Kaos tellalları!

Eklenme Tarihi: 16.08.2018 08:21:00 - Güncellenme Tarihi: 05.04.2020 23:03:03

Hop oturup, hop kalkmamızı, birbirimizle yan gözle bakmamızı, birbirimizi çekiştirmemizi, kavga etmemizi, ortaya atılan suni kaos planının bir parçası, hatta başarabilirlerse aktörü olmamızı isteyenler var! Dahası toplumun psikolojisini bozmak, son yıllarda sağlanan özgüven artışını ve istikrarı yok etmek ve dirilen bir toplumun enerjisini ve yakaladığı kalkınma ivmesini sıfırlamak isteyenler var. Tabii bu istekte olan güçlerin değirmenine su taşımaya dünden hazır ne yazık ki hep olduğu gibi kaos tacirleri, felaket tellalları yine pozisyon almış bekliyorlar. Ancak köprünün altından çok su geçti ve artık ?öfkeyle kalkmayıp zararla oturmayan!? olup biteni okuyan, anlayan ve ona göre tavır alan özgüveni yüksek, ne istediğini bilen bilinçli bir toplum var!

Felaket tellalları

Planı yapan yapıyor da, olumsuz ve yıkıcı girişimlere ?hayır? demek yerine, azınlıkta da olsa evet diyen, kaosa alkış tutan hatta davet eden anlayışa sahip kimseler hala nasıl bulunuyor, anlamak zor!

Kifayetsizlik veya bilgisizlik ayrı şey, ancak bilinçli olarak yapmak, hatada ısrar etmek çok farklı şey!  Birey hata yapar! öğrenir, sonrasında sağduyu öne çıkar, makul bulunur. Lakin öyle meczup bir anlayış var ki, bırakınız milletin yanında olmayı milletin ve devletin ali menfaatlerinin karşısında olmayı paye olarak sayabiliyor.   Sorgulamıyor, milletin yararına olan her olayda, karşı da yer almayı kendine görev kabul ediyor. Bir bakıma bilerek kaosun yanında yer alıyor, kaos çağrısı yapıyor. Ancak burada net olarak söylemek gerekir ki kaos yanlısı olmak ve kargaşayı davet etmek hiçbir insani değerle uyuşmuyor ve hiç bir kaba sığmıyor!

Bağışıklık kazanmak!

Evet, ülkeyi karıştırmaya yönelik hareketler dünden bugüne hep ola geldi. Bir bakıma bu girişimlere alıştık ve bağışıklık kazandık.  Farklı mihraklarca, dost zannedilen yönetimlerce her defasında benzer yöntemlerle fakat farklı boyutlarda yapılan saldırılar yapılıyor ve ?kifayetsiz de olsa içimizdeki irlandalılar? milletin karşısına geçiyorlar ve hala karşıda olmayı, yanlışın içinde yer almayı yeğliyor...

Her ne olursa olsun asil milletimiz her defasında bu saldırılara bazen sessiz kalarak, bazen sesini yükselterek, bazen de tankın önüne gövdesini koyarak, silahlara karşı göğsünü siper ederek hep karşı koymuş, bazen verdiği tepki sessiz bir çığlıkken, bazen de bir Osmanlı tokadı gibi okkalı olmuştur?

Hayal kırıklığı!

Müttefik olmuş, kol kola girmişsiniz, ekonomi ve savunma alanında işbirliği yapmışsınız lakin eşit olduğunuzu kabul etmemişler? etmiş gibi görünmüşler ama her önemli olayda kırılma yaşanmış ve sizi eşit ortak olarak kabul etmediklerini pervasızca sergilemişler?

Sistemin ortakları, hatta kurucuları içinde yer alsanız da, sistemin sahibi olduğuna inanmış bazı üyeler bu sahipliliği kendi çıkarlarıyla birleştirmiş ve bunu mali, siyasi ve askeri güçle realize etmişlerdir.

Bunlar Türkiye ile ilgili spekülatif ve gerçeklikten uzak raporlar hazırlamışlar, sizin de inanmanızı istemişler, zorlamışlar, güç ellerindeyken bunların bazılarını kabul ettirmişler. Öyle ki kadim değerlere sahip olan Türkiye gibi bir ortağı kurulu sistemin dışına çıkıldığı düşüncesiyle uyarmak,  bazen sözüm ona hizaya getirmek, bazen cezalandırmak ve bazen de 15 Temmuz darbe girişiminde olduğu gibi ülkeyi yıkmak için pervasızca pozisyon almışlardır.

Evet, benzer saldırılar her dönemde, Osmanlıdan Cumhuriyete kadar hep yapıla gelmiştir. Saldırıların önemli bölümünde başarılı olmuşlardır, ancak bunun sonucu olarak ülke kaybetmiştir, millet ve insanlık kaybetmiştir.

Millet bazen sineye çekmiş, bazen de hadi canım sizde kimsiniz diye rest çekmiştir?

Kur üzerinden sıkıştırmak!

Bugünlerde müttefikimiz Amerika (nasıl bir müttefiklikse) ekonomik enstrümanlarla dolar kuru üzerinden Türkiye?ye baskı ve yaptırım uygulamaya  başlamış bulunuyor. 15 Temmuz yıkım hareketiyle itibarsızlaştıramadıkları, ele geçiremedikleri Türkiye?ye ekonomi üzerinden en acımasız ve her türlü manipülatif aracı kullanarak, mali alandaki tüm silahlarla saldırarak bir deneme daha yapıyorlar?

Burada sesimizi yükseltmek ve ?Bu kadar da olmaz! Anladık dost değilsiniz, lakin en zor dönemlerde, soğuk savaş yıllarında müttefiklerini korumak için her türlü fedakarlığa katlanmış, Kore?de, Afganistan?da, Bosna?da Somali?de insanlığı yaşatmak, küresel ölçekte adalet sağlamak üzere insani değerlerin bayrağı, sembolü olmuş medeniyet sahibi bir ülkeye, Türkiye?ye karşı bu kadar pervasızca düşmanlık yapamazsınız!?demek gerekiyor ve bugün toplumun tüm kesimleri bunu yüksek sesle ve piyasaya döviz ve altın girişi sağlayarak yapıyor.

Dolardaki suni yükselme!

Ne olmuş, Türk lirası karşısında Amerikan doları uçuştaymış. Yoksa Amerikan ekonomisi ne büyük bir performans gösteriyormuş da dünya farkında mı değilmiş. Sadece Türkiye?de değil rasyonel analiz yapan her ekonomist özellikle son günlerde Türk lirası karşısında dolarda yaşanan olağandışı kur hareketini anlaşılır kabul etmiyor. 

Zaten kabul edilmesi mümkün görünmüyor. Çünkü 2008-2009 ve 2016 yıllarındaki büyüme performansı (oranı) dışarıda tutulduğunda Türkiye ekonomisi 2001 krizinden sonra her yıl 4.8?in üzerinde büyümüş, hatta 15 Temmuz darbe girişiminin olduğu 2016 yılında dahi büyüme oranı % 3.2 olarak gerçekleşmiştir. Yine dünya ölçeğinde büyük ve iddialı projeleri gerçekleştirmek bakımından da Türkiye önemli hamleler yapmış, dış ticaret hacmi ve özellikle ihracat değerleri de kayda değer ölçüde yükselmiştir. Yine kamu borç stokunun milli gelire oranı ise %28?lerde olan Türkiye, bugün borçluluk oranı en düşük ülkeler arasında yer almaktadır.

Görülüyor ki Milletimiz yine önemli bir sınav vermektedir. İnancımız odur ki;  makroekonomik göstergeler bakımından sorunu bulunmayan Türkiye?ye dayatılan suni sorunlar, Devletin aldığı önlemler ve milletimizin verdiği yüksek destekle kısa sürede bertaraf edilecektir.  

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2427/kaos-tellallari

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

05.04.2020 Tarımsal Mafya (1)
24.03.2020 Kötünün kötüsü korona mı?
15.03.2020 Bilgelik Çağı
09.03.2020 Gençlerin Tarım İlgisi!
28.02.2020 Üçüncü Tarım Orman Şûrası
21.02.2020 İkinci Tarım Şurası ile AB Müzakere Süreci
20.02.2020 İkinci Tarım Şurası
12.02.2020 Birinci Tarım Şurası ve Öncesi
20.01.2020 Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'
16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
30.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
31.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1