“Tokat’a gitmek gerek” dediler; gittik, gezdik, gördük ve yazdık!



Tokat’a 6 aylıkken gelmişiz. Babam öğretmen olduğu için Artvin’den; önce Ohtap Köyü’ne (Mektepli) tayini çıkmış, daha sonra merkeze gelmişiz. Köy Enstitüsü mezunu olan babamın; bilmediği, yapmadığı bir şey yoktu. O kadar güzel ve uygulamalı bir eğitim almıştı ki; tarım, hayvancılık, ekonomi, müzik v.b. her şeyle ilgilendirdi. Gittiği köylerde sürekli çalışır, köylümüzün gelişmesi, öğrenmesi için uğraş verirdi. Bütün günü köyde yaşar; muhtarla, insanlarla iç içe olurdu. Şimdiki öğretmenler; sabah-akşam servisle gidip geliyorlar, köylüyle bir bağlantıları maalesef yok!... Köylüler; “şimdi o eski öğretmenler yok, onlar atlara binip gittiler” diyor.

İlkokuldan liseye kadar eğitimi Tokat’ta okudum. İlkokulda, Bağlardan Tokat merkeze yürüdüğümüz günleri hatırlıyorum. Bağda yetişen ve artan meyve-sebzeleri hale gönderir, her şeyi bahçede yetiştirirdik. Farkında olmadan doğal yaşıyormuşuz gerçekten. Evler genellikle iki katlıydı, İstanbul’a geldik dubleksin moda olduğunu görmüştük. İbni Kemal İlkokulu’nda başlayan sosyal-müzik çalışmalarım, bugünün alt yapısını oluşturmuş. Mehter takımının vaz geçilmez elemanı olup, halk oyunları ekipleriyle çok sayıda gösteriye-şenliğe katılmıştım. Özellikle Ramazan’da, arkadaşlarla toplanıp teravih namazında camileri gezerdik. İmece usulü komşuları toplar, işleri paylaşırdık. Şimdi, soruyorum gençler arasında samimiyet kalmamış. Yazık!

Tokat; iklimi benzediği ve tarım için toprağı  çok kuvvetli olduğu için Artvin’lilerin tercih ettiği bir şehir olmuş… Bursa, Ankara v.b. gibi! Tarımı Tokat’a Artvinlilerin getirdiğini duymuştum, Suların bolluğu tarımın en önemli kaynağı olmuş. Eskiden Tokat çok soğukken, Almus Barajı yapımı ile iklimde yumuşama olmuş. Şimdi, binaların çoğalarak doğalgazın gelmesiyle ve Kanal Tokat’la iklimin daha da ılımanlaşacağı beklenebilir.

Tokat; Anadolu Selçukluları ve Osmanlı dönemlerinde, Anadolu’nun önemli bir şehri olmuş. 900 yıllık tarihi eserlerin sayısı çok fazla. Camileri, medreseleri, tarihi evleri, hamamları, hanları, halk oyunları, türküleri, türbeleri, el sanatları, bedestenleri, çeşmeleri, zengin folkloru, soğuk suları, bağları ve yaylaları v.b. ile görülmeye değer…

Eski Tokat evleri…

Gazi Mustafa Kemal’in, Tokat’a geldiğinde kaldığı (Yüzbaşı Mustafa Vasfi Süsoy’a ait konak) konak, Atatürk Evi olarak ziyarete açılmış…Tokat Kültür Evi de, ziyaretçilere açılmış durumda., Bu ev tipleri için  J.B.Tavernier(1678) şöyle yazmış; “Tokat’a has iyiliklerden biri, oradaki kervansarayların etrafında, yolvu ve tacirlere kiralanan birçok hususi odaların mevcutiyetidir. Seyahatiniz boyunca diğer hiçbir yerde görmediğimiz bu odalar, kervansarayların gürültüsünden uzak, sakin ve rahat yerler olup, yolcu orada, kendilerini menfaat şakiyle rahatsız eden adamlardan uzak, dostlarıyla sohbet ederek serbestçe dinlenebilir…”

Tokat bir bağ içinde
Gülü bardağ içinde
Tokat'tan yar sevenin
Yüreği yağ içinde

Ağam yarim paşam yarim
Di gel bahtı karelim (kara yarim)

Bağ altında otururken
(yosmam) Gül güle bade doldururken
Yar doldurup ben içerken
(yavrum) Al kadeh kana boyandı
(yosmam ahbablar bade dolandı)

