Dolar terörü

Ekonomi…

Para politikası…

Kur sistemleri…

Efektif alım, parite, politik enflasyon…

Bunların hiç biriyle ilgili bilgim yok… Basında duyar görürüm ama arka planı hakkında hiç bilgim yok. O yüzden, bu güne kadar hiç ekonomi yazısı yazmadım… Edebiyat konusunda yazdım… Kültür konusunda yazdım… Mimarî konusunda yazdım… Şiir, doğa, patiler, gelenek-görenek, dil kültürü, tarih… Pek farklı gibi görünen ama “medeniyet” ortak paydasında yer alan konularda yazılar yazdım ama hiç anlamadığım ekonomi konusunda hiç yazı yazmadım… Çünkü ekonominin nasıl işlediği hususunda zerre kadar bilgim yok.

Bu yüzden hiç ekonomi yazısı yazmadım…

Ama son aylarda yaşanan dolar baskısı, dolar konusunu yazmaya sevk etti.

İnsanlığın takas devrinde, yani Lidyalılar parayı başımıza bela etmeden önce, “alım gücü ve dengesi” nasıldı bilmiyoruz. “Ver 10 yumurta; al 3 kilo un…” gibi miydi bilmiyoruz ama madde olarak hiçbir değeri olmayan paranın devreye girmesiyle, hayata yeni bir müdahale imkânının açıldığı görülmüştür.

Milletler, aşiretler, kabileler ve insan toplulukları egemenlik ve ekonomik zenginlik için önce kol gücüne, yani savaşa davrandı ve günümüze kadar geliştirdiği teknikle savaşı gittikçe vahşileştirdi. Barutla başlayan teknoloji, tetiklerden düğmelere evrilerek geldi bugünlere kadar.

Önce “tüfek icad oldu mertlik bozuldu”; şimdi de dolar egemen oldu, mertlik bozuldu.

ABD, bütün dünyayı dolara mecbur bırakıp kendisine bağladı ve şimdi bu paranın gücünü kullanarak dünyayı yönetmeye yelteniyor.  Kontrol altına almak istediği her coğrafyanın başına, eski savaş teknikleri yerine önce “vesayet savaşları” anlayışıyla terörist gruplarını tebelleş ediyor; bir yandan da doları silah gibi kullanarak hasımlarının iflahını kesmeye çalışıyor.

İşte yaşıyoruz!...

ABD, Türkiye üzerindeki emellerini gerçekleştiremediği için doları silah gibi kullanmaya başladı.

Dolar yükselecek; zenginler daha zengin, fakirler daha fakir olacak… Halk bu durumda başkaldıracak ve ülkede çıkan iç savaş, o toprakları ABD’nin yutacağı kıvama getirecek.

ABD’nin hesabı bu!...

Amacı doları silah gibi kullanarak güya Türkiye’yi kendine râm edecek…

Elbette yaşadığımız günler, ekonomik olarak sert rüzgârların estiği günler. Bu günlerden kuru hamasetle çıkılmaz. Yani “Biz ne savaşlardan beş parasız galip çıktık” demekle bu iş olmaz.

Dolar terörüne maruz kalmamak için, dolara ihtiyaç hissetmeyecek bir sistem kurmak gerektiriyor. Yani üretim gücünü yükseltmek gerekiyor. Petrol kaynağımız olmadığına göre tarım zenginliğimizi devreye sıkacağız. Ürettiğimiz her kiraz, her erik ve her incir, her portakal ve mandalina, yurt dışı pazara girerse,  ekonomimiz güçlü olur. O zaman iktidarın ilk yapacağı iş, tarım ürünlerini yurt dışı pazarına satmak olmalıdır. Tarlada ve ağaçta bırakılan meyvelerin yurt dışına satılması için ticaret erbabının bir ayağını yurt dışında tutmak şarttır.

Bir yandan vesayet savaşı, bir yandan dolar terörü, bir yandan kültürel saldırı ve belki de yakın gelecekte “bilgi terörü” ile dünyaya saldıran ABD’ye karşı, sadece Türkiye’nin değil,  bütün dünyanın ekonomik gücünü arttırması şarttır. Yoksa çaresiz bırakılmış insanların gözlerinin tekrar ikiz kulelere çevrilmesini kimse istemez ama insanları da çaresiz bırakmamak lazımdır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2409/dolar-teroru.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar