Mezhep taasubu

Eklenme Tarihi: 22.10.2018 09:26:00 - Güncellenme Tarihi: 06.04.2020 18:02:53

Daha önce taassup ile ilgili bir yazı kaleme almıştım. Taassup öylesine zehirli bir hastalıktır ki, başta insanın beynini uyuşturup kör eder; sonra da hakikati zihnimizde öldürür. Bu sebeple taassup konusunda ciltlerle kitap yazılsa yeridir.

Başta toplum olarak bir hastalığımızdan söz etmemiz en uygun olanıdır. Bir zamanlar İslam dünyasında, koyu bir mezhep taassubu alıp yürümüştür. Öyle ki bazı zamanlar, mezhebi din konumuna yükseltenler bile olmuştur. Tarih kitaplarının anlattığına göre Malikî mezhebini benimseyen Endülüs?te, halk öyle körü körüne bir bağlılıkla bu mezhebe sarılmıştır ki, ?Biz Allah?ın Kitabı Kur?ân ile İmam Malik?in Muvatta adlı eserinden başka kitap tanımayız? der ve başka bir şey söylemezlerdi. Bununla kalmamışlar, İmam Malik?ten kalan elbise ve eşyalarını takdis etmeye başlamışlardır. İmam Şafiî, bu tehlikeyi fark edince, İmam Malik?in bir müçtehit olması hasebiyle yanılabileceğini ve nitekim yanıldığını ortaya koyan bir kitap kaleme almıştır ve ismini de Hilafu?l-Malik adını koymuştur. Hocasına olan saygısından dolayı yaklaşık bir yıl kitabı çıkarıp çıkarmamakta tereddüt etmiştir, nihayetinde bu sapkınlığın önünü almak için kitabını piyasaya sürmüştür.

Hanbelî mezhebine bağlı olduğunu ifade eden İmam Eş?arî, Bağdat?a geldiğinde Ebu Muhammed el-Berbehârî?nin (ö.329/940) yanına gelir ve şunları söyler: ?Ben Cübbâî?nin görüşlerini çürüttüm, Mecusilerin ve Hıristiyanların görüşlerini de çürüttüm.? Bunu duyan el-Berbehârî, ?Ne dediğini bilmiyorum, biz ancak Ahmed b. Hanbel?in dediklerini biliriz? der. Buradan ayrılan İmam Eş?arî, bu taassubu karşılık el-İbâne adlı kitabını kaleme almıştır.

Aynı dinden ve aynı kıbleye yönelen insanlar, sırf farklı mezhep anlayışlarına bağlandıklarından dolayı birbirlerine düşmanca davranmışlar, canlarına kıymaktan çekinmemişlerdir. Söz gelimi Ebu Sa?d es-Serahsî, Bağdat?ın Kerh semtindeki medresesinde ders veriyordu, 442/1050 yılında Hanbelîler ve Şiîler arasında meydana gelen olaylarda Şiîler her tarafı yaktıkları gibi O?nun da medresesine girerek öldürüp cesedini yakmışlardır.

Bağdadî ve İbn Cevzî?nin bildirdiklerine göre Halife Mütevekkil, Ahmed b. Hanbel?den Muhammed b. Şuca? es-Selcî?nin (ö.266/879) kadı olarak atanması için görüş sorduğunda, uygun olmadığını belirtmiştir, zira o Ahmed b. Hanbel?e göre bidat ehlindendi. Oysa Selcî, çok muttaki ve Hanefî mezhebine mensup biriydi. Selcî, Ramazan ayında ikindi namazı esnasında secdede ölmüştür. Yine Bağdadî?nin bildirdiğine göre O: ?Beni, öldüğümde evime defnedin, çünkü bu evde üzerinde Kur?an hatmediğim bir tek tuğla kalmamıştır? demiştir. Selcî, sadece Ebu Hanife taraftarı olduğu için ?yalancı? olarak nitelendirilmiş ve görüşleri reddedilmiştir.

Aynı görüşü paylaşmadıkları gerekçesiyle bazı âlimlerin canına dahi kıyılmıştır. Bunlardan biri, Muhammed b. Muhammed et-Tûsî?dir. Tusî, Eş?arî görüşüne sahip olduğundan, Hanbelîler tarafından verilen zehirli helva ile zehirlenerek öldürülmüştür. 314/926 yılında Bağdat?ta, Hanbelî mezhebinden Ebubekir el-Mervezî?nin yandaşları ile diğer ulema arasında, ?Ümit var ol ki, Rabbin seni bir makamı Mahmud'a gönderecektir? (İsra,17/79) ayetinin tefsiri yüzünden büyük bir fitne çıkmıştır. Hanbelîler, bu ayetin manası, ?Allah?ın arşın üzerinde oturduğunu ifade eder? demişler; diğer mezheplere müntesip ulema ise, bu ayetin anlamının Hadis?te de (Buharî, Tefsir, 17) açıklandığı gibi ?Şefaatu?l-Uzma? olduğunu söylemişlerdir. Bu yüzden çıkan fitnede çok sayıda insan ölmüştür. Yine Bağdat?ta 447/1055 yılında Şafiîler cehri namazlarda besmeleyi açıktan okuduklarından dolayı, Hanbeliler bunları engellemek istemiş ve bu yüzden büyük bir fitne çıkmıştır.

et-Türkî diye meşhur Şam Kadılığı yapmış olan Muhammed b. Musa el-Belasağunî (ö.506/1112): ?Elimde yetki olsaydı Şafiîlerden cizye alırdım? demektedir. Bilindiği gibi cizye, Müslüman olmayanlardan alınan bir vergi çeşididir. Bu zat, Malikilere de aynı derecede düşmandı. Bu bilgileri olduğu gibi aktaran ve Hanefî mezhebinden olan İbn Asakir: ?O?nun kadılığı döneminde de hakkında iyi şeyler söylenmezdi? demektedir. Bu zat, Şam Camiine imam olarak atandığında, cemaat arkasında namaz kılmamış, Daru?l-Hayl denilen yerde namazı kılmışlar. Onun hayat hikâyesini anlatan ve aynı zamanda Hanefî mezhebinden olan İbn Kutluboğa, Hanefî âlimleri tanıttığı Tacu?t-Teracim adlı kitabında: ?Şayet bu isimdeki âlimlerin isimlerini yazmak zorunda olmasaydım, bu akılsızca sözler eden kişiyi kitabıma almazdım? diyerek tepkisini ortaya koymuştur.

Bu tür fitne ve kavgaların örnekleri çoktur. Bir tanesini daha aktararak örnekleri sonlandıralım: Harezmşahların Veziri Nizamuddin Mes?ud b. Ali (ö.597/1201), Merv şehrinde Şafiîler için çok büyük bir cami yaptırır. Bunu çekemeyen Hanefîlerin Şeyhu?l-İslam lakaplı âlimleri, bu caminin yakılmasını emreder ve cami yakılır. Harezmşah, yakanlardan tazminat alır ve veziri Nizamuddin?e tamirini emreder, o da tamir ettirir.

Bu tür basit görüş ayrılıklarının sebep olduğu ve mezhep taassubunun körüklediği ayrılık tohumlarının bu ümmetin kalbinden atılmasını, üç büyük isme borçluyuz: Melikşah, Nureddin Zengî ve Selahaddin Eyyûbî.

İlk kez Melikşah, İsfahan?da bu bölgede en çok aralarında fitne olan Şafiî ve Hanefî mezhebine mensup kimselerin bir arada eğitim ve öğretim gördükleri bir medrese inşa eder ve öldüğünde buraya defnedilmesini vasiyet eder. Öldüğünde vasiyeti yerine getirilir.  Böylece kanlı ve kinli olan mezhep mensupları, bir arada eğitim yapınca aralarındaki farklılıkların, kavgaları ve çekişmeleri getirmeyecek kadar basit olduklarını görme fırsatını bulmuşlardır. Daha sonra Nureddin Zengî ve Selahaddin Eyyûbî de değişik mezhep mensuplarının bir arada eğitim gördükleri medreseleri inşa ederek, Müslümanlar arasında mevcut olan ve mezhep farklılığından doğan ayrılığın ortadan kalkmasına vesile olmuşlardır. Çok geçmeden dört fıkıh mezhebinin bir arada eğitim gördükleri medreselerle karşılaşıyoruz.

Genelde mezhepler ile ilgili çekişmeleri yazmamız ve dile getirmemiz, bazı kimselerce hoş karşılanmamaktadır. Hâlbuki günümüzde mezhep taassubunu nasıl geride bıraktığımızı anlamak için öncekilerden bazılarının, katı bağnazlıklarının kötü sonuçlarını dile getirmemiz gerekmektedir. Günümüzde de Müslümanlar arasındaki ayrılığı ve fitneyi ortadan kaldırmak için bu basit formülü uygulayabiliriz: Bir ve beraberce, aynı mekânlarda buluşmak ve birlikte ilim üretmek.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2594/mezhep-taasubu

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

17.11.2019 Sinema ve Dindarlar
10.11.2019 Müzik Haram Mıdır?
27.10.2019 Her Dönemin Yardakçıları
20.10.2019 Zor Oyunu Bozar
07.10.2019 Irkçılık Batının Malıdır
22.09.2019 Peygamber İnkârcıları
11.09.2019 Soner Yalçın?ın Atmasyonu
09.09.2019 Ne Saçmalıklarla Uğraşmı?ız
27.08.2019 Hırsızların Dangılları
21.08.2019 Biri Bana Kardeşlikten Söz Etsin Lütfen
11.08.2019 Önemli Kararlarım
29.07.2019 Kuş da Medeniyetimizin Bir Parçasıdır
20.07.2019 Hayat Dediğin Mana Yüklüdür
10.07.2019 ?iîlere de Bir Sözünüz Var mı?
01.07.2019 Şefaat Torpil midir?
24.06.2019 Kitleleri Yönetmek Kolay Mı?
18.06.2019 Güzel İnsanları Katleden Ülke: Mısır
10.06.2019 Şefaat Var Mıdır?
30.05.2019 Deistlerin Taptığı Bir İnşaat Ustasıdır
21.05.2019 Hz. Ömer?in Davasına Talip Olanlar Mirasına Talip Oldular mı?
13.05.2019 Akıl Ediyor Ama Hissetmiyorduk
03.05.2019 Ramazan Şemsiye Oruç Kalkandir
26.04.2019 Allah Belanızı Versin!..
18.04.2019 Hayatımızdan Çekip Gidenler
24.12.2018 Yazarlarımız nasıl yazıyorlar?
18.12.2018 Akıl ediyor ama hissetmiyorduk
13.12.2018 İnsan olmanın imtiyazı kaleme sarılmaktır
01.12.2018 Dilimize yapışan kelime: Kültür
03.11.2018 İtaat edilecek Ulu?l-Emr kimdir?
28.10.2018 Düşük profilli kafaya dikkat
22.10.2018 Mezhep taasubu
09.10.2018 Bir ateistin yanılgısı
25.09.2018 Sevgi ve sevgili üzerine
14.09.2018 Hainler cenneti memleketim
29.08.2018 Okusan da dert, okumasan da
21.08.2018 Eli hançerli ortak
15.08.2018 Namaz bir mesajdır
31.07.2018 Sevgi diliyle var olmak
30.06.2018 Doktorları vahşilere yem etmeyin
19.06.2018 Öküzler tanrı resmini çizselerdi
12.06.2018 Seçimin rengini ne belirliyor?