Sürü sürü kızlar sürmeli gözler
Göhsü de çapraz düğmeli kızlar

Tokat'ın altı bağlar
Selam göndersem ağlar
Selam yürek soğutmaz (dağıtmaz)
Bergüzar gönül eğler (dağlar)

Ağam yarim paşam yarim
Di gel bahtı karelim (kara yarim)

Al kirazın dalındayım
(yavrum) Yar senin hayalındayım
Ölenecek vazgeçmem
(yavrum) Bir cahilin elindeyim

Sürü sürü kızlar sürmeli gözler
Göhsü de çapraz düğmeli kızlar

Tokat ile ilgili kaynak eseri, eski bakanlarımızdan Sn. Metin Gürdere, 3 cilt halinde  kaleme almış; Sosyal Hayat, Seçimler ve Siyaset,Dönemler-Olaylar-Yaşananlar…(05325235880’den temin edebilirsiniz.)


Gazi Mustafa Kemal’in 6 kere geldiği Tokat’ta yaşayan Gayrimüslimlerinde var olduğunu (Hristiyan-Ermeni-Yahudi) ve kaynaşarak yaşadıklarını biliyoruz. Örneğin, Kaşıkçı Bağları’ndaki bağımız (bahçemiz) Ermenilerde kalmış.

Bahçalarda mor meni,

Verem ettin sen beni,

Ya sen İslam ol Ahçik,

Ya ben olam Ermeni.

Tokat, son zamanlarda; o yeşil bağlardan, bahçelerden, elmalıklardan, üzümlüklerden sıyrılıp, betonlaşmaya doğru gidiyor. Özellikle gençlerin Tokat’ı terk etmesi ile sahipsiz kalan arsalar; inşaatlara terk edilmiş. Bağlardan Tokat’a baktığınızda bunu rahatlıkla görebiliyorsunuz.


Tokat’ta tarihi eserlerin hepsi, özel olarak ışıklandırılmış.


Tarihi Saat Kulesi ve yanındaki Behzat Camisi ihtişamla durmaya devam ediyor ver turistlerin ilgisini çekiyor.

Tarihi Taşhan, son yıllarda hem Tokat el sanatlarının sergilendiği-satıldığı bir yer olmuş, hem de gençlerin buluşma yeri... Her saat dolu ve canlı…Tokat kalesi, Ali Paşa Camisi ve Hamamı, Ulu Cami, Behzat Sokağı tarihi özellikleri ile dikkat çekmeye devam ediyor. Yeni yapılan AVM’ler dahi bu kadar ilgi çekmiyor.

Ulu Cami’den Tokat Kalesi görünümü…


Meydan Cami’i yanındaki alan, yeniden düzenleniyor, o nedenle şantiye görünümünde. Ancak, cami ile meydandaki dükkanlar, estetik olarak uyumsuz olmuş, arasında bağlantı kurulmamış. Ayrıca; bu tür işlerin çok hızlı yapılmasında yarar var, çünkü çok merkezi bir yer.

Taşhan’ın yanında olan Müze, Sulusokak’taki yeni yerine Arastalı Bedesten’e taşınmış ve çok modern olmuş. Müzeyi gezerken, Tokat’ın; uygarlıklar sahnesinde önemli yeri olduğunu anlıyorsunuz. Severek ve gururlanarak gezdik. (Bedesten; değerli kumaşlar-mücevherler v.b. eşyanın satımına mahsus, üstü kapalı, mahfuz çarşıların bütününe verilen isim.)

GAZİ OSMAN PAŞA LİSESİ MEZUNLARI PİLAV GÜNÜ…

1974 mezunu olarak ilk defa güne katıldım. Sağlımız el verirse, seneye bizim plaket verilecek, Birçok arkadaşımla uzun bir aradan sonra görüştük. Pilav günü nedeniyle 100’e yakın mezun Tokat’taydı, bu şehrin ekonomisine önemli bir katkı sundu. Çünkü, çökelekli pideler ve meşhur Tokat Kebabı yendi.   Ertesi gün herkesin elinde, kutularla doğal yiyecekler vardı. Kebab’ın; yerli üretim patlıcan-domates-biberle uyuşumu bu aylarda kendini daha iyi gösteriyor. Bizde (eşimle), akrabalarımızla –İl Genel Meclis Üyesi Havva Sabuncuoğlu ve eşi Uğur Bey, kızı, torunu ve aile büyüğü halamız Sevim Yurdagül- Saklı Bahçe’ye gittik, M.Gürdere’nin oğlu, kendi bahçelerini, yıllardır temiz bir şekilde işletiyor. Bu arada, Tokat’ın meşhur Çökelekli’sini de unutmayalım, maalesef İstanbul’da yapan yok!.. “Tokat Yağlısı, Tokat Yoğurtmacı” kahvaltıların vazgeçilmezi durumunda. Yani,  biraz daha kalınsa kilo almamak mümkün değil.


Lise yıllarında çok değerli isimler/öğretmenler vardı. Galip Bey, Mustafa Somtürk (Matematik), Cevat Altınok (Edebiyat), Resmi Akkaya (Edebiyat), Leman Kayalar (Coğrafya), Ekrem Akarçay (Fizik), Hüseyin Akıncı (Tarih)  Onlardan sınıfı geçmek kolay değildi. Bakıyorum, çoğu mezun iyi yerlere gelmişler. Bu sene üniversiteyi kazananların listesini görünce gururlandık. Zaten GOP Lisesi, başarıda  14. seçilmiş.

Belediye Başkanımızı ziyaret edemedik, çünkü Ankara’da toplantıya çağrılmıştı. Cumartesi günü pilav gününde sohbet etme imkanı bulduk. Başkan, eşimin anne tarafından akrabası oluyor. Başkanla biraz sohbet ettik…

Tokat Müzesi’nden bir görünüş…


Tokat o kadar zengin ki; avcılık, çoban sucuğu, salça, cevizli lokum(küme),fidanlık, pekmez, meyvecilik, salepçilik, sıra geceleri, halıcılık, tütüncülük, cevizcilik v.b. devam ettiriliyor. Tabii ki, yeni gelinler bahçe işini istemiyorlarmış. Kayınvalideleri ile de oturmak istemiyorlar, ayrı ev açmak şartını koyuyorlarmış. Yani, yeni gelinler de bağdan bahçeden kopuyorlar. Bağ-bahçeler böyle sahipsiz kalıyor, kurtulmak içinde kat karşılığı inşaata veriyorlar. Anlayacağınız, gidiş iyi değil!...

Biz öğrenciyken Tokat çok soğuktu, Ağustos’un yarısı yaz, yarısı kış derlerdi. 23 Nisan’da kar yağdığını hatırlıyorum. Tavanlardan buzlar sarkardı, korkarak yürürdük. O zamanlar, böyle tatil yoktu. Kar-buz üzerinde yürümekte, aslında insanın; dengesini, durmayı, kaymayı geliştiriyor.  Şimdi eski Tarihi Köprü’den itibaren Yeşilırmak üzerine bir bent konarak su dolduruldu ve Kanal Tokat’ta gondollarla seyahat başladı. İtfaiye Müdürlüğü Kavşağı'ndan Atatürk Kavşağı'na kadar olan yaklaşık 1,5 kilometrelik alanda Kanal Tokat Projesi hayata geçti. Bir kısım “ne gerek vardı”, “başka yapacak iş yok muydu” diye eleştiriyor. Oysa, dağlar arasına sıkışmış şehir için çok güzel olmuş, bir taraf peyzajı bitmiş, diğer tarafta çalışmalar devam ediyor. Akşam, herkes çocuklarıyla nefes alıyor, çayını içiyor, hava alıyor.

Başkan Eroğlu bu konuda şunları söyledi; "Biz de Yeşilırmak üzerinde gondol ve kayıkların yüzdüğü projeyi Tokat'a kazandırmak için yola çıktık. Yaklaşık 1,5 kilometrelik bölümde suyu durgunlaştırmak amacıyla lastik savak sistemi uygulandı. Diğer bölümdeki sudan 2,5 metre yüksek olacak bu bölümde gondol ve kayıkları Tokatlıların hizmetine sunuyoruz. Bu bölümde ırmağın sağında ve solunda da su sızmasına karşı önlem aldık. Projemizin çevreye zarar vermesini önlüyoruz. Projenin %95 oranında tamamlandı. Lastik savak sistemi monte edildikten sonra ırmağımızda su tutuldu. Gondol ve kayıklarımız geldi. Yeşilırmak'ta 3 gondol ile 3 kayık yüzmeye başladı. Sonrasında ihtiyaca göre gondol ve kayık sayısını artıracağız. Peyzaj çalışmalarına ise devam ediyoruz." dedi. Belediye Başkanımız Sn. Eyüp Eroğlu’nu tebrik ediyoruz.

Tokat’ı mecburiyet caddesinden kurtarmak için yapılan çevreyolu, nihayet -Hac Dağı’nın arkasından-  bitirilmiş. Kamyon-Otobüs’ler artık şehre uğramadan, yukarıdan geçip gidiyorlar. Ancak, mesai saatleri başlangıç-çıkış saatlerinde trafik yine zorlanıyor. Tokat Belediye Başkanı Sn. Eyüp Eroğlu; Akıllı Trafik Kontrol Sistemi ve Kavşak düzenleme çalışmaları ile bu sorunu çözeceklerini ve ihalenin yapıldığını açıklamış.


Önde Belediye Binası ve bakımlı bahçesi, arkada Hac Dağı…

Eroğlu; “6 bin yıllık tarihi bir kentin coğrafi olarak iki dağın arasında olması, birkaç sıfır geriden başlamamıza sebep oluyor. Kent merkezimizin tarihi eserlerle çevrili olması, tescilli alanların yol genişletme çalışmalarına engel teşkil etmesi de belimizi büken bir başka neden. Özellikle GOP Bulvarında bütün resmi kurumların, bankalar ve ticaret faaliyetlerinin odak merkezi olması, insanları da bu cadde üzerinde trafik seyri yapmasına netice kılmakta. Şehrin 5/3’lük bölümü Karşıyaka bölgesinde olmasına rağmen işyerleri, ticarethanelerin şehir merkezinde olması, oradaki nüfusun her sabah merkeze her akşam Karşıyaka bölgesine gitmesi trafikte problem teşkil ediyor. Yine özel otomobil kullanımı yoğun. “Tokat kişi başı düşen araç sayısı bakımından önde olan illerden” diye bir algı var. Ama Türkiye’de, her bin kişinin 285’i araç sahibi iken, Tokat’ta bu oran 289. Yani baktığınızda ortalamada olduğunu görüyoruz. Bence tam tersi,  “araç kullanan çok, toplu taşımayı çok kullanan yok.” Veya, yaya şeklinde seyreden yok. Trafiği taşıyacak yeni bulvar ve caddelerin açılması konusu var. Bu da önemli Bu olmadığı için Behzat Caddesi ve Gaziosmanpaşa Bulvarında sıkışan bir trafik seyretmekte. Çevreyoluna hızlı bir şekilde ulaşmamız lazım. Oraya ulaştıracak akslarımız da çok yok.” dedi.

Tokat’ta otopark büyük sorun. Meydan düzenlemesinde, altının otopark olacağı söylenmişti, ama olmadığı –nedense- görüldü. Başkan Eroğlu bu konuda şunları söyledi; “Kısa vadede şehrin belli noktalarına yeni otoparklar yapılması gerekiyor. Kız Meslek Lisesi’ni taşıyarak o bölgede tarihi eserlerin önünü açıp meydan oluşturarak, altını otoparka dönüştürmeyi bir proje olarak düşünüyoruz.Cumhuriyet Meydanı altının otopark olarak şehre kazandırılması da önemli. Turistlerin tur otobüslerinin Cumhuriyet meydanında parklandırılarak, tarihi mekânlar gezdirildiğinde turizme de katkı sunacaktır.”

Tokat, gerçekten görülmeye değer bir yer…Yazdıklarım sadece bir yazı içine sığanlar…Bu yazıyı okuyunca hemen yer ayırtacağınızı umuyoruz. Bir Tokat türküsü ile son verelim;

Tokat’ın etrafı dumanlı dağlar

Mor menekşe sünbül, o güzel bağlar

Yol verin geçeyim dumanlı dağlar.

Yandım Tokat, yandım senin elinden

Bana gül vermedin bahçelerinden.

Tokat’tan da çıktığımı görmüşler,

Kıratımım sekişinden bilmişler,

Beni bir yiğide terkeylemişler.

Yandım Tokat, yandım senin elinden

Bana gül vermedin bahçelerinden.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2540/tokata-gitmek-gerek-dediler-gittik-gezdik-gorduk-ve-yazdik.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar