Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç

Eklenme Tarihi: 19.06.2018 16:35:00 - Güncellenme Tarihi: 29.03.2020 21:06:38

Halk arasında ?Hızır gibi yetişti? diye bir söz var. Adeta kıvrandıran bir olumsuzluk içerisindeyken yardım eli uzatılması durumunda söylenir.

İşte Fenerbahçe?nin yirmi yıllık başkanı Aziz Yıldırım?ı ezici bir çoğunlukla geçerek başkanlık koltuğuna oturan Ali Koç?un gelişi böyle oldu denilebilir.

Peki, niye böyle oldu?

?..

Bir adım geriye giderek, Ali Koç?a başkanlığı getiren sürece kısa bir bakış yapıldığında görülecektir ki, futbolda beklenen büyük başarıların bir türlü gelmemesine bağlı olarak kulübün üzerine kara bulutlar çökmeye başlamıştı.

Ezeli rekabet denildiğinde akla ilk gelen Galatasaray şampiyonluk üstüne şampiyonluk alıyor; Beşiktaş üst üste iki şampiyonluğu kucaklıyor; Aziz Yıldırım, ?ezeli rakiplerine en çok şampiyonluk kazandıran Fenerbahçe Başkanı? olarak anılıyor; basketbolda üst üste gelen büyük başarılar bile futboldaki gerilemeyi gizleyemiyor; bu tabloya dayanamayan taraftar ise, hızlı bir şekilde tribünleri terk ediyor, adeta futbol taraftarlığını askıya alıyordu.

Aziz Yıldırım, tablodaki kararmayı gördükçe küplere biniyor; bunun acısıyla, önüne kim gelirse (hakemler, Türkiye Futbol Federasyonu, diğer kulüplerin yönetimleri vs.) kıyasıya çatışıyor; inanılmaz öfkesinden Fenerbahçe taraftarları bile nasibini alıyordu.

Özetle, bir yandan taraftar ve gelir kaybı yaşanırken, diğer yandan da, Aziz Yıldırım?ın tutum ve davranışlarından hareketle, koskoca Fenerbahçe, diğer kulüpler ve taraftarları nezdinde adeta bir nefret objesine dönüşüyordu.

Ayrıca, büyük başarıların gelmemesi, yeni nesillerden taraftar kazanma işini de güçleştiriyordu. Bunun en net göstergelerinden biri olarak, kulübün Twitter?daki takipçi sayısının (19.6.2018/ 6.463.762), ezeli rakip Galatasaray?dan (19.6.2018/ 8.443.342) çok daha az olduğunu söylemek fikir verebilecektir herhalde.

?..

Böylesine kara bir tabloda çanlar Fenerbahçe için çalıp çok daha kötü günleri işaretliyordu ki, Ali Koç başkanlık koltuğunu devralarak, yeni bir başlangıcın eşiğine getirdi Türk sporunun bu güzide kulübünü.

İlginç bir başlangıç? Fenerbahçelilerin rahatlaması, ?yeni umut? diye bakması bir yana, diğer takımların taraftarlarından, hatta Beşiktaşlı ve Galatasaraylılardan bile ?iyi oldu?, ?artık futbol konuşulacak?, ?itişip kakışmalar bitecek? vb. ifadeler eşliğinde olumlu görüş bildirenlere rastlandı, rastlanıyor çeşitli platformlarda.

Hatta bir toplantıda, ?Galatasaraylıyım ancak bu sene Fenerbahçe?yi destekleyebilirim? diyen bir futbolseveri gördüm. Bunun espri olarak söylendiği açık ancak, bir rahatlamaya işaret ettiğini anlamamak mümkün değil.

Elbette bunda Aziz Yıldırım?ın kişiliği ile yönetim ve iletişim tarzının etkisi olduğu gibi, Ali Koç?un çok yönlü kimliği de önemli etken.

Genelde gergin, asık suratlı, sinirli hatta öfkeli bir Aziz Yıldırım görüntüsünün karşısında, son derece sakin, güler yüzlü bir Ali Koç profili kapladı klasik medya ve sosyal medya ortamlarını. 

Aziz Başkan sürekli iddialı açıklamalar yapıp, bir kısmı gerçekleşmediği zaman da çeşitli mazeretlere yaslanırken; genç başkan Ali Koç ise, daha en başta dilini sıkı tutup, ?ben dereyi görmeden paçayı sıvamam? diyecek kadar sağlamcılığı tercih etti. Ve böylece yönetim tarzına ilişkin de ipuçları vermeye başladı.

Bu yönüyle, Aziz Yıldırım bütün spor medyasına yetecek kadar malzeme verirken (zira Türk medyası da, daha çok kaostan besleniyor bilindiği üzere), Ali Koç böyle bir durumda olmayacağını şu birkaç günlük süreçte fiilen gösterdiği gibi, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman?ın verdiği iftar yemeğinden çıkarken bir gazeteciye verdiği cevap eşliğinde açıkça sözlü olarak da ortaya koydu.  

?..


Ali Koç?a dair genel bir ön değerlendirme yapılacak olursa, öncelikle şunu söylemek gerekir ki, karşımızda en az Aziz Yıldırım kadar Fenerbahçe sevdalısı bir kişilik var. Artısı ise, tam bir taraftar kimliğinde olması... Üçlü çektirecek, taraftarla birlikte tezahürat yapacak kadar.   

Yaşının da verdiği dinçlikle Fenerbahçe?nin bilhassa futboldaki başarılı günlerine dönebilmesi için yılmadan yorulmadan çalışacağı çok açık. Üstelik bu ?delikanlılığına? rağmen sakin kalarak, gereksiz tartışmalara girmeksizin?

Çok sağlam bir öğrenim gördüğü anlaşılan Ali Başkan?ın, görmüş geçirmiş kültürlü bir aileden gelmesi de çok önemli bir artı. Ve elbette ülkenin en zengin ailelerinden birinde yetişmiş olması büyük bir avantaj. Zenginliği hazmetmiş olacağından, görmemişlik ve kibir kuyusuna düşmeyeceği de söylenebilir.

Futboldaki başarısızlıklar sebebiyle taraftarın başarıya olan açlığını yakından bilen bir kişi olarak, - itidalli açıklamalarına rağmen- hızlı bir icraat başlatacağını tahmin etmek güç değil.

Nitekim bütün boyutlarıyla futbolu teslim edeceği Damien Comolli?ye kısa sürede imza attırması, hem işi sistemli bir şekilde götüreceğine işaret ediyor hem de hızlı bir çalışma dönemine gireceğini.

Akabinde Aykut Kocaman ile yolları ayırması da, zaman kaybetmeye niyetinin olmadığını gösteriyor.

Tam da bu noktada şunu söylemek gerekir ki, görgülü bir aileden geldiğinin göstergesi olarak, nezaketi asla elden bırakmıyor Ali Koç. İşin başından beri... Genel Kurul öncesinde, esnasında ve sonrasında? Seçildikten sonra bile, ?basketbolda şampiyon olursak, kupayı Aziz Başkan?ın kaldırmasını isterim? diyebildi. Seçim süreci ve sonrasında, Aziz Yıldırım?ın kulübe kattıklarını saymaktan da geri durmadı. O derece?

Aynı şekilde, Aykut Kocaman ile yolları ayırırken de, onun değerini düşürecek/ böyle yorumlanabilecek en küçük bir cümlesi hatta iması bile olmadı. Aksine, övgüler dizdi denilebilecek kadar olumlu görüş bildirdi Hoca hakkında.

Özetle?

Ali Koç, Fenerbahçe ve Fenerbahçeli milyonlar için umudun diğer adı olarak ışıldamaya başladı. Fenerbahçeliler için güneşli günler yakın gibi... Onu izlemeye devam edeceğiz. 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2298/fenerbahce-icin-umudun-adi-ali-koc

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET