.06.2019 Oruçla Tazelenip Tahkim Olan Direniş Hattımız
17.05.2019 İstanbul Seçimi Üzerinden Büyük Kuşatmayı Görmek
06.05.2019 Ramazan ve Siyasi Telaş
22.03.2019 Zamanı eritmek, zamanla erimek
30.01.2019 ABD?nin şuursuz, ölçüsüz, ilkesiz siyaseti
09.01.2019 Fesatlığa fırsat verilmemelidir
22.12.2018 Geri dönmeyi düşünmüyoruz isterseniz çekilmeyin
10.12.2018 Çayırova?nın genç çiçekleri
06.12.2018 Saltanatları çatırdadığı zaman
22.11.2018 Yeniden canlanan, yeniden canlandıracak olan, bizim medeniyetimizdir
16.11.2018 Şah damarlarını yakaladık gerisini kendileri bilir?
08.11.2018 Ucuz manevralarla çıkış bulamayacaklardır
01.11.2018 Biz zor dönemleri atlatıyoruz, onlar kolay zamanları geride bırakıyor
23.10.2018 Kültürümüzün temellerini onaran namuslu aydın
18.10.2018 Akıllı oldukları için bütün silahları geri tepiyor
13.10.2018 Vuracağımız ölümcül darbenin gerekçelerini hazırlıyorlar
05.10.2018 ABD?nin korumasında izzet arayanlar
28.09.2018 Bir çöküşün ve bir yükselişin başlangıcı
27.09.2018 Vicdanı kanayan insanlığın sesi olmak
26.09.2018 Bizi öldürerek hayatlarını kazananlara en ölümcül hayatlar armağan edilecektir
20.09.2018 İdlib bütün Suriye'ye barış aşısı olmalıdır
14.09.2018 Suriye sıkıntısının son bulmasını umuyorum
07.09.2018 Küresel emperyalizmin hışmına karşı küresel direniş
06.09.2018 Eğitim-Bir Sen?in ?Küreselleşme, eğitim ve sendikalar sempozyumu?
30.08.2018 Sabır ve tahammülün son sınırındaki sessizlik
15.08.2018 ABD?nin ölümlerden ölüm beğeneceği günler yaklaşıyor
09.08.2018 Tarihin dönemini bitirdiği yapıyı kimse ayağa kaldıramaz
02.08.2018 Güven vermeyen CHP?nin gizli karar merkezleri
26.07.2018 Ölü bizim, Allah rahmet etsin
17.07.2018 15 Temmuz Anadolu İslâm Hareketidir
12.07.2018 Yeni Türkiye
05.07.2018 Yalandan da olsa doğru olamazlar, olamıyorlar
27.06.2018 Yüzyılın seçimi
21.06.2018 Zaferi kader yapan yürüyüşümüz
12.06.2018 Seçim sonrası hesaplaşmalar
06.06.2018 Oradan ve buradan görülenler
31.05.2018 Her şeyi düzelteceklermiş!
22.05.2018 Seçim için ters işlem stratejileri
16.05.2018 Kudüs göklerin şehridir, yeryüzü güçleri işgal edemez
10.05.2018 Ben de adayım desteğinizi bekliyorum
02.05.2018 Adaylarını seçimden sonra da açıklayabilirler
26.04.2018 Seviyeyi alçalmanın sahipleri kaybediyor
20.04.2018 Baskın seçimin dış sebepleri
10.04.2018 Zalimler niçin vicdanlı davranmıyor?!
05.04.2018 Asil korkusuzluğumuz karşısında içleri paramparça
30.03.2018 Yalancının kurtaracağı onuru kaldıysa
21.03.2018 ABD'yi Kaygılandırmaya devam edeceğiz
15.03.2018 ABD'de darbe, ABD'ye darbe
07.03.2018 Suriye'de Siyonizmin Oyununu Bozmak
01.03.2018 28 Şubat'çı zorbalar hak ettikleri cezayı almalıdır
22.02.2018 Suriye de tarihe yardım etmelidir
15.02.2018 Biz geliyoruz, geleceğiz. Canını seviyorsan çekil!
07.02.2018 Türkiye'nin gazabını azaltmak için
31.01.2018 Yerli Akıl ve Milli Heyecanla Savaşıyoruz
23.01.2018 İhaneti darmadağın eden kusursuz fırtına
19.01.2018 MERHAMET GAZAP OLUP YAĞACAK ÜSTLERİNE
10.01.2018 ZELİL YALNIZLIKLARI TRAJİK KADERLERİDİR
04.01.2018 DEĞERSİZLEŞTİKÇE ŞIMARAN AZGINLIK
28.12.2017 ASLA UZAKLAŞAMAYACAĞIM YAKINLIKLA BURADAYIM
05.07.2017 TAMAM YOLLARA DÜŞÜN AMA YAKAMIZDAN DA DÜŞÜN
20.06.2017 HEDEFİ SAPAN VE HEDEF SAPTIRAN YÜRÜYÜŞ
16.06.2017 ARTIK NE YAPARSA MİLLET HOŞ GÖRÜR DİYE DÜŞÜNÜYORUM
13.06.2017 KORKTUKLARI KARDEŞLİĞİMİZDİR
09.06.2017 İMAN ve İYİLİK STRATEJİSİ
07.06.2017 KATAR KATAR SIKINTI ve ÖKÜZLÜKLER!
31.05.2017 ORTADOĞU?YU KANA BULAYANLARDAN ADALET BEKLEYEMEYİZ
20.04.2017 İŞTE ŞİMDİ 2. CUMHURİYET
18.04.2017 REFERANDUMDAN ÇIKAN KARAR
13.04.2017 YAPILAN TAM BİR TALANDI; GERİSİ YALANDI!
07.04.2017 HUKUK ve AHLÂK KURALI KALMAYINCA
30.03.2017 AMANSIZ VE İMANSIZ KARANLIK AĞARIRKEN
20.03.2017 BİR KADERİN SON TALİHSİZLERİYİZ
15.03.2017 MİLLET ORU OLUP KOMUTANIYLA BÜTÜNLEŞECEKTİR
02.03.2017 TAM KARŞILARINDA DURACAĞIZ
28.02.2017 ÜLKEMİZİ DARBECİ EMELLERE TESLİM ETMEYECEĞİZ
26.02.2017 BEN ?HAYIR? DİYECEĞİM
09.02.2017 ZORLU SINANMALARDAN GEÇEREK
25.01.2017 YALANIN BÜYÜSÜ BOZULURKEN
17.01.2017 BAKMIŞSINIZ BİRDEN AMERİKAN BAHARI!
14.01.2017 İSTEMESELER DE VAR OLACAĞIZ
04.01.2017 YALANLARI, TUZAKLARI ÇÖKÜŞLERİNİ ÖNLEYEMEYECEKTİR
29.12.2016 İHANETİN GELECEĞİ OLMAYACAK
27.12.2016 İHANET KURGULADIĞINIZ YERLER MEZARINIZ OLACAK
21.12.2016 KARLOV?A SUİKASTIN BOZAMAYACAĞI ÜÇLÜ ZİRVE VE GÜÇLÜ İRADE
19.12.2016 FESADIN ASIL ODAĞI SİYONİZMDİR
17.12.2016 STRATEJİMİZİ BASİRET VE FERASETLE BELİRLEMELİYİZ
16.12.2016 YARINLARDA GELECEK OLAN
13.12.2016 DAYANMANIN ZOR ARALIK?LARI
12.12.2016 TERÖRE TESLİM OLMAYACAĞIZ
09.12.2016 DOLARLA SATILMAYAN DOLARIN SATIN ALAMAYACAĞI
05.12.2016 BUNLAR HEP GÜZEL ŞEYLER
01.12.2016 VAR OLDUĞUMUZU GÖSTERECEĞİZ, HEPSİ BU!..
29.11.2016 ÇIKIŞSIZLIĞIN MECBUR BIRAKTIĞI
09.11.2016 KİM KAZANDIYSA BİZ HEP KAYBETTİK
03.11.2016 YERYÜZÜNÜN AZGIN KANDÖKÜCÜLERİ
28.10.2016 DOST APTAL, DÜŞMAN ONURSUZ OLUNCA
26.10.2016 İNSANLIK EN TEMEL STRATEJİMİZDİR
17.10.2016 MUSUL?U AMERİKA?DAN KURTARMAK
15.10.2016 SONUNDA DOSDOĞRU TUTUMLAR KAZANACAKTIR
14.10.2016 SINIRSIZ ZULÜM KARŞISINDA
12.10.2016 YAŞADIKLARIMIZ YENİDEN DOĞRULMANIN ZORLUKLARIDIR
11.10.2016 BARBARLIĞIN KORKUNÇ ÖNCÜSÜ ABD
07.10.2016 MÜSLÜMANA KARŞI GÂVURLA İŞBİRLİĞİ
06.10.2016 KORKULARINIZI BAŞINIZA TAÇ DİYE GEÇİRECEĞİZ!
03.10.2016 DAYANMANIN SON SINIRINDA İNFİLAK
26.09.2016 BİR CEHENNEM SİZİ SARMADAN
20.09.2016 İMAN VE CESARET KAZANACAKTIR
07.09.2016 DÜNYA VİCDANININ ÖZGÜR SESİ OLMAKLA GÜÇLÜYÜZ
05.09.2016 KENDİ COĞRAFYAMIZA ve TARİHİMİZE DÖNERKEN
27.08.2016 ÖLÜMÜNE VE AŞK DOLU KARARLILIĞIMIZ
26.08.2016 ONLARA HEZİMETLER, BOZGUNLAR ARMAĞAN EDECEĞİZ
25.08.2016 ASIL İHANETİ YENEREK GÜÇ KAZANDIK
24.08.2016 BİZ BÖYLE BİR MİLLETİZ VURUŞMA BİZİ İYİLEŞTİRİR
23.08.2016 KİMLER GÖĞÜSLERİNDE KOR ATEŞTEN YÜREK TAŞIYORMUŞ ANLADINIZ MI?
18.08.2016 MİLLETİN GÖNLÜNDEN SÜRÜLMEK NE KÖTÜ BİR CEZADIR
15.08.2016 KURGULAR ÇARPIŞIYOR
12.08.2016 ATEŞİN, YANMANIN TADINA ONLAR DA VARACAK
11.08.2016 ERDOĞAN BU MİLLETİN KABUL EDİLMİŞ DUASIDIR
10.08.2016 GERÇEKLERİNİ YALANLAR, DOSTLUKLARINI DÜŞMANLIKLAR ÜZERİNE KURDULAR
09.08.2016 BİZE YEPYENİ GÜNDÜZLER ARMAĞAN EDİLİYOR
08.08.2016 YENİKAPI YENİ TÜRKİYE?YE AÇILDI
06.08.2016 CESUR BİR CANLILIĞA UYANMAK
03.08.2016 YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR
02.08.2016 DÜŞMANIN ŞAH DAMARI KESİLECEKTİR
01.08.2016 KALPLERİMİZ BÜYÜYÜP BÜYÜYÜP BİR ÜLKE OLUR
30.07.2016 UFUKLARI MENZİL EDİNEN KUTLU YÜRÜYÜŞÜMÜZ
28.07.2016 DARBE VURACAKLARDI, BEYİNLERİ EZİLDİ
27.07.2016 BİZİ ÖLDÜRME HESABI YAPANLAR! SÖYLEYİN SİZE NE YAPALIM?
26.07.2016 ALANLAR, TÜRKİYE?NİN TAHKİM EDİLMİŞ DİRENİŞ HATLARIDIR
25.07.2016 HÜR GENERALLER HAREKETİ
24.07.2016 KÖTÜCÜL NİYETLERİNİZİ İYİLİK DUYGULARIMIZLA BÜYÜTTÜNÜZ
18.07.2016 ALÇAK UÇUŞLA DARBE
11.07.2016 ÇARPIKLIĞIN ANLAŞILMASI İMKÂNSIZ DÜZENİYLE ÇATIŞMAK
10.07.2016 YERİNİ BİLMEYEN HİÇBİR ŞEY BİLEMEZ
04.07.2016 ÜZÜNÇLERİMİZ SEVİNÇLERİMİZE ORTAK
02.07.2016 YANLIŞ DÜŞÜNCELERE, DOĞRU YAKLAŞIM
27.06.2016 BİZİ VAR VE VARLIKLI, NURLU VE ONURLU, MUTLU VE UMUTLU KILACAK OLAN
25.06.2016 TARİHİN HANGİ KARANLIK UÇURUMUNDA OLACAKLAR?
20.06.2016 KENDİ SIRRIMIZIN SINIRLARINDA
18.06.2016 İMKÂNSIZI ZORLAYAN KARARLILIKLA
13.06.2016 İNKÂRIN EVRENSEL İLGİSİZLİĞİYLE YAŞAMAK!
11.06.2016 TÜRKİYE ŞEYTAN İTTİFAKINA KARŞI
05.06.2016 Başlamamızın İlki