05.06.2018 Kur?an Değer Katar
29.05.2018 Bir manevi atmosferdir: Ramazan
20.05.2018 Şeytanlar birleşiyor, ifritler çiftleşiyor
16.05.2018 Ramazan tefekkür demektir
09.05.2018 İnsanlık onuru insanın gururudur
30.04.2018 'Atam tutam ben seni'
27.04.2018 Batılı kafa hür iradeye düşmandır
20.04.2018 Mutlu memleketin mahzun evladı: Mehmet Akif
06.04.2018 Dinde yenilik reform mudur?
03.04.2018 Akif'in Tevfik Fikret çatışması ve vatan sevgisi
27.03.2018 Akif'in Teşkilat-ı Mahsusa ve Abdülhamid ile ilişkisi
20.03.2018 Mehmet Akif'in İttihat-Terakki Cemiyeti ile ilişkisi
19.03.2018 Mehmet Akif anlaşıldı mı ki!..
11.03.2018 Kadın dövülmeli erkek övülmeli mi?
27.02.2018 Silahla öldürülmeyenler ahlaksızlıkla öldürülüyor
15.02.2018 Vicdan karası yüzkarasından beterdir
05.02.2018 Vatan hainliği ile vatanseverlik arasında ince bir çizgi vardır
01.02.2018 Şayet utanmazsan, dilediğini yap!..
21.01.2018 AMERİKALI SİYASİLER PENTAGON?UN KORİDORLARINDA KAYBOLUYORLAR
15.01.2018 BİZİ ONLAR KURTARACAK
03.01.2018 İRAN?DA NELER OLUYOR?
26.12.2017 İNSAN SEVGİSİNİN NERESİNDEYİZ?
19.12.2017 TAASSUP, AKLIMIZI DA ÇELER GÖNLÜMÜZÜ DE
11.12.2017 TAASSUBUN ÇOCUĞU CEHALETTİR
06.12.2017 KUDÜS ALINAN FİYATA VERİLİR
27.11.2017 PETROL KOKUSUNA KOŞAN KÖPEKBALIKLARI
20.11.2017 AKLA ZİYAN İŞLER
14.11.2017 ADAM ÖLDÜRMEYİ OYUN MU SANDIN?
06.11.2017 PASTA DEĞİL ÜLKE PAYLAŞIYORLAR
30.10.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM ?HAVAALANI PROTOKOLU?NU DEĞİŞTİRİN
24.10.2017 HER YERDE HEP AYNI HİLE
19.10.2017 BU MÜFREDAT DEĞİŞMELİ
11.10.2017 BİR KULÜBESİ BİLE TAHRİP OLMAYANLAR CANIMIZI YAKIYOR
03.10.2017 ABD ÖLDÜRECEK ?CANAVAR? ARIYOR
30.09.2017 HİZAYA GELMEK YA DA SAF TUTMAK
21.09.2017 RÜYALARINDA GEZİNDİM İSTANBUL?UN
12.09.2017 ARAKAN?I MI YOKSA 2019?U MU KONUŞALIM?
07.09.2017 AKIL NE KADAR GEREKLİ?
31.08.2017 DEVE SİDİĞİNDEN DAVA ÜRETMEK
20.08.2017 KARDEŞLİK SINIR TANIMAZ
10.08.2017 TÜRK KIZI LEYLA?NIN MÜSLÜMAN OLUŞU
06.08.2017 MÜFTÜ NİKÂH KIYSA NE OLUR?
25.07.2017 TARTIŞMA, ?HIRLAŞMA? DEĞİLDİR
22.07.2017 GÜNÜMÜZ FERHAT İLE ŞİRİNİNİ GÖRDÜM
14.07.2017 DİKTATÖRLÜĞÜ DE BATIYA BORÇLUYUZ ÖZGÜRLÜĞÜ DE
06.07.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- II
29.06.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- I
21.06.2017 ANNEYE VE BABAYA BİR GÜN DEĞİL BİR ÖMÜR AYRILIR
14.06.2017 HER GÜL BAHÇESİ ÇOCUKLARIN MEKÂNIDIR
09.06.2017 MAHALLE KAVGASI MI, CAMİ VE ÇOCUK MESELESİ Mİ?
02.06.2017 ORUÇ BİZİ TUTAR MI?
26.05.2017 NECİP FAZIL ANISINA...
18.05.2017 İSLAM VE İLİM
11.05.2017 HIRİSTİYANLIK VE İLİM
04.05.2017 İLİM
29.04.2017 AŞK?I YAZAYIM DEDİM
18.04.2017 REFERANDUM SONUCU BİR BAŞARIDIR AMA...
13.04.2017 AYDINLIK BİR GÜNE YÜRÜYORUZ
06.04.2017 KANPAZARI: İDLİB
30.03.2017 ?HAÇLI RUHU? BİR İNANÇ MI YOKSA ZİHNİYET MİDİR?
23.03.2017 BİZE ÖZGÜRLÜK GETİRİRLER Mİ?
16.03.2017 AVRUPA TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ VE ?TURO-ARYEN?LER
09.03.2017 KOZMETİK SANAYİNİN SEMBOLÜ: SÜSLÜ MUMYALAR
02.03.2017 İNANMAK ZOR ŞEYDİR
23.02.2017 YANGIN VAR DİYE KOŞUŞTULAR OYSA GÜNEŞ DOĞUYORDU
16.02.2017 PEYGAMBERLER BIRER INSANDIR
09.02.2017 NEDEN TÜRKÜ DİNLEMEYİZ Kİ?
02.02.2017 TÜRKİYE?DE BAŞKANLIK NE ANLAMA GELİYOR?
26.01.2017 SALTANAT MEŞRU MUDUR?
18.01.2017 İSLAM?DA DEVLET BAŞKANININ SEÇİMİ
12.01.2017 İSLÂMÎ BAKIŞLA DEVLET BAŞKANLIĞI
05.01.2017 KURŞUN ADRES SORMAZ AMA TERÖR HEDEF ŞEÇER
29.12.2016 KAÇ KEZ TIRPANLA BİÇTİLER BİZİ
22.12.2016 BİZ PRANGALARI KIRDIK, HALA TASMALILAR VAR
18.12.2016 YENİ SAVAŞ KONSEPTİ: TERÖRDÜR
07.12.2016 TERÖR YUMURTLAYAN TAVUK
30.11.2016 YANGIN YÜREĞİMİZDE
24.11.2016 KÖY İLKOKULUNDAYIM
16.11.2016 KAÇIŞAN SATILIK RUHLAR
09.11.2016 KELEBEĞİN FIRTINASI
03.11.2016 YENİ BİR MEZHEPLER SAVAŞI KAPIDA MI?
18.10.2016 GÖZ GÖRE GÖRE TUZAK
05.10.2016 CEHALETİN SINIRI YOKTUR
29.09.2016 TEKBİR?DEN ÜRKMEK
21.09.2016 BATI MI DEDİNİZ?
15.09.2016 İKİSİ DE YUMURTLADIĞINA GÖRE TAVUK DA KAZDIR
07.09.2016 ALTIN DİŞLİ ÇOCUK
01.09.2016 SUSUN BARİ !...
24.08.2016 İNSAN
18.08.2016 DEMOKLESİN KILICI MI, TERÖR SOPASI MI?
11.08.2016 ADİL OLMAK ZORUNDAYIZ
03.08.2016 DARBENİN ARİTMETİĞİ
28.07.2016 İLERİYE BAKMAK
21.07.2016 KARTONDAN ADAMLARDAN KAHRAMAN ÇIKMAZ
18.07.2016 SENARYOSUZ DARBE OLMAZMIŞ!
14.07.2016 FİLİSTİNLİ KIZA
30.06.2016 TERÖR ALÇAKLIĞI
29.06.2016 ŞAHİDİM İSRAİLDİR
23.06.2016 ?NUR TOPU SAVAŞÇILAR? KİMİN ESERİ?
16.06.2016 GÜÇLÜNÜN SAVAŞI MI, HAÇLININ MI?
09.06.2016 YAZMAYA BAŞLARKEN