Ekonomik kriz ve zihniyet değişimi

Eklenme Tarihi: 08.08.2018 08:30:00 - Güncellenme Tarihi: 23.02.2020 20:05:27

Bugün dünya ekonomik bir krizle boğuşurken ülkemiz de dar bir ekonomik boğazdan geçmektedir. Tüm bu sıkıntıların sebebi insanın doğasına aykırı olarak üretim ve tüketim dengesini gözetmeme üzerine inşa edilmiş vahşi kapitalizm ve onun temsilcisi olan medeniyet tasavvurudur. Tüm bu çıkmazların içinden kurtulmanın yolu ise daha farklı bir ekonomik zihniyetle olaylara yaklaşarak hareket etmek ve buna uygun bir insan tipini eğitim yolu ile yetiştirerek toplumun sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yaşamıma hakim kılmaktır.

Vahşi kapitalizmin ortaya koyduğu ekonomik anlayışa göre, iktisadın tanımı nedir sorusunun cevabı, ?insanın sınırsız ihtiyaçlarının kıt kaynaklarla karşılanabilmesi için çalışma yapan sosyal bir bilimdir? diye verilmektedir. Kapitalist zihniyete göre insanın ihtiyaçlarının sınırsız olarak ilan edilmesi ?ihtiras? kavramını gündeme taşımaktadır. İnsanın tahrip edilmiş doğasını ?bir vadi dolusu altını olsa gözünü ikinci vadiye diker? diyerek bizleri hatırlatan Resulullah (sav) adeta İhtirasın tatmin edildikçe azgınlaştığını ifade etmektedir. İşte bu şekilde azgınlaşma potansiyeline sahip insan arzularının, hem birey hem de toplum açısından mutluluğu temin için aşkın değerlerle hizaya sokulması gerekmektedir. Yoksa vahşi kapitalizmin yaptığı gibi, bu arzuları meşrulaştırmakla insanların mutluluğu asla temin edilemez. Olsa olsa hırsını bayraklaştıran tüketim çılgını müsrif ve azgın bir toplum meydana getirilir.

İnsanlığın mutluluğu için Hazreti Resulullah?ın (sav)  ?mal isteyene kanat yeter. Evet, kanaat eden iktisad eder. İktisad eden bereket bulur?  hadisini merkezi alarak iktisat tanımı yapacak olursak, karşımıza çıkacak ilk terimler ?tevekkül, kanaat ve berekettir? 

 Tevekkül, insanın gerçekleşmesini istediği bir arzusu için elinden geleni yaptıktan sonra Allah?a yönelerek işi ona havale etmesidir. Yani insanın tedbir alarak takdiri Allah?a bırakmasına ?tevekkül? denir. Neticede ortaya çıkan tabloya razı olmak da Müslüman için önemli bir teslimiyet göstergesidir. Bu şekilde vasıflandırılan bir tevekkül kavramı rızk elde etme noktasında gayret gösterme ve sonuca razı olma aşamasında ki olayları da kuşatır. İnsanın,  Allah?ın kendisine takdir ettiği rızka rıza göstermesine ise ?kanaat? denir.

Tabii ki İslam?ın,  insanın rızk elde etme noktasında böyle bir ?tevekkül? ve ?kanaat? anlayışını destekleyerek ?bereket? doğuran sosyal iktisat anlayışı mevcuttur. İslam?ın sosyal iktisat anlayışı üç temel esas üzerine oturur. Bir, israfın haram kılınması; iki, lüks yaşamın tavsiye edilmemesi; üç, Allah yolunda infakın tavsiye ve teşvik edilmesi. İşte bu üç esas üzerine temellendirilmiş toplum yapısında birlik, beraberlik, dayanışma ve yardımlaşma eksik olmayarak, insanların hayatlarını huzurla bereketlendirecektir. Zira böyle bir yaşamda hiçbir zaman ?karnı tokken gözü açık insanlar? geneli teşkil etmeyerek, üretimin önemini bilerek, ?veren elin alan elden daha üstün olduğunu? idrak eden ?bir günü diğer gününe eşit olduğunda ziyandadır? ölçüsünden hareketle daima üreten bir insan tipi,  toplum yaşamına hakim olacaktır.

Tam tersi olduğunda ne olur denirse, maalesef bugün Amerika ve Avrupa?da evde beslenen hayvanların mamasına yıllık 17 milyon dolar harcanırken, dünyada toplam açlık çekenlerin ihtiyaçlarının yıllık 19 milyon dolara karşılanabilecekken sefalet içinde olan insanlara el uzatamayan dünya insanlığı meydana gelir. Suçlu kim derseniz tüm bunları idrak ettiği halde çözüm için ciddi adımlar atamayan insanlar topluluğudur.

                                       

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2408/ekonomik-kriz-ve-zihniyet-degisimi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

22.08.2019 Toplu Sözleşme Mağduru Memura Bir de Böyle Bakalım
15.08.2019 Hükümetler, Sendikalar ve Ülkenin Geleceği?
08.08.2019 Emek, Ücret, Sosyal Adalet...
05.08.2019 Sınırlar Arasında
21.07.2019 İmam Maturidi'nin Türk-İslam Düşüncesindeki Yeri ve Önemi
11.07.2019 Sosyal Devlet mi Dediniz?
21.03.2019 Sen yoksan kimse yoktur
23.02.2019 Adalet Mülkün Temelidir
15.02.2019 Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Hocamız ne yapmak istiyor?
13.02.2019 Medeniyet, kültür, eğitim ve terbiye
30.01.2019 Ahi Evren ve günümüze iz düşümü
31.12.2018 Seyit Ahmet Arvasi Hocamızı anarken?
30.11.2018 Mesleki eğitim ve Milli Eğitim Bakanlığı
27.11.2018 Ziya Selçuk Bakanımızın köy enstitüsü açıklamasına dair?
24.11.2018 Asgari ücretlinin arzuhali
04.11.2018 Uganda Kampala Büyükelçimiz Romalı mı?
23.09.2018 Sessiz sedasız bir Ahilik Haftası daha kutlandı
18.09.2018 Eğitim sistemimiz temelinden yeniden inşa edilmelidir
26.08.2018 Anadolu'ya Türk damgasının vuruluşu
08.08.2018 Ekonomik kriz ve zihniyet değişimi
02.08.2018 Uşaklar ve efendileri kazdıkları kuyuda boğulacaktır
28.07.2018 Siyaset Kavramı ve Din İlişkisi
24.07.2018 Değişimin lokomotifi eğitimdir
04.06.2018 LGS?nin Düşündürdüğü Hakikatler
11.05.2018 Vakıf kültürü hoyratça harcanmamalıdır
07.05.2018 Değişen Türkiye
28.04.2018 Sivil toplum ve demokrasi
24.04.2018 Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir
17.04.2018 Tarih şuuru
06.04.2018 Maturidilik ve Alperenlik
23.03.2018 21.Yüzyılın alpereni Muhsin Başkan?ın anısına
15.03.2018 Türkiye?nin Ortadoğu?daki mücadelesi bir milattır
28.02.2018 Millet ve milliyetçilik üzerine
14.02.2018 Okullar düzelmeden nesiller düzelmez
30.01.2018 Emperyalist Zihniyetle Mücadele ve Okullarımız
26.01.2018 Yaban Elma Sevdalısı Aydınlar ve Ağbabalarına Duyurudur
24.01.2018 Kızıl Elma ve Yörük Teyze
18.01.2018 HER İNSAN ÖZEL VE KAYDA DEĞERDİR