YAZMAYA BAŞLARKEN

Yazmaya başlarken niçin ve kim için yazdığımız önemli şüphesiz.

“Kime yazıyorsun bu mektubu? Elinde hiçbir adres yok. Domuzlar kutsal kitaplarla beslenmez” der merhum Cemil Meriç. 

Domuzların kutsal kitaplarla beslenmedikleri doğru, ama kime yazdığımız ve adresimiz belli. Bu memleketin en küçüğünden en büyüğüne kadar her derdi ve tasayı kendinin derdi bilmiş insanlara yazacağız. 

Gönlünde hakikat meşalesinin şûlesi sönmemiş, bir kıvılcımla da olsa gerçeği aramayı kendine gaye edinmiş her insanımız, bizim muhatabımız olacak. 

Yazarken, günlük siyasi çekişmeler içinde boğulmadan, hayatın süratle baş döndüren akıntısı karşısında yalpalamadan, belli bir tavır ve düşünüşü şahsiyetinin bir parçası kabul eden bir duruşu benimseyeceğiz. 

Olayların içinde kaybolup duygu seline teslimiyet yerine, bir adım geriye çekilerek büyük resmi görmeye ve çerçevenin dışında kalan sisli ve gri alanlardan da haberler vermeye çalışacağız.

Parlayıp sönen saman alevi olayların bizi yutmasına ve suyun köpüklerine dalarak akıntıyla birlikte sürüklenmeye de müsaade etmemeye çalışacağız. Yapabilirsek nehrin büyüleyen akışını görmek, vardığı nihai hedefi gözden kaçırmamak için geniş bir manzaradan olayları çözmeye yöneleceğiz. İnşallah başarırız.

Haftada bir yazacağımızdan, süratle akan günlük olayların ve bir iki gün içinde eskimeye yüz tutmuş hadiselerin akıntısına kapılmak yerine, çabuk gelişen olayların eskimediği bilgi ve fikirlere yönelmek daha doğru olacağı kanaatindeyiz.

  Bu söylenenler çok iddialı görünebilir veya bazılarımızı böyle düşündürtmüş de olabilir. Ama mümkün mertebe bunu başarmak için uğraşacağız. “Şair doğduğu yere benzer” derler ya, elbette biz de içinde büyüdüğümüz sosyal çevre ve inanç halesinin izlerini taşırız. Bu taşıdığımız kültür ve dünya görüşü, bir bağnaz ifadeyi değil, olabildiğince gerçekçi bir hayat anlayışını kazandırmaya yardımcı olacağını düşünüyoruz.  

Söyleyeceklerimizi mutlak surette bir bilgi temeline ve ilmi gerçeğe bağlamak ve yaslandırmak zorundayız. Zira bilginin bir vakarı var; çünkü o, rengârenk fikirlerin açıldığı vahaların seyredildiği yüce bir makamdır. Bilmek elbette her zaman bir fazilettir, sahibine değer katar. Ancak her bilgi makul ve makbul olmayabilir.

Bu bakımdan İmam Şafiî “İlmin haysiyeti yoksa cehaletten de kötüdür. Çünkü haysiyetsiz ilim, bilginin ışığını karartır ve dünya zindan olur” der. İlim ve bilgi ortaya konulurken, ilim haysiyetini de beraberinde taşımalıdır. Aksi takdirde, bilgiyi değersizleştirmiş oluruz.

Sahip olunan cevher bir işe yaramıyorsa, taştan ve topraktan farkı yoktur. İlmin ve bilginin sahibine değer katması, onu yüceltmesi beklenir. İlim ve bilgi, bir elimizde her zaman taşıyacağımız ve asla bırakmayacağımız bir aydınlık fenerimiz olacak. 

Bilgi fenerinin yanında, öbür elimizde sevgi feneriyle dolaşacağız; inanan ve aynı toprağı paylaşanların, paydaşlıklarına bir anlam katabilmek için. Aslında Rabiatu’l-Adeviyye’nin yaptığının benzerini yapmaya çabalamalıyız. Rabia Hatun’un bir elinde meşale, diğer elinde su kovası ile dolaştırmış. Niçin böyle yaptığını merak edenlere de, bunu şöyle açıklarmış:

“Suyumla cehennemin bütün alevlerini söndürmek, meşalemle de cennetin bütün hazlarını tutuşturmak istiyorum. Ta ki insanlar, sırf Allah aşkıyla hareket etsinler.”

Biz de ülkemizde yanan cehennem ateşine bir kova su döküp, menfaat ve çıkar hazlarını tutuşturup Allah için ve ülkemiz için gerçekleri ve hakikatleri haykırmaya çalışacağız.

Sözü bağlarken merhum Galip Erdem’in şu veciz sözünün bizim de şiarımız olduğunu belirtelim: “Belki inandıklarımın hepsini yazmayacağım ama size söz veriyorum, inanmadığım hiçbir şeyi de yazmayacağım.”
Her hafta görüşmek dileğiyle merhaba… 

Son not: Ramazan ayına kavuştuk. Oruç müminin kalkanıdır, bütün kötülüklere kalkan olması dileğiyle…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/245/yazmaya-baslarken.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Recep
09.06.2016 11:29
Yazınızı okurken kendimi odanızda, sizin eşsiz sohbetinizi dinliyor gibi hissettim.hayırlı uğurlu olsun Ey bilge insan..!
mübarek
09.06.2016 11:55
Şüpheci fikirlerin,kesin ve keskin kılıcıyla kesene selam olsun...ALLAH yardımcın ve mürşidimiz olsun...
ÖZKAN İDOĞ
09.06.2016 16:19
Yüreğinize ve Kaleminize sağlık. slm ve dua ile
M.emin bozkurt
09.06.2016 18:02
Allah muvaffak eylesin değerli arkadaşım.Başarılar.
Aziz
09.06.2016 18:07
Eline yüreğine sağlık hocam
Mustafa çalışkan
09.06.2016 18:23
Hayırlı olsun.
Servet Uslu
09.06.2016 22:58
Bu aziz milletin; sevgi, saygı ve bilim dolu haysiyetli yazar ve yazılara ihtiyacının had safhada olduğu bir zamandayız. Allah yardımcınız olsun.
Allah senden razı olsun hocam.sizin değerli bir şahsiyet olduğunuzu taa 2011 hizmet içi eğitim seminerinde anlamıştım.Rabbim hizmete giden yolda daim eylesin.her türlü belalardan emin eylesin.hayırlı
10.06.2016 00:52
mehmet ali koç

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar