Ramazan sabrın konuşmasıdır!

Ramazan beden iklimin arifane yürüyüşüdür!

Hakka doğru revan olmak, dünyevi olandan sıyrılıp teçhizatsız menzile doğru yapılan bir gönül seyahatidir. Heybede sadece iman ve tefekkür vardır bilene. Beden ve ruh arasındaki dengenin mizana durması, aklın tefekküre dayanması, gönlün tezekküre yaslanması, dünyanın susması, ruhun huzura kavuşmasıdır!

Ve sabrın konuşmasıdır!

Ramazan müminin ruh ikliminde geçirdiği vaktin bayraklaşması, inanç ikliminin bütün mevsimlerinin bir gül kokusuyla uyanmasıdır! Ramazan küçük bir çocuğun seheri tanıması, seherin o küçük çocuğun gözlerini okşamasıdır! Bir imsak vaktinde sözleşilip, iftar zamanı aynı akitçe buluşulması, nefsin ve bedenin arasına ırak köprüler kurulmasıdır!

Ramazan kalbin sadece en sevgiliye sarılmasıdır!

Ramazan bedenin ve ruhun tefekküre dalmasıdır…

Ramazan sözdür!

İmsakte verilen sözün iftara kadar saklanmasıdır!

Sözü senet saymaktır ramazan, faziletin ve erdemin, helalin, güzelliğin, irfanın, merhametin, ibadetin ve hayretin O’na yönelmesidir. Ramazan gönlün gerçek aşkıyla söyleşmesidir.

İnsanın insana bir kaşık gülümsemeyi bile esirgediği bu zor zamanlarda Ramazan, dolu dolu insana sunulan muhabbettir, hikmettir, rahmettir, fazilettir, mağfirettir Allah’tan gelen. Bir ilahi muştudur bir dost selamı gibi gelen. Evlerin içine kadar esen bir tatlı nesimdir çağlar ötesi!

Ramazan İsmail teslimiyetinin imsake katık yapılmasıdır!

Ramazan, Çöl ceylanlarının ürkekliğiyle insana bakmak, Çöl diliyle konuşmak, gönlü kerbela kılmaktır hak yoluna. Bir çöl ahusu gibi suskun, mahzun, halim ve selim olmak, yanık gönüllere bir vahadaki halis ve muhlis serin su olmaktır ramazan.

Ramazan şefkat ve merhamet pınarı gibi çağlamaktır!

Ramazan günü uzatmak, geceleri kısaltmak, muhabbetleri çoğaltmak, kötülükleri azaltmaktır. Bir ramazan davulu gibi sevgide, aşkta, muhabbette, şefkatte, adalette, hakkaniyette, hikmette gümbür gümbür haykırmaktır insanlığa.

Ramazan kaybolmuş insanlığın adresine varmaktır!

“Karagöz seyri değil, gözyaşı dökmek Ayı/ Bilinmezi bilirler, bilseler ağlamayı.” Diyen hangi üstat idi unutmuşum! Ağlamak rahmettir, ağlamak hikmettir bilene. Hikmeti kalabalıklar ortasında, hır-gür şamata içinde kaybettik, toplana toplana ayrılmaz olduk, farkımız kalmadı birbirimizden! Bu bitmek tükenmez toplantılarda insanlığımızı kaybettik, bencilliği bulduk!

Ramazan, birlikte kaybettiklerimizi hep birlikte bulmaktır!

Ramazan, hoş geldin Ey Şehr-i Ramazan!

Ramazanda yoksula sıcak pide götürmeyin, yoksula sımsıcak sevgi, şefkat ve merhamet götürün! Yoksulun, yetimin midesini düşünmeyin, kırılan kalplerini, yitirilen onurlarını, eksiltilen şefkat ve merhamet hislerini tamir edin, onlardan verin, onlarla iftar açın, kamyon kamyon onlardan götürün gücünüz yetiyorsa!

Ramazan bir pide, hurma, makarna ve fasulye ayı değildir!

Ramazan bir sevgi, şefkat ve merhamet ayıdır!

Ramazan hikmet ve rahmet ayıdır, muhabbet ayıdır, mağfiret ayıdır, bir sevgi ayıdır. Ramazanda gönül kapılarının zillerini çalınız yeter! Çağın en büyük vebası sevgisizlik, gönülsüzlük ve aşksızlık değil mi? Hani yoksula merhamet, şefkat, sevgi, adalet, hakkaniyet ve hüsn ü niyet!

Kamyonlar dolusu, koli koli makarna ve fasulyenizi siz yiyin BAY”lar!

Siz götürebiliyorsanız şayet onların içine şefkat ve merhamet ve dahi sevgi doldurun yeter!!!

Mustafa Kutlu Üstadım hani ne demişti:

Yoksulluk, asıl yoksulluk İÇİMİZDE!”

Muhabbetle Kalınız!

Meryem Aybike Sinan-Enpolitik.com

meryemaybike@gmail.com

Twitter:@aybikesinan

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/235/ramazan-sabrin-konusmasidir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar