Acının günü!

Eklenme Tarihi: 12.07.2018 07:25:00 - Güncellenme Tarihi: 19.01.2020 20:09:30


Yazamadım!

Bugün 11 Temmuz, yani günlerden Srebrenitsa! yani acının günü. Bir bakıma medeniyetin ikinci yüzünü, canavar suretini gösterdiği gün!

Bu tarifsiz acıların yaşandığı günün yıldönümünde bilgilerimizi tazelemek üzere okuyup, dinleyip, belgesellere bakıp ortaya çıkan verileri ve görüşleri kaleme alayım ve paylaşayım istedim.

Tabii konu ağır! metinlere, belgesellere geçmeden önce daha hafif bir anlatıma sahip olduğunu bildiğim sanatçı Haluk Levent?in ?Srebrenitsa? başlıklı ağıtını dinlemeye karar verdim. Şarkının klibi bulutların arkasından kendini kurtarmaya çalışan güneş görüntüsüyle başlıyor ve sanki; ?Ey insanlık bize kıyılırken duymadınız, görmediniz, insanlık dışı yaratıkların insana, insanlık değerlerine saldırılarını hissetmediniz, gözlerinizi kapatıp, kulaklarınızı tıkadınız, insanlıktan nasibini almamışların öç alırcasına saldırılarını görmediniz ve o  caniler sadece canımızı almakla kalmadılar, çocuk, yaşlı, kadın demeden bedenlerimizi canlı canlı toprak altına gömdüler, duygularımızı, sevdiklerimizi, hayallerimizi, değerlerimizi, medeniyete olan inancımızı aldılar, ruhumuzu kirlettiler! hiç olmazsa artık anlayın, acımızı paylaşın? mesajı verir gibiydi. Sonrasında siyah-beyaz görüntüyle bir tank ateş ederken beliriyordu takiben hem ağlayıp hem gözyaşlarını silen çaresiz yaşlı bir anne ve yine başka bir anne kucağında çığlıklar içinde ağlayan bir bebekle yürüyordu. Klibin sol alt bölümünde ise ?11 Temmuz 1995?te Srebrenitsa?da Birleşmiş Milletler Kuvvetleri, kendilerine sığınan On binlerce sivil Müslüman Bosnalı?yı, Sırp Güçleri?nin eline teslim etti??  yazıyordu. Sanatçının bir bakıma Srebrenitsa?ya ağıtı: ??Bazen canavardır uygarlık denen illet, çağdışı kalır bazen insanlık medeniyet! Seni kurtaramadık hiç bir şey yapamadık, yüreğim buruk yüreğim hasta, tam onyedi yıl oldu seni unutamadık affet bizi Srebrenitsa!? diye devam ediyor ve acının derinliğinde gidip geliyordu?

Sonra  Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç?in yazmış olduğu bir mektubunu hatırladım. İnternette aradım ve hemen buldum.

Bir hukukçu olması yanında büyük bir mütefekkir olarak dünü-bugünü-geleceği sentezleyip vizyon ortaya koyan bir devlet adamı olarak Aliya İzzetbegoviç  mektubuna ?Merhaba Efendim, Ben Aliya. Aliya izzetbegoviç. Bosna-Hersek?in Cumhurbaşkanıyım. Sizi Devlet-i Aliye?nin en güzel şehirlerinden birinden, Bosna Sarayı?ndan, sizin daha sık kullandığınız haliyle Saraybosna?dan selamlıyorum.? diye başlıyordu. Mektubunu okumaya koyuldum. Mektup samimi bir dosta, hatta kesinlikle bir kardeşe yazılmış gibiydi. Mektupta ara hitaplarda ?Ey Türk evladı, Unutma. Ben Aliya? şeklinde duygu yoğunluğunu muhatabına, yani bizlere aktarıyordu.

Mektup ?Bu kısacık sohbetimizde, parçası olduğumuz Avrupa?dan, Avrupa?nın ve Batı?nın aslında ne olduğuna dair bazı tecrübelerimden bahsetmek istiyorum. Belki bilirsiniz, benim dedem Devlet-i Aliyye?nin ordusunda askerlik yapmıştı, Üsküdar?da. Orada tanıştığı bir Türk kızıyla, ninem Sıdıka ile evlenmiş. Babam Mustafa Bey, bu evlilikten doğmuş. Biz ailece 1927?ye kadar Bosanski Samac sehrinde yaşadık. Bu şehir Sultan Abdülaziz zamanında Müslümanlara tahsis edilmiş, Semendire?den gelen Boşnaklar tarafından kurulmuş. Ben iki yaşındayken Saraybosna?ya taşınmışız. Çocukluğum ve öğrenciliğim Saraybosna?da geçti. Bu dönemde Yugoslavya?da Kara Corceviç hanedanı hüküm sürüyordu. Bu hanedan 19. yüzyılda Devlet-i Aliyye?ye isyan eden Sıirp Kara Corceviç?in kurduğu hanedandı. Birinci Dünya Savaşı?ndan sonra Corceviçier planlı bir şekilde Müslüman halkı yok etmeye yönelik politikalar uyguladı. Yapılan toprak reformuyla bize ait 10 milyon dönüm toprağa el koydular. Birçok zengin aile, bir gecede her şeylerini kaybetti, Müslümanlar varlıklı uyandıkları günün akşamına fakir bir halk olarak girdi. Bosna?da üç halk yaşıyordu: Müslümanlar, Sırplar, Hırvatlar. Aslında onlar bizi Müslüman diye ayırmıyorlardı, bize Türk diyorlardı. Sırplarin gözünde 1389 Kosova Savaşı?nda burayı fetheden Türkler bizdik yani Boşnaklar. (Siz de sorguladınız mı bilmiyorum ama ben 28 Haziran 1389 ile 28 Haziran 1914 arasında küçük de olsa kurnaz bir bağ olduğunu düşünmüşümdür?.? şeklinde ilgi çekici, samimi ve duygu yüklü ifadelerle devam ediyordu. Esasen Aliya İzzetbegoviç?in uzun sayılabilecek mektubunu içeriğinde yer alan yaşanan tarifsiz acılara sanki tanık oluyormuşçasına etkilenerek okumakta zorlansam da, tamamladım ve orada kaldım, daha başka belgesel özelliğindeki kaynaklara geçemedim, daha fazla  ilerleyemedim.

Bu kadar yetti!

Hiçbir yüreğin kaldıramayacağı içeriği, acıyı yazamadım, kaldım!

Yazamadım!


http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2342/acinin-gunu

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
29.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
30.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